Gazeteci Nail Azbay, "Burcu Köksal’a ikinci dönemi hediye etmek isteyenler..." başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Afyonkarahisar yerel seçim sürecinde olduğu gibi seçimden sonra da hemen hemen her ay Türkiye gündemine gelmeyi başaran(!) bir il oldu. 

Yerel seçim biter, biraz sakinler dediğimiz gündem yoğunluğu kar topu gibi katlanmaya devam ediyor. 

Son gündem Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın Iraklı bir kişinin evrakları tam olmasına rağmen ruhsat vermediği iddiası ile valilik tarafından ifadeye çağrılması... 

Söz konusu gelişmeyi tüm Türkiye, Afyon Postası’nda benim imzamla yayınlanan haberden öğrendi. 

Olay birkaç dakika da dalga etkisi ile ülkeye yayıldı. 

Gün boyu hem iktidar tarafından hem de muhalefet tarafından gelen açıklamaları takip ettim.

Bu haberlere gelen yüzlerce vatandaş yorumuna göz attım. 

Tüm bunlardan sonra şöyle tespitlerim oldu;

-Birileri Burcu Köksal’a ülkenin büyük bir bölümünün rahatsız olduğu sığınmacı/kaçak/mülteci konusunda köşeye sıkıştırmaya çalışarak onu durduk yere halk karşısında kahraman ilan etmek için var gücüyle çalışıyor.  

-Birileri Burcu Köksal’ın karşısındaymış gibi yapıp aslında ona kendi partilisinden çok daha fazla hizmet etme yarışına giriyor.

-Birileri Burcu Köksal’dan rahatsız gibi görünüp aslında kendisine karşı gizli bir hayranlık besliyor, onun belediye başkanlığında kalması için ondan çok çalışıyor. 

-Birileri Burcu Köksal’a hiçbir şey yapmasa dahi ikinci dönemi elleriyle hediye etmek istiyor. 

-Birileri ya sahayı okuyamıyor ya da gerçekten Burcu Köksal’ı kendisinden bile çok seviyor! 

**

Ak Parti Afyon İl Başkanlığı

AK Parti’nin İl Başkanı Nasıl Biri Olmalı?

Pazartesi günü yazdığım, “AK Parti’nin İl Başkanı Kim Olacak?” başlıklı yazım sonrası parti içinden bir telefon aldım.

Kendisi tespitlerimin doğru olduğunu söyleyerek kendince, AK Parti’nin İl Başkanı Nasıl Biri Olmalı? başlığı altında yaptığı değerlendirmeyi özetledi. 

İşte o değerlendirme sonucunda ortaya çıkan tespitler.

-Yeni seçilecek il başkanının birinci önceliği il başkanlığı olmalı. Parti çalışmalarına zaman ayırmalı. Zamanının yüzde 80’ini parti çalışmalarına ayırabilmeli

-Yeni seçilecek il başkanı idealist olmalı, vekil olacağım, başkan olacağım kaygısı taşımamalı.

-Yeni seçilecek il başkanı özgüven sahibi olmalı. Kendine güvenen güçlü bir irade ile hareket eden biri olmalı. Birilerinin ‘adamı’ olmamalı!

- Yeni seçilecek il başkanı sosyal medyayı ve yerel basını takip eden ve bunlardan istifa eden biri olmalı. 

- Yeni seçilecek il başkanı halkla ilişkisi çok iyi olmalı. Kendinden üstteki kişilerin gözüne girmek için değil halkın gözüne girmek için çalışmalı. 

- Yeni seçilecek il başkanı muhalefete karşı sağır kesilen biri değil, muhalefetin çalışmalarını çok iyi takip eden biri olmalı.

- Denenmişler denenmeli…

**

Whatsapp Image 2022 08 19 At 164743.Jpeg

Gazeteciler Cemiyeti’nde Önder Artuk Dönemi

Benim de üyesi olduğum Afyonkarahisar Gazeteciler Cemiyeti’nde Önder Artuk dönemi başlamış.

Sezer Küçükkurt’un MHP’den Belediye Başkan adayı olduğu dönemde istifa etmesi, ardından görevi devir alan İsmail Akar’ın bir takım anlaşmazlıklardan sonra görevi bırakması sonrası yeni görev Önder Artuk’ta…

Hayırlı uğurlu olsun. 

Ben ne düşünüyorsam onu söylemeyi seviyorum. 

Yine öyle yapacağım. 

Önder Artuk, ne yaptığını bilen, önünü gören, plan yapabilen başarılı bir isim.

Öğretmenlikten iş insanlığına uzanan, girişimci olmak isteyen her gencin mutlaka takip etmesi gereken bir isim.

Bugün pek çok sektörde yatırımları olan biri. 

Eğitim sektöründe var, havacılık sektöründe var, yemek sektöründe var, akaryakıt sektöründe var, inşaat sektöründe var, ulaşım sektöründe var, basın yayın sektöründe var… 

Bu kadar çok sektörde yüzlerce insanı istihdam eden biri, ATSO seçimlerinde 1 meclis üyesi ile seçimi kaybettikten sonra ismi önce belediye başkan adaylığında şimdi de milletvekili adaylıklarında geçiyor. 

Bu kadar çok sektörde yer alan bir isim siyasete çok şey verebilir ama siyasetten ne alabilir onu bilemem.

Fakat Önder Artuk, bana göre Gazeteciler Cemiyeti’nde başkan olmamalıydı. 

O makam mutlaka ama mutlaka bu işin yatırımcısının değil bu işin emektarının olmalıydı.

Bu işin matbaasında emek vermiş, bu işin haber üretiminde ter akıtmış, sayısız habere köşe yazarına imza atmış, bu işe sadece sermayesini değil bu işe kendini adamış kişilerden oluşmalıydı Afyonkarahisar Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanı ve yönetimi.

Ne yazık ki şu anda böyle bir yapıdan çok uzaklaşan, amacı dışına çıkmış bir cemiyet görüyoruz. 

Önder Artuk’un kendisinden öğreneceğimiz çok şey var, bu şekilde her boş koltuğa aday gösterilip o koltuğu bir şekilde oturan ‘ayran gönüllü’ biri gibi algılanmamalıydı. 

Hem kendisine hem de gazeteciler cemiyetine istemeden bu kadar çok zarar vermemeliydi. 

Fizik Öğretmeni olan yüksek analiz ve sentez sahibi birinin bunu hesap etmesi gerekirdi. 

Neyse büyüklerimiz bizden iyi bilir diyelim. 

Bugünlük bu kadar…