Gazeteci Nail Azbay, "14 Mayıs seçimlerini kim kazanır… Ali Özkaya’dan gelen telefon" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...

Ramazan ayını geride bıraktık.

Bayram ziyaretlerinde gündem 14 Mayıs seçimleri idi.

Mesleğimiz gazetecilik olunca bayramlaşma için gittiğimiz her evde hem nabız tutmaya çalıştık hem de nabzı tutulan taraf olduk.

Hal hatır sorulduktan hemen sonra, “Seçimler nasıl gidiyor kim kazanır?” sorusu ile muhatap olduk.

Gördüğümüzü ve düşüncemizi paylaştıktan sonra hemen bir sonraki soruyu biz soruverdik “siz nasıl görüyorsunuz?” diyerek…

Her gittiğimiz eş dost ziyaretinde farklı yanıtlar aldık.

Kimisi çok net Cumhur İttifakı derken kimisi de çok net bir şekilde Millet İttifakı dedi…

Kimisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy vereceğini ancak milletvekilliğinde tercihinin farklı partiler olduğunu anlattı. 

Aslında saflar çoktan netleşmiş gibi.

Ancak yanıtların bu kadar birbirine yakın olması bu seçimlerin ne kadar bıçak sırtı olduğunu gözler önüne seriyor. 

Bu seçimler hiç kimse için çantada keklik değil.

Bunu net bir şekilde ortaya koymak lazım. 

Biz bunu yaptığımız sokak anketlerinde de görüyoruz. 

Afyon Postası olarak bu şehirde halka mikrofon uzatarak kime oy vereceklerini soruyoruz. 

Sadece şehir merkezinde değil artık ilçelerin de nabzını tutmaya başladık.

İhsaniye, Dinar, Sandıklı, Sultandağı, Çay, Bolvadin gibi ilçelerimizde sokak anketleri yaptık.

İhsaniye, Dinar ve Sandıklı röportajlarımız yayınlandı. 

Diğerleri çok yakında sizlerle. 

Bu röportajlarımızda sokağın sesini sizlerle buluşturuyoruz.

Sokağın sesinden sandığın renginin ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. 

Bayram ziyaretleri ve sokak anketlerini göz önünde bulundurarak konuşursak az önceki tespitimiz güçleniyor. 

Ne muhalefet için ne iktidar için bu seçim çantada keklik değil. 

**

Ramazan ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan Afyonkarahisar’a geldi.

Bu hafta Kemal Kılıçdaroğlu geliyor. 

Gelecek hafta Meral Akşener ilimizde olacak. 

Miting sonrası iktidar tarafı “böyle kalabalık görülmedi” gibi açıklamalar yapıyor.

Muhalefet ise, “dağ fare doğurdu” diyerek kendi bakış açısını ortaya koyuyor. 

Bazıları da eline metre alıp alanın metrekaresini hesap etme telaşına düşmüş durumda.

Metrekare başına şu kadar kişi gelse toplamda bu kadar kişi miting meydanına gelmiştir gibi hesaplar yapılıyor.

Ben bunları anlamsız ve derinliği olmayan sözler olarak görüyorum.

Miting meydanlarındaki kalabalıkların seçime yön verme etkisi bana göre artık çok zayıf…

Sonuçta mitinge gelenlerin nasıl geldiğini çok iyi biliyoruz. 

İktidarı muhalefeti taşıma kıtalarla meydanları dolduruyor. 

Bu yüzden miting meydanların büyük bir kısmı bana göre köpük…

İşin sonunda mitinge gelmeyenler sandıkta belirleyici oluyor. 

Gelmeyen kitleye kim ulaşırsa onlara kim dokunursa kim söylemleri ile güven verirse başarılı oluyor. 

İşin özeti bu…

Bu yüzden eline metre alıp alanları ölçüp biçileceğine meydanlarda söylenen sözlerin derinliği ölçsülse daha isabetli olacak.

Ben bugün biraz bunu yapacağım.

Şu anda sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan geldiği için ilk olarak bu mitingi ele alalım.

Bu mitingde kayda değer bir açıklama işitmedim. 

Miting sonrasında Afyonkarahisar Müzesi hizmete açıldı.

Bu müzeyi önemsiyorum. 

Bu müzenin yapımı yılan hikayesine dönmüştü. 

Muhalefetin en çok eleştirdiği konuların başında geliyordu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buranın 350 Milyon TL’ye mal olduğunu duyurdu. 

Burası Türkiye’nin en büyük 2’nci müzesi olarak açıklandı. 

Benim dikkat çekmek istediğim alan tam da burası… 

Şimdi size bir veri vereceğim. 

Afyonkarahisar TR33 Bölgesi içerisinde yer alan bir il. 

Bu bölgede Afyon, Uşak, Kütahya ve Manisa illeri var. 

Afyon Kocatepe Üniversitesi’nden düşüncelerini ve tespitlerini çok önemsediğim Afyon Postası’nın da yazarlarından olan Prof. Dr. Cantürk Kayahan, uzun süredir üzerinde çalıştığı Afyonkarahisar’ı değerlendiren raporunda müze ziyaretçi verilerini ortaya koyuyor.

Bu raporda Cantürk Kayahan’ın tespiti şöyle: “TR33 Bölgesinde müze ziyaret değerleri en düşük il Afyonkarahisar’dır. Arkeoloji müzesi, Mevlevihane Müzesi, Müzik Müzesi, Gastronomi Müzesi, Lokum Müzesi, Mermer Müzesi Kent Müzesi gibi bir çok alanda tematik alanı kapsayacak müzecilik kültürünün oluşumu bir an önce sağlanmalıdır.”

Yani bu tespit bize şunu söylüyor.

Türkiye’nin en büyük 2’nci müzesini bu şehre kazandırdık.

Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

Ancak şimdi asıl yapılması gereken bu müzeyi yapmak kadar önemli olan hatta bana göre çok daha önemli olan burada müzecilik kültünü geliştirmekten geçiyