Yerel seçimlere az bir zaman kala belediye başkan adayları evlerinin kapılarını Afyon Postası’na açıyor. İYİ Parti Afyonkarahisar Belediye Başkan Adayı Alper Yağcı, eşi Müjgan Yağcı ve çocukları Ahmet Zeki ile Elif Bilge, Gazeteci Nail Azbay’ın sorularını yanıtladı. 

Röportaja geçmeden önce Elif Bilge, okulda arkadaşlarının kendisine, “Senin baban aday mı, senin baban çok yakışıklı” dediğini anlatarak hepimizi tebessüm ettiriyor. 

Şimdi Yağcı ailesi ile yapılan röportaja dikkat kesilelim;

AK Partili Bülent Eser’den Burcu Köksal’a ‘tiyatrocu’ göndermesi AK Partili Bülent Eser’den Burcu Köksal’a ‘tiyatrocu’ göndermesi

-Alper Yağcı sahada neler yapıyor? Neler yaşıyor? Buradan başlayalım.

-“Tempo olarak yoğun bir tempo içerisindeyiz. Herkese ulaşmaya çalışıyoruz. Ulaştığımız insanlardan güzel olumlu cümleler duydukça aşkla çalışmaya devam ediyoruz. Her gün daha zinde bir şekilde güne başlıyoruz. Sahada olmak seçim döneminde insanların bize gösterdiği teveccühü yakalamak ve görmek bizim için çok önemli.” 

SEVDAMIZ AFYONKARAHİSAR…

-Afyon sizin için neyi ifade ediyor? 

Afyonkarahisar bir sevda… Sevdamız Afyonkarahisar diyerek yola çıktık. Burada büyüdük yetiştik. Bizden sonra gelen nesle daha yaşanabilir bir kenti inşa etmeliyiz. Modern bir Afyonkarahisar’ı meydana getirmek için kendimizi sorumlu hissediyoruz. Bu amaçla bu şehre hizmet etmek istiyoruz. 

Whatsapp Image 2024 03 22 At 15.37.26

HAYALLERİMİZ GENÇLİK YILLARIMIZDAN İTİBAREN BELEDİYEYİ YÖNETMEK İLE İLGİLİYDİ

-Belediye başkanlığı yeni bir hayal mi yoksa çok eskilere mi dayanıyor? 

Ben bu konuda çok iddialıyım. Tüm Belediye başkan adaylarına bakıldığında en eski belediye başkanlığı hayali olan sevdası olan kişi benim. Ben gençlik yıllarımdan bu yana kendimi geliştirmeye başladım. Mahalli İdareler Bölümünü bitirdim. Daha sonra Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi alanında hem lisans hem de yüksek lisans yaptım. Afyonkarahisar’a bir gün hizmet edebilmek amacıyla kendimi yetiştirmeye başladım. MHP’de Merkez İlçe Başkanlığını 2 dönem yürüttüm. Yine merkez ilçede var olan sıkıntıları hemşerilerimizle o dönemde hemşerilerimizle paylaştık. Bu dönemde milletvekilliği seçimleri sürecinde aday adaylığım beklenirken ben bir adım atmadım. Benim hayalim hedefim Afyonkarahisar’a belediye başkanlığı konusunda hizmet etmekti. Hayallerimiz gençlik yıllarımızdan itibaren belediyeyi yönetmek ile ilgili idi. 

GENÇLERİMİZ AFYONKARAHİSAR’DA YAŞAMAKTAN ZEVK ALMIYOR

-5 yıl sonra Afyonkarahisar’ı nerede göreceğiz?

Afyonkarahisar’ın gerçekten Ege’nin parlayan yıldızı olacak. Şu an değil. Egenin yıldızı yapacağız dediler. O dönem 7 vekilimiz vardı. Daha sonra 5’e düştü. Göç verdik. Daha sonra kendimizi toparlayıp 6 vekile anca ulaşabildik. Ciddi bir şekilde nüfus kaybettik. Çünkü gençlerimiz burada yaşamaktan zevk almıyor. Üniversite yıllarından itibaren diğer büyük şehirlerde yaşamlarını devam ettirmek istiyorlar. Biz Afyonkarahisar’ı hem kavşak noktası itibariyle hem birden fazla kendisine değer katan özellikler olması nedeniyle çevre illerin çok daha ötesinde  ve gerçekten Ege’nin parlayan bir yıldızı olup bir cazibe merkezi olması için projelerimizi hazırladık. 

BEN 8 SEÇİM GEÇİRDİM, BÖYLESİNİ İLK KEZ GÖRÜYORUM

-Sahada sizi en şaşırtan şey ne oldu?

