Gazeteci Nail Azbay, "Afyon’da toprağa gömülen milyonlar!" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı:

Bize gelen bir ihbar üzerine dün bir araştırma yaptım. 

Konu şu…

Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesine bağlı Yaylabağı Beldesi’nin jeotermal ısı ile ısınması konusu…

Söz konusu proje kapsamında Turizm Bakanlığı desteği ile bu beldemizin ısınması jeotermal enerji ile yapılacaktı. 

2020 yılında bu gelişme basına duyurulmuştu. 

Gelen ihbar bu proje kapsamında beldeye sıcak suyu taşıyacak olan boruların yer altına döşendiği ancak bu yatırımın toprak altında kaldığı yönündeydi. 

Bende doğrudan Yaylabağı Belediye Başkanı Niyazi Akgedik’i aradım. 

Evirip çevirmeden bu işin akıbetini sordum. 

Niyazi Bey özetle beldenin jeotermal kaynak ile ısınması projesi kapsamında kuyu sondajlarının yapıldığını, bir su kuyusunun açıldığını, ancak kuyudan çıkan suyun debisininin çok düşük kaldığını söyledi. 

Normal şartlarda bu sene için belde de alt yapı çalışmalarının yapılarak hanelere sıcak suyun dağıtılmasını beklediklerini ancak suyun debisinden dolayı şu anda beklemeye geçtiklerini ifade etti. 

İkinci bir kuyuda da debi problemi yaşanırsa şehir içine yapılacak olan alt yapı yatırımının atıl kalabileceği gerekçesi ile yer altındaki su kaynaklarının debi kontrolleri yapılacak ve bununla ilgili bir rapor hazırlanacağını öğrendim. 

Başkan bey bize böyle bir bilgi verdi. 

Yine başkan beyden öğrendiğim kadarıyla belde içindeki mezarlığa kadar olan alan Turizm Bölgesi içinde kalıyormuş.

Buraya kadar bir ishale hattı yatırımı yapılmış.

Bunun içinde o günkü şartlarda 5 Milyon civarında bir harcama yapıldığını öğrendim. 

Belde içine yapılacak olan yatırımla birlikte toplam proje bedeli 13-14 Milyon TL imiş.

Niyazi Bey’den bu bilgileri aldıktan sonra bu işleri bilen birkaç uzman ile görüştüm. 

Şu anda beldeye doğalgaz getirilmeye çalışıldığı, jeotermal ısı projesinden vazgeçildiği yönünde birbirini destekleyen bilgiler aldım. 

Ve görüştüğüm her teknik personel şunu söylüyor: 

“Bu işle ilgili hiçbir teknik personelin bilgisine başvurulmadı, siyasi büyüklerimiz ‘biz söz verdik bunu yapacağız’ diyerek o gün bu yatırıma kalkıştılar” …

Herkesi dinleyip akıl süzgecinden konuyu süzdüğümde ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor. 

Siyasilerin fizibilite çalışması yapmadan, mühendislerle görüşmeden, hamasi duygularla aldıkları kararın faturası ne yazık ki yine milletin omzuna yüklenmiş durumda. 

Borularla birlikte milyonlarımızı da toprağa gömmüşüz.

Bu yatırımla ilgili 5 kilometreden biraz fazla olan bir alana boru döşeniyor. 

Ve Niyazi Bey’in de dediği gibi turizm alanı içinde kalan beldede ki mezarlığa kadar bu boru hattı çekiliyor ve öylece kalıyor. 

Bu borular için o gün 5 Milyon TL harcanıyor.

Bugün böyle bir yatırım ne kadara mal olur derseniz, fiyat bir hayli artıyor. 

Çünkü bu yatırım yapılırken dolar 7 TL idi. 

Şu anda 5 kilometrelik bir ishale hattı çalışmasının borusu, izolasyonu, işçiliği bugünkü döviz kurları ile en az 20 Milyon TL’den söz ediliyor. 

Evet o günün 5 Milyonu (sadece 2 yıl öncesi) bugünün 20 Milyonu toprak altında çürümeye terk edilmiş durumda.

Bu yatırım milli servet. 

İşte bu yüzden tez zamanda ekonomiye kazandırılması elzem bir konu.

Bugünlük bu kadar.

Yorum sizlerin.