Gazeteci Nail Azbay, "AK Partili Özgür Kavak’la gece sohbeti: “Sabah 6’da partiyi ben açıyorum”" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı..

AK Parti İl Başkanı Özgür Kavak önceki gün aradı.

Pazartesi günü kaleme aldığım AK Parti’de fotoğrafta olmayanlar başlıklı yazıyı okuyanlar bilir.

Özgür Bey’in telefonlarımıza yanıt vermediğini, Turgay Şahin döneminde alınan sansür kararının gölgesinde basının karşısına çıktığını yazmıştım.

“Kardeşim, gönlünü kırmışız senin. Kahve ısmarlamak isterim” dedi son derece nazik bir üslupla.

Turgay Şahin’den iki yıl boyunca görmediğimiz bir nezaketle karşılaşınca şaşırdığımı ifade etmek isterim.

Özgür Bey, telefonunun kilitlendiğini, tanıdığı tanımadığı pek çok kişinin kendisine tebrik için ulaşmaya çalıştığını, bu nedenle geri dönüş yapamadığını söyledi.

En kısa zamanda kahve içmek üzere sözleşip telefonu kapattık.

Dün akşam saat 19.30 sularında partiye davet etti.

Gittim.

ÖNCE BENİM YAZDIĞIMI DÜZELTTİ

Yaklaşık bir buçuk saat sohbet ettik.

Yazdığım yazıda kendisinin sürpriz bir isim olduğunu, il başkanlığına aday olmadığını ifade etmiştim.

“Önce bunu düzeltelim” dedi Özgür Kavak.

“Ben elimi kaldırdım, adayım dedim, temayül yoklamasına katıldım” dedi ve ekledi:

“Hatta aday olan bir kişiden kendime oy bile aldım.”

Bu hatamızı da bu vesileyle düzeltmiş olalım.

Özgür Kavak anlatmaya devam etti:

“Sürpriz gibi göründü ama ben çok çalıştım. Yoğun bir çalışma sonrasında buradayım.”

“ÇOCUKLAR GİBİ KAVGA ETMESİNLER DİYE SİZİ GÖNDERDİ”

Hep soruları ben yöneltmedim.

Özgür Kavak da bana bir soru sordu.

“Bizi nasıl görüyorsun? Çocuk doktoru birinin atanması şehirde nasıl karşılandı?” minvalinde bir soru yöneltti.

Espri ile yanıt verdim:

“Sayın Cumhurbaşkanı sanırım sizi atayarak, ‘Afyon’daki teşkilat çocuklar gibi kavga edip durmasın, git onları iyileştir’ demek istedi. Ben bu atamayı böyle yorumladım.”

Özgür Bey uzun süre bu sözüme güldü.

Konuşmaya devam ettik.

ERDOĞAN İLK NE SÖYLEDİ?

İl başkanlığına atandığı haberini ilk aldığında ne hissettiğini sordum.

Çok mutlu olduğunu söyledi.

Bu görevi istediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesini sordum.

“İlk talimatı ne oldu?” dedim.

“Özgür’üm, hayırlı olsun. Başarılar diliyorum” dediğini söyledi.

“BÖCEK” İDDİASINI DOĞRUDAN SORDUM

Göreve geldiğinde İl Başkanlığı binasında “böcek araması yaptırdığı” yönündeki iddiaları sordum.

Güldü Özgür Kavak.

“Beni neden dinlesinler ki?” dedi.

“Belki sizden istifade etmek istemişlerdir” dedim.

Özgür Bey bu kez “Güzel yanıt” dercesine hem güldü hem de sözümü onayladı.

O esnada yanımızda Oktay Yüksel de vardı.

Araya girdi.

“O işler o kadar basit değil” diyerek bu tür aramalarda çok ciddi cihazların kullanıldığından söz etti.

Yapılan işlemin normal bir temizlik olduğunu söylediler.

“BİR SAAT SONRA OLMAYABİLİRİM”

Turgay Şahin döneminde yaşadığımız sıkıntıları, bir basın yayın kuruluşunun WhatsApp grubundan nasıl çıkarıldığını anlattım.

Özgür Bey sorunu dinledikten sonra meselenin özünde “iletişimsizlik” olduğunu belirtti.

Kendi döneminde bu tür olayların olmayacağını ifade ederek şu sözleri söyledi:

“Kardeşim, ben çok büyük ya da çok kudretli değilim. Ama çok zekiyim. Bir saat sonra bu dünyada olmayabilirim. Bunun farkındayım. O yüzden senin kalbini kıramam. Ben böyle bakarım.”

“SABAH 6’DA PARTİYİ BEN AÇIYORUM”

Biz konuşurken makam odasının önünde hâlâ bekleyenler vardı.

Saat 22.00’ye yaklaşıyordu.

“Kaçta geliyorsunuz partiye?” diye sordum.

“Sabah 6’da partiyi ben açıyorum” dedi.

“Kaçta gidiyorsunuz?” diye sordum.

“Gece 1-2’yi buluyor. İlçelerden gelenler oluyor, sorunları oluyor. Onları hemen çözmeniz gerekiyor. Bu yüzden bu saatleri buluyor” dedi.

PARTİYE FARKLI BİR HAVA KATMAYA ÇALIŞIYOR

Gördüğüm kadarıyla Özgür Bey, partiye farklı bir hava katmaya çalışıyor.

Partiye yeniden hareket kazandırmaya çalışıyor.

Bu çok net...

Kırılan, küsen, partiden bir şekilde uzaklaşan herkesi yeniden aynı çatı altında toplamaya çalışıyor gördüğüm kadarıyla.

Bu yüzden insanlara sarılıyor.

Onlara tebessüm ediyor.

İletişime, diyaloğa önem veriyor.

Elbette kimsenin kalbini bilemeyiz.

Ancak yaptıklarında samimiyse, kalpten bu memleketin menfaatini istiyorsa ve bu memleketin sorunlarını çözmek için çalışıyorsa Allah yardımcısı olsun.

Bize düşen de bu duayı etmektir.

Ama biz gazeteciyiz.

Bugün gördüğümüz doğruyu nasıl yazıyorsak, yarın gördüğümüz yanlışı da aynı şekilde yazacağız.

Özgür Kavak’ın kendisine de söyledim:

Doğrusunu da yanlışını da elbette yazacağız.

Henüz bir şeyler söylemek için erken.

Bir yönetim kurulsun bakalım…

Kimler olacak, kimler olmayacak?

Nasıl bir yol izleyecek?

Verdiği mesajlar uygulamaya nasıl yansıyacak?

Bunları da takip edeceğiz.

Her şey için biraz zaman…

Bir siyasinin nezaketle daha güzel olabileceğini hatırlattığı için Özgür Kavak'a teşekkür ediyorum.

Günün sözü

“Hayat kısadır ama nezaket için her zaman yeterince vakit vardır.” — Ralph Waldo Emerson