Ben 8 seçim geçirdim. İktidardan vatandaşın bu kadar şikayetçi olduğunu ve yorulduğunu ilk defa şahit oluyorum. Dönem dönem iktidarlar yorulur, muhalefet atak yapar. Bunlar siyasetin olağan gidişidir. Biz sahaya çıktığımızda şunu görüyoruz. Vatandaş nereye oy atmayacağı konusuna net bir karar vermiş. Artık yorulmuş. Gerçekleşmeyen projelerden, projelerim bir çoğunun hayal olmasından, artık yorulmuşlar. Vatandaşımız kavga siyasetinden de yorulmuş. Hem ülkemizde hem Afyonkarahisar’da insanları sürekli iki kutuplu siyasetin içine çekmeye çalışıyorlar.  Burada da insanlar ya iktidardan ya karşı guruptanmış gibi algılanıyor. Biz üçüncü yolu açarak Afyonkarahisar’da sevgi dilini inşa etmek istiyoruz. Adaylar kendi projelerini anlatarak bir yerlere gelebilir, bunu göstermek istiyoruz.” 

alperr-1

HAYATA TEKRAR GELSEM TEKRAR EVLENECEĞİM BİR EŞ…

Bu sözlerden sonra Alper Yağcı’nın eşi Müjgan Hanım’a eşinin nasıl bir eş olduğunu sorduk. Müjgan Hanım’a kulak verelim; “Geçekten Alper Bey iyi bir eş. Hem dünya da hem ahirette kendisinden razı olabileceğim bir eş gerçekten. Allah razı olsun diyorum. Çok pozitif düşünen biri. Ben belki meslek gereği negatif bakabiliyorum o sağ olsun pozitif yönlerini gösteriyor. Hayata tekrar gelsem tekrar evleneceğim bir eş gerçekten”

SEÇİLDİĞİNDE BİZ BABAMIZI AFYONKARAHİSAR’A ADAMIŞ OLACAĞIZ

Eşimle siyasetle tanıştım. Onunla ilgili ben olumsuz bir şey duymadım. Yöneticilik yaptığı yerlerde olsun hep pozitif hep birleştirici bir yapıya sahip. Çözüm odaklı biri. İnsanları oyalamaktan ziyade çözüm odaklı, çözümleri ses getireceğine inanıyoruz. İnşallah seçilir. Seçildiğinde biz babamızı Afyonkarahisar’a adamış olacağız. Anladığım kadarı ile biz çocuklarla onun başarılarını kutlayan konumda olacağız inşallah. 

HAYATIMIN ŞOKUNU YAŞADIM

Biz bu sürece alışığız. 8 seçim geçirdik. Oğlum doğduğu zaman, biz gerçekten çok şeyler yaşadık. Oğlum için bir dönem babamız vardı ama fiziki olarak yoktu. Hatta burada çok ilginç bir olay anlatayım. Bir beni kreşten aradılar. Oğlunuzla ilgili görüşmemiz lazım dediler. Koştum gittim. Ne oldu diye gittim. Alper Bey o dönemde Merkez İlçe Başkanı her gün bir köye gidiyor. Oğlum her gün okula gidiyormuş ve ağlıyormuş. Babam eve gelmiyor, biz annemle birlikte yaşıyoruz diyormuş. Dediler ki, “Ayrılıyor musunuz, iyi bir çifttiniz” dediler. Şok oldum ben. Yok ayrılmıyoruz dedim. Babamız seçim çalışmalarına köylere gidiyor dedim. Hemen oradan çıkıp öfkeyle Alper Bey’i aradım. Neredesin geliyorum dedim. Durumu anlattım. O gün sağ olsun babamız eve gelmeye karar verdi. Oğlum onu görünce hayırdı baba eve tamirci mi gelecek, misafir mi gelecek mi diye sordu. Siyasetçi eşi olmak gerçekten çok zor. Bütün adayların eşlerinin Allah yardımcıları olsun. Çok değişik bir süreç. Her gün farklı yorumlar görebiliyorsunuz eşiniz ve kendiniz hakkında. Bunların dışında güzel olan şey şu. İnsanlara hizmet etmek için yola çıkmışlar. Allah hepsinin yardımcısı olsun. Hakkında hayırlı olacak ise ona nasip olsun. Onlara arka planda gayretlerine ortak olmak dışında bizim elimizden gelen bir şey yok açıkçası.

Whatsapp Image 2024 03 22 At 17.10.05

YUNUS GİBİ GÖRÜNDÜĞÜ FAKAT YAVUZ OLDUĞU GÜNLER OLUYOR…

-Biz Alper Yağcı’yı dışarda uyumlu, sakin bir kişi olarak görüyoruz. Evde nasıl? 

“Genelde uyumlu biri. Tabi birde Yunus gibi göründüğü fakat Yavuz olduğu günleri oluyor. Onun görülmesini istemiyoruz. 3-5 yılda bir olur. Oğlum, “babam gözlüğün arkasından kaşlarını kaldırdı” der. Biz ondan sonra bir şey söylemeyiz”

AHMET ZEKİ YAĞCI: BENİ BABAMIN KÜÇÜK KARDEŞİ SANIYORLAR

Şimdi de söz Ahmet Zeki Yağcı’da… Dinliyoruz: “Genel olarak çok iyi bir baba. Arkadaşlarımızla ara ara babalarımızla olan ilişkimizi konuşuyoruz. Biz biraz abi kardeş gibiyiz. Hatta bazı ortamlarda bana geliyorlar, Alper’in küçük kardeşi misin diyorlar. ‘Yok babam’ diyorum. Her türlü ortamda olayı çok güzel yönetebiliyor. Babam bugüne kadar doğrudan bir tavsiye etmemiştir. Bende onun tavsiye etmediği bir şeyin dışına hiç çıkmamışımdır. Vereceği tavsiye ve öğütleri güzelce verip, bunu çetin tarafa çekmeden verebiliyor”

Whatsapp Image 2024 03 22 At 17.10.54

Bu röportajın tamamını Afyon Postası’nın Youtube kanalından seyredebilirsiniz.