Gazeteci Nail Azbay, "Afyon’da Yetinmeyenler" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...

Türkiye olarak enflasyon ile yaşıyoruz. 

Fiyatlar durmuyor bundan sonra da pek durmayacak.

Bu çok net bir şekilde görülüyor. 

Bu yüzden bize düşen kazanmayı bırakıp yetinmeyi öğrenmeliyiz. 

Sadece bizler değil siyasi partilerde artık kazanmayı bırakmalı ve yetinmeyi öğrenmeli. 

Fakat ne yazık ki gücü eline alan yetinmeyi rafa kaldırıyor.

Bugünün iktidarı olan AK Parti’ye bakıyorum, kuru ekmekle yetinenlerin kurduğu bir parti görüyorum.

Fakat kuru ekmekle yetinenlerin çocukları AK Partili Metin Külünk’ün dediği gibi, AK Parti döneminde servetine servet katanların çocukları boğazda 10 bin lira kahve parası verip kalkıyor!

Yaşım yetmiyor ama büyüklerimden dinlediğim kadarıyla bu eskiden de böyle imiş.

ANAP döneminde de daha eskiden de vaziyet hiç değişmemiş.

Gücü eline alan yetinmeyi rafa asmış ve kendi bağrından kendinden olmayan bir nesil ortaya çıkarmış.

3 dönem vekillik yapan 4’üncü dönemi istemiş.

Belediye başkanı olmak istemiyorum diyen seçildikten sonra ikinci dönemi istemiş.

15 yıl şehri yöneten kişi yıllar sonra gelip bir 5 yıl daha yönetmek istiyorum demiş. 

Örnekleri artırabiliriz.

Ama ben eskiden örnek vermeyim.

Günümüzden bir şeyler anlatayım.  

***

Koltuğa Yapışanlar

AK Parti İl Başkanlığı’na 14 yıldır bu şehirde Baro Başkanlığı yapan Turgay Şahin atandı. 

Turgay Bey, demokrat yapısı ile AK Parti için en doğru isim.

Bu çok net…

Hatta CHP’yi en çok rahatsız edecek bir isim dersek yanlış söylemeyiz.

Fakat en doğru isim dediğimiz kişi bile bugün yetinmiyor!

14 yıl yönettiği baro başkanlığını AK Parti İl Başkanı kimliği ile birlikte 2 ay daha yapacağım diye diretiyor. 

Kurala kaideye uygun diyor…

Bir sorun yok diyor… 

Ben zaten aday değilim, 2 ay sonraki seçimde görevi bırakacağım diyor… 

Kısacası hemen bir kılıf bulunuyor. 

Ama bu kılıf vicdana, etik ilkelere pek uymuyor Turgay Bey… 

14 yıl o koltukta oturdunuz, 2 ay daha oturacağım demeye ne gerek var? 

Bazen uzun yıllar oturduğumuz köşeleri bırakmak gerekir. 

Victor Hugo’nun sevdiğim bir sözü var, “Kendi ışığına güvenen başkasının parlamasından rahatsızlık duymaz”diyor…

Bırakın…

Yönetiminizden biri gelsin, seçimlere o götürsün, ben artık siyasiyim 14 yıldır başında olduğum koltuğa zarar veremem deyin, benim burada olmam doğru değil deyin…

Bazen kaybetmek gerekir kazanmak için… 

14 yıldır oturduğunuz koltukta 2 ay daha oturacağım demenin bir anlamı yok. 

Bu kadar koltuğa yapışmayın.

Atanır atanmaz yetinme duygunuzu lütfen askıya asanlardan olmayın.

Bırakın…

**

Amerika Nasıl Yetiniyor? 

ABD bu işi çözmüş.

Yetinme konusunu anayasasına koymuş. 

Seçildiğin makamda 2 dönem kalabilirsin, daha fazlasına müsaade etmem demiş.

Daha fazlasının kişiyi bozacağını bildiğinden bunun önünü en başta kesmiş. 

Yetinmek önemli. 

O kadar önemli ki yetinmeyi okullarda işlememiz, hayatımızın her zerresinde yaşatmamız lazım.

Gücü ele geçirince bozulmamak için yetinmeliyiz.