Gazeteci Nail Azbay, "Taksici Recep Abi" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...

Yeşilyol Taksi Durağı esnaflarından Recep Altınsoy… 

Dün elim bir trafik kazasında hayatını kaybetti. 

Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.

Dün günün ilk saatlerinde gelen bir telefonla aldım acı haberi. 

Doğru değildir diyerek hemen kendisini aradım, telefon açılmadı.

O an anladım... Recep Abi bu dünya yolcuğunu tamamladı. 

Gün boyu kendime gelmekte zorlandım.

Recep Abi’nin ani gidişi beni gerçekten derinden etkiledi. 

Hayatın ne kadar kısa ve anlamsız kavgalarla geçecek kadar uzun olmadığını gösterdi. 

TAKSİCİ SADE

Recep Abi’den bahsetmek istiyorum sizlere. 

Aslında o Afyon Postası’nın fahri muhabiriydi. 

Geceden sabahın ilk ışıklarına kadar rızkını helaliyle kazanmak için direksiyon sallıyordu.

Gece gördüğü en ufak kazanın fotoğrafını alıyor, videosunu çekiyor “Nail kardeşim şurada şu oldu burada bu oldu” notuyla bana gönderiyordu.

Sabah uyandığımda bende onun çektiği görüntülerdeki olayın resmi kayıtlardaki bilgilerini alıp metne döküyor ve yayına veriyorduk. 

Daha bir hafta önce görüşmüştük kendisiyle… 

Uzun Çarşı’da dükkanların camlarının kırıldığını çektiği fotoğraflarla bize bildiren kişi oydu. 

Ondan gelen bu bilgiyi hızlı bir şekilde değerlendirip olayı Afyon halkına ilk biz duyurmuştuk.  

Recep Abi bizim 1 yılı aşkın süredir fahri muhabirliğimizi üstlenmişti.

Kendisinden sayısız haber ihbarı aldık. 

Kendisiyle bir sokak röportajında tanışmıştık.

O gün bu gündür diyaloğumuz hiç kopmadı. 

Biraz görüşemesek hemen mesaj atar, “Nail kardeşim uğra bir muhabbet edelim” derdi. 

Muhalif ruhuyla kamera karşısına esip gürlüyordu.

“Yayınla söylediklerimi” diye bize de verip veriştiriyordu. 

Ne dediyse yayınlıyorduk ama yine de “beni kesmişsin” diye bize takılmadan edemiyordu. 

Recep Abi, muhalif bir ruha sahipti.

İnsanlardan uzaklaşıp kendisini hayvanların bakımlarına adamış gibi bir hali vardı. 

İçinde o kadar büyük bir merhamet besliyordu ki… 

Bir gün Nuribey Beldesi’nde arka ayaklarını sürüyen yavru bir köpek haberi yapmıştık.

Hemen Recep Abi’den telefon geldi. 

“Nail kardeşim bu köpeği ben nasıl bulabilirim” dedi.

Bize görüntüleri gönderen okurumuzun telefonunu kendisine ilettim.

Taksisiyle gidip yavru köpeği alıp tanıdığı veterinerleri tek tek dolaşmış.

Kendisinin 2 köpeği olmasına rağmen bu köpeğinde tedavilerini üstlenip yürümesi için elinden geleni yapmıştı.

En son gördüğümde Ankara’da tedavi görüp gelmişti yavru köpek. 

Yeşilyol’daki taksi durağının yanında bir aparatla yürümeye başlamıştı. 

Recep Abi onu ne yapıp edip yürütmüştü. 

Allah ondan razı olsun.

Belli süre sokak röportajına çıkmasak, “Nail kardeşim röportaja çıkmıyorsun hayrola” diye bizi kamçılardı. 

Yoğunluğumuzu anlatırdım, “sen arada çık kendini unutturma” diye tembihlerdi. 

Bazen uğrardım yanına, altıma bir iskemle verir, kahve söyler ve uzun uzun anlatırdı. 

Onu dinlerken keyif alırdım.

Düz bir adamdı.

Ne söyleyecekse kıvırmadan doğrudan söylerdi. 

Son derece saygılı biriydi. 

Acil bir şey yoksa aramadan önce mesaj atar, “müsait misin 3 dakika telefonda konuşalım mı” diye sorar ona göre arardı. 

Sizlere acı bir olayı daha anlatacağım.

Bundan yaklaşık 1.5 ay önce, 15 Haziran tarihinde beni aradı.

Bir misafirim vardı açamadım.

Birkaç video gönderip, “olay yerindeyim açmadın” mesajını görünce önemli bir şey olduğunu anladım. 

Misafirim gidince hemen görüntülere bakıp kendisini aradım.

Görüntünün içeriğinde bir ticari taksinin kaza yaptığı, ön tekerleğinin yerinden çıktığını gösteren anlar vardı.

Gerçekten feci bir kazaydı.

Neyse ki ölen yoktu.

5 yaralı vardı. 

Görüntünün çekildiği yer neresiydi biliyor musunuz?

Recep Abi’nin dün hayatını kaybettiği Otogar Kavşağı…

İçim içime sığmıyor bu satırları yazarken.

O gün bana “Nail kardeşim, görüntülerde benim sesim var, sesi kapat öyle yayınla, taksici esnafa ayıp olur”diye olaya hassas yaklaştıktan sonra ‘Burayı dile getir sana zahmet, burada çok kaza oluyor. Özellikle köyden ya da farklı şehirlerden gelenler hastane kavşağından geçtikten sonra sola dönüş yapmak istediklerinde hala kendilerine yeşil yandığını düşünüyor ve yola devam ediyor, sonucunda kaza oluyor, buraya bir önlem alınması lazım, alt geçit üst geçit gibi bir şey olması lazım, burayı sen dile getir, ne olacaksa olsun’ demişti.

Recep Abi’nin 45 gün sonra bana ‘burayı dile getir’ dediği kavşakta bir trafik kazasında hayatını kaybettiği haberini almak ve yine o haberi duyurmak beni kahrediyor. 

Olmadı Recep Abi olmadı…

Bu gidiş sana yakışmadı…

Daha iki muhabbet edecektik Recep Abi…

Dün Şoförler Odası Başkanı İbrahim Karataş, ‘Başka Recepler gitmesin’ diyerek Otogar Kavşağı’nda önlem alınmasını belirten yazılı bir açıklama yayınladı.

Sayın Başkana çağrımdır. 

Yazılı açıklamayı bırakın, gidin o kazanın yaşandığı Otogar Kavşağı’na… 

kavşağın olduğu yerde toplayın şoför camiasını ve haykırın…

“Başka Recepler gitmesin” diye…

Söz veriyoruz biz orda olacağız, sesinizi gür bir şekilde duyuracağız. 

Yeter ki susmayın…

Yeter ki unutmayın ve unutturmayın…