Afyonkarahisar’da Suriyeliler başta olmak üzere diğer sığınmacılara ait iş yerleri mühürlenmeye başladı. Ruhsatı olmayan dükkanlar tek tek zabıta ekipleri tarafından mühürleniyor. Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın geçtiğimiz günlerde mühürlediği spor salonunun sahibi Afyon Postası’na bir mektup gönderdi. İşte o mektup:

Türk vatandaşı olan eşim ile aile kurdum

İsmim Mousa K. Gatea Gatea, Irak vatandaşıyım. 2009 yılında ailemi kaybettiğim savaştan Türkiye’ye sığındım. Yaklaşık 16 senedir Türkiye’de yaşıyorum. Burada Türk vatandaşı olan eşimle bir aile kurdum. Oturma izni ve çalışma iznini aldım. Ardından bir spor salonu açtım. Amacım Türkiye’de yaşayıp, vergimi ödeyip, ailemle beraber huzurlu yaşamaktı. 

AKÜ Genç Kızılay’dan anlamlı proje: Köy okullarına kitap topluyorlar AKÜ Genç Kızılay’dan anlamlı proje: Köy okullarına kitap topluyorlar

Seçimden önce ruhsata başvurdum

Ancak seçimden önce ruhsata başvurdum. Ruhsat için Afyonkarahisar Belediyesi bana seçimden sonra belgelerimle gelmemi söyledi. Seçimden sonra tekrar gittiğimde çalışma izni evrakımın süresini yeniletmemi istediler. Bir daha başvurdum, edevletten baktığımda değerlendirme aşamasında olduğu gözüküyordu. Bunun üzerine tekrardan belediyeye gittim. Amacım ruhsat için ek süre talep etmekti. Bana yabancı olduğum için belgelerim hazır olsa da bana ruhsat verilmeyeceği söylendi. Tek sebebinin benim yabancı olmam ve belediye başkanının emriyle yabancıların iş yeri işletmeyeceği olarak ifade edildi. Ayrıca bana iş yerimi satmamı ya da devretmemi söylediler. 

Dükkanımı devrettim, ben mülteci değilim

Ben de devretmek zorunda kaldım. Noterde işlemleri bitirdim ve ardından Afyonkarahisar belediye başkanı benim devrettiğim dükkanıma gelip ben olmadan mühürlemiş. Bunu yaparken de sosyal medyada beni Suriyeli olduğumu, kaçak çalıştığımı iddia ediyor. Yine sosyal medyada devrettiğim dükkanımın mültecilerin/Suriyelilerin olduğunu söylüyor. Bir daha mültecileri çalıştırmayıp, sınır dışı edeceklerini söylüyor. Ancak ben burada aile birleşimiyle yaşıyorum ve mülteci değilim. Şu anda beni zor durumda bıraktı. İşimi sırf yabancı olduğum için devrettim. İşsiz de kaldım, iş de açamıyorum çünkü ruhsat vermiyorlar. Ben de bir aile sahibiyim. Lütfen sizden yardım ve desteklerinizi istiyoruz. Çünkü sizden başka bu ülkede bir kapı yok bizim için.

Kimsenin karısına kızına yan gözle bakmadım

Savaşta ailemi kaybettim, küçük yaşta Türkiye’ye yerleştim. Doğduğum yerden çok Türkiye’de yaşadım. Kimsenin karısına kızına yan gözle bakmadım. Hırsızlık yapmadım, çalmadım. Helaliyle, dişimden tırnağımdan artırıp bir dükkan açtım. Vergi levhası, esnaf kaydı gibi her belgemi tamamladım. Kaç kere kapınıza geldim ruhsat için. Her seferinde bir mazeretle geri döndürdünüz. En sonunda sen yabancısın, evrakların tam olsa da ruhsat vermeyiz dediniz. Devret dükkanı dediniz. Ben dükkanı devrettikten sonra gelip kapıyı mühürlediniz. Sayenizde ekmek teknemi de sattım. İşsizim ve aileme nasıl bakacağımı düşünüyorum. Siz söyleyin bana, ben napayım? Döndüğüm zaman öldürüleceğimi bildiğim bir ülkeye mi döneyim, yoksa vergisini ödediğim dükkanı kapatan ve beni işsiz bırakan bir ülke de mi yaşayayım?