Gazeteci Nail Azbay, "YENİ Parti Afyon’da Turgay Şahin’in izinden mi gidiyor?" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...
Yurt dışında olduğum için memleket gündeminden biraz uzak kalmışım.
Ben yokken neler olmuş diye arşivleri taradım.
Karşıma bir haber çıktı.
YENİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı, basınla iletişim kurdukları WhatsApp grubundan bir yayın kuruluşunu çıkarmış.
Bu haberi okuyunca ilk yorumum şu oldu:
“YENİ Parti’nin Afyon’daki yöneticileri, AK Parti’de istifa ettirilen Turgay Şahin’i örnek almış.”
Turgay Şahin biliyorsunuz, geçtiğimiz yıl Afyon Postası’nı partinin basın grubundan çıkarttırmıştı.
Tanıtım ve Medya Sorumlusu olan kişi de “Başlıklarınız iğreti geldi, o yüzden çıkardık” diyecek kadar aymaz bir üslupla durumu kamuoyuna ilan etmişti.
Aradan zaman geçti.
Hem Turgay Şahin hem de bu açıklamayı yapan Tanıtım ve Medya Başkanı görevlerinden istifa ettirildi.
Sanırım onlarda genel merkezlerini iğreti(!) ettiler.
Şimdi YENİ Parti kendisine örnek olarak bu zihniyeti mi aldı, demeden edemedim.
**
BU YAPTIĞINIZ HATA DEĞİL, YANLIŞTIR
YENİ Parti İl Başkanı Hasan Karadeniz’e seslenmek isterim.
Hasan Bey…
Adınız YENİ…
Bir basın kuruluşuna “Ben sizi tanımıyorum, yok sayıyorum” demekle o basın kuruluşu yok olmaz.
Bir sorun varsa bunu çözmeyi deneyin.
Çözülmüyorsa da siz kendinizi ifade etmeye devam edersiniz.
Toplum, basın kuruluşlarını da sizi de kantara koyup tartar.
Nihayetinde sizi haklı görürse sizin arkanızda saf tutar.
Turgay Şahin ve yönetiminin bizimle ilgili aldığı karar sonrasında o günlerde “Mızıkçılık Yapmayın” başlıklı bir yazı kaleme almıştım.
Şöyle demiştim:
“En ufak bir eleştiride ‘Ben oynamıyorum’ derseniz, sizinle kimse oynamaz.
Mızıkçılık yapmayın.
Siyaset çatışma yeri değil, çözüm yeridir.
Bu yaptığınız hata değil, yanlıştır!
Kendinize gelin.”
O gün AK Parti yöneticilerine söylediğim sözün bugün de arkasındayım.
Çünkü mesele hangi parti olduğu değil, mesele siyasetin eleştiriye nasıl yaklaştığıdır.
Hasan Bey, bence siz ve yönetiminiz de bu satırlardan üzerinize düşeni alsanız isabetli olur.

**
GÜÇ SEN NELERE KADİRSİN…
Malum bir isim var…
Sahibi olduğu sosyal medya hesabında bazı röportajlar yaptırmış.
Vatandaşlara Burcu Köksal’ı bir kez daha belediye başkanı olarak görmek isteyip istemediklerini sormuş.
Hızını alamamış, “Burcu Başkan gibisi yok” minvalinde başlıklar attırmış.
İlginç olan şu:
Seçim döneminde neredeyse “Burcu Köksal diye birini tanımıyoruz” anlayışıyla yayıncılık yapanlar, bugünlerde Burcu Köksal hayranı olmuş durumda.
Siyasette güç dengeleri değişince bazı insanların bakış açısı da ne çabuk değişiyor.
Ne diyelim…
Güç, sen nelere kadirsin…
**
TELEFONLA KUMARA DAVET EDİYORLAR!
Son iki günde iki farklı telefon numarasından arandım.
Biri 0850, diğeri 0216 ile başlayan iki ayrı numara…
Daha önce de benzer aramalar olmuştu ama çok önemsememiştim.
Bu kez arayanlardan biri:
“Yusuf Bey merhaba” dedi.
İsmimin Yusuf olmadığını söyledim.
Adını dahi tam anlayamadığım bir “şans oyunu” sitesinden aradığını söyledi.
Ardından açıkça beni yasa dışı kumara davet etti.
Ücretsiz bonuslardan, fırsatlardan bahsetti.
Beni bir daha aramamalarını söylediğim hâlde karşımdaki kişi, “Şans oyunu oynamaz mısınız?” gibi meseleyi masumlaştırmaya çalışan bir üslupla konuşmayı sürdürmeye çalıştı.
Şimdi soruyorum:
Türkiye’de yasa dışı kumar ya da kumara davet serbest oldu da ben mi kaçırdım?
İnsanları telefonla arayıp bu kadar açık biçimde kumara davet edebiliyorlar.
Üstelik bunu saklama gereği bile duymuyorlar.
Buradan Cumhuriyet savcılarına ve yetkili kurumlara sesleniyorum.
Beni arayan numaralar belli.
0850 545 42 XX…
0216 203 05 XX…
Bu telefonlar kimlere ait?
Bu kişilerin arkasında kimler var?
Bu telefon trafiği nereden yönetiliyor?
Vatandaşı adım adım yasa dışı kumarın içine çekmeye çalışan bu yapıların yerleri, bağlantıları tespit edilemiyor mu?
İnsanların cep telefonuna kadar girip onları kumara sürüklemeye çalışan bu yapılarla daha etkin mücadele edilmesi gerekiyor.
Lütfen bu yapıların üzerine gidin.
Bulun.
Ve gereğini yapın.