Gazeteci Nail Azbay, "Afyon yine sınıfta kaldı: Sonuncu olduk" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...
Ankara Sanayi Odası’nın 2025 yılına ait “İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi” raporunu okudum.
Bu konuyla ilgili Afyon Postası’nda detaylı bir haber de yayımlandı. Merak edenler aşağıdan okuyabilir.
Bu rapor, Afyonkarahisar’ın önüne aynayı koymuş.
Rakamlar yalan söylemez derler.
Lafı dolandırmadan söyleyelim.
Bu raporun özeti şu:
Afyonkarahisar, teknolojik gelişmişlikte yine bölgesinin sonuncusu.
Hem Ege Bölgesi’nde alt sıralardayız, hem de içinde yer aldığımız TR33 Bölgesi’nde sonuncuyuz.
Manisa 15’inci sırada.
Pek çok ilçemizden bile daha yakın olan Kütahya 18’inci sırada. (Geçen yıl 24’üncü sıradaydı)
Uşak 50’nci sırada.
Afyonkarahisar ise 55’inci sırada.
Haa, şunu da söyleyelim.
Geçen yıl 56’ncı sıradaymışız.
Bu yıl 55’inci sıraya çıkmışız.
Yani bir basamak yükselmişiz!
Bir basamak yükselip yine sonuncu kalma başarısı göstererek güzel bir tesellimiz oldu.
Üstelik Sektörel Yapı, Araştırma ve Yenilikçilik Kapasitesi ve Teknoloji Çıktıları başlıklarında karne notumuz FF.
Yani tablo açık:
Yine sınıfta kalmışız.
Hani Afyon Ege’nin parlayan yıldızıydı?
Şimdi sormak lazım…
Hani Afyon, Ege’nin parlayan yıldızıydı?
Hani büyüyorduk?
Hani gelişiyorduk?
Hani uçup kaçıyorduk?
81 il içinde 55’inci sıradayız.
Kimse kusura bakmasın ama bu rapor, birilerinin bize yıllardır yalan söylediğini haykırıyor.
Bu rapor diyor ki:
“Bu şehir teknoloji üreten, yenilik çıkaran, genç aklı burada tutan bir merkez değil.”
Ve en acısı da şu:
Bu cümle ağır gelebilir ama rakamlar bunu söylüyor.
Bize masal anlatılıyor
İşte bu yüzden birileri bize masal anlatıyor.
“Yolların kesişme noktasındayız” diyoruz.
“İkinci OSB’yi kuruyoruz” diyoruz.
“Mermerimiz var” diyoruz.
“Termalimiz var” diyoruz.
“Yumurta, sucuk, lokum, kaymak üretiminde söz sahibiyiz” diyoruz.
İyi de teknoloji nerede?
Bugünün dünyasında artık sadece fabrika kurmak yetmiyor.
Sadece üretmek de yetmiyor.
Ne ürettiğin önemli.
Ne kadar katma değer oluşturduğun önemli.
Kaç patent çıkardığın önemli.
Kaç yeni fikir doğurduğun önemli.
Genç beyinleri bu şehirde tutup tutamadığın önemli.
Afyon işte tam burada tökezliyor.
Kütahya neyi doğru yapıyor?
Ama yanı başımızdaki Kütahya, bir yıl içinde 6 basamak birden yükselerek 81 il içinde 18’inci sıraya yerleşebiliyor.
O zaman sormak gerekiyor:
Kütahya neyi doğru yapıyor?
Biz neyi yanlış yapıyoruz?
Bu soruları sormanın zamanı gelmedi mi?
Mesele sadece rakam değil.
Mesele zihniyet.
Teknoloji nutukla olmaz
Teknoloji; akılla olur.
Bilimle olur.
Ar-Ge ile olur.
Üniversiteyi üretime bağlamakla olur.
Nitelikli insanı bu şehirde tutmakla olur.
Gençlere “Gitme, burada da gelecek var” dedirtebilmekle olur.
Afyon bunu başarabildi mi?
Hayır.
Peki neden başaramadı?
Bu memlekette evi bile olmayan insanları seçip vekil tayin ettiğimiz için olabilir mi?
Seçilmişlerin memleketin geleceğini konuşmak yerine birbirlerine sosyal medya üzerinden laf sokma yarışına girmeleri yüzünden olabilir mi?
Bu memlekete sahip çıksın diye seçtiklerimizin, seçildikten sonra bu memlekete pek uğramamaları yüzünden olabilir mi?
Atanmışların, asli işlerinden uzaklaşıp seçilmişlerin alanına girme hırsı olabilir mi?
Üniversitelerimizin, gerçek anlamda bilim üretmek yerine “üniversitecilik oynamaya” çalışmaları yüzünden olabilir mi?
Sivil toplum kuruluşlarının başlarındaki isimlerin gelen gidenle çay içip fotoğraf çektirmek dışında başka bir derdi olmaması olabilir mi?
İş insanlarının kurduğu derneklerin, bayram ve kandil mesajı yayımlamaktan başka işe yaramayan başkanlar eliyle yönetilmesi yüzünden olabilir mi?
Olabilir.
Bu tablo tesadüf değil
Listeyi daha da uzatabiliriz.
Ama gerek yok.
Çünkü artık mesele yeterince açık.
Bu tablo tesadüf değil.
Bu durum bir günde oluşmadı.
Bu vaziyet gökten düşmedi.
Bu tablo; yıllardır yapılan yanlışların, ertelenen işlerin, günü kurtaran anlayışın ve memleketin geleceğini dert etmeyenlerin eseridir.
Daha acısını söyleyeyim:
Sanırım biz bu tabloyu biraz da kendimiz tercih ettik.