Gazeteci Nail Azbay, "Afyon’dan tarihi dayanışma: “Zenginin duası, fakirin parası” başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...
5 aylık Gökçe bebek Afyonkarahisar halkını kenetledi.
SMA hastası olan Gökçe bebeğin ihtiyacı olan tedaviye kavuşması için 82 milyonu (yaklaşık 2 milyon dolar) “biz tamamlarız” diyen iki kişi, şehri peşine taktı ve 25 günde inanılmaz bir halk rüzgarını arkasına alarak bu parayı tamamladı.
O iki kişiyi daha önce yazmıştım, yine yazayım:
Pala Dayı lakaplı İsmail Dadak…
“Dağda Yaşam” adlı YouTube kanalının sahibi İlkay Tınastepe…
Ne yalan söyleyeyim, “Pala Dayı” hakkında başlangıçta herkesin gidip gidip video çekmesi, birçoğunda artık seviyenin giderek düşmesi beni rahatsız etmişti.
Kendisine de ofisimize geldiğinde bu durumları anlatıp “Sizi çok eleştirdik” demiştik.
O da hak verdi. Bu süreçte kendilerine yönelen ilgi ve alakadan, hatta sosyal medya takipçilerinden tırtıklamak isteyen fenomen kılıklı kişiler tarafından istismar edildiklerininin farkında olduğunu söyledi. Bazı isimler bile verdi.
Neyse, onlar bizim mahremimiz.
Netice itibarıyla Gökçe bebek süreci, bu insanların içindeki güzelliğin ve iyiliğin bu şehri kucaklayacak kadar büyük olduğunu gösterdi.
İyi ki varlar…
ŞEHRİN SESSİZ SEFERBERLİĞİ
Gökçe bebeğin kampanya süreci ile Afyon’un iş insanlarına ve politikacılarına bir mektup yazmıştım.
Bu mektupta, hiç yapmadığım bir şeyi yapacağımı söylemiştim:
Telefon rehberimde olan iş insanı ve politikacıları arayıp Gökçe bebek için destek isteyeceğimi…
Yazımın yayımlandığı gün oturdum, Gökçe için ciddi bir mesai yaptım.
Çok büyük iş insanlarını da aradım, kendi halinde olan esnafları da…
Aktif siyaset yapanları da aradım, kenara çekilmiş olanları da…
- Bu seneki hayır hasenat bütçelerini tükettiklerini söyleyip dürüstçe destek veremeyeceğini açıkça ifade edenler de oldu…
- “Ben sana döneyim” deyip bir daha aramayanlar da oldu, sen aradıysan derhal ne gerekiyorsa yapalım diyende…
- Telefonuma hiç yanıt vermeyen ve geri de dönmeyen çok “kelli felli” büyüklerimize de şahit olduk bu süreçte.
Daha önce bağış yaptığını söyleyen de bir hayli fazlaydı.
“Bir de bizim hatırımıza bağış yapın” dedik.
Kırmadılar. İmkanları neyse gönderdiler.
Aradığım ve ulaştığım kişilerin yüzde 90’ı işin ucundan tuttu.
Sadece ben aramadım…
Yazıyı okuyup kampanyaya destek olmak isteyenler de oldu.
Arayanlar, “Biz de varız” diyenler, elinden geleni yapanlar…
Siyasetin her kesiminden, iş dünyasından, esnaftan, farklı görüşlerden insanlar aynı noktada buluştu.
Kimisi hiç düşünmeden gönderdi, kimisi “Biraz daha olsun” diyerek tekrar destek oldu.
Mesele kimin ne verdiği değil,
bir şehrin aynı anda aynı şeye inanmasıydı.
Günün sonunda yaklaşık 750-800 bin TL’lik bir destekle yani kampanyanın yüzde 1’lik kısmını kapatarak Gökçe bebeğimize katkı sunmaya çalıştık.
Allah destek veren herkesten razı olsun.
İSCEHİSAR’DAKİ TARİHİ GECE: BİR KOYUN 240 BİN LİRA OLDU
Yazının yayımlandığı akşam İscehisar’da bir mezat düzenlendi.
Gece yarısına doğru İlkay aradı:
“Nail Abi, aradığımız paranın yüzde 99’una ulaştık. Bu süreç burada bitecek, sen de gel” dedi.
Kalkıp gittim.
Koyun, kuzu, tavuk, kuş… ne varsa Gökçe bebek için alınıp satılıyordu.
Bir koyun satışa çıkıyor, alan kişi tekrar bağış yapıyor, tekrar satılıyordu.
Günün sonunda bir koyunun 240 bin liraya kadar satıldığına şahit olduk.
Tam o esnada bir genç kız geldi…
Kucağında kahverengi küçük bir keçi ile…
Sıkı sıkı sarıldığı keçisini Gökçe için satışa koydu.
65 bin TL’ye satıldı.
Böyle böyle gecenin sonuna kadar 5 milyon TL toplandı ve kampanya tamamlandı.
Bu kampanyayı başlatanlar, gece 3’te havai fişeklerin altında gözyaşlarına boğuldu.
Artık Gökçe için “imkansız” denilen başarılmıştı.
Gökçe yakında Dubai’ye giderek tedaviye başlayacak.
İnşallah sağlığına kavuşarak evine, yuvasına geri dönecek.

“ZENGİNİN DUASI, FAKİRİN PARASI”
Kampanyayı yöneten herkese mikrofon uzattık.
Bu iş nasıl başladı, yolda neler gördüler, nelere tanık oldular… pek çok şey anlattılar.
Pala Dayı lakaplı İsmail Dadak: “Bu iş koyununu, kuzusunu satan, eli nasırlı insanların desteğiyle bitti. Bugün ölsem gözüm açık gitmez” dedi…
İlkay Tınastepe: “Ömrümde yaşamayacağım bir şeyi yaşadım. Bu sadece bir ilaç meselesi değil. Bu, annelerin sokakta dilenmek zorunda kalmaması için verilen bir mücadele. Türkiye’de hiçbir anne dilenmesin.” Dedi…
Kamera kapandı.
Kalabalık içinden şu cümle yükseldi:
“Zenginin duası, fakirin parası ile bu kampanyayı tamamladık!”
Bugün Tınastepe’de Buluşma Var
Not: Bugün(26 Nisan 2026) Gökçe bebek için Sinanpaşa’nın Tınastepe Beldesi’nde saat 13.00’da bir etkinlik gerçekleştirilecek.
Balonlar Gökçe için gökyüzüne bırakılacak.
Siz de orada olmaya ne dersiniz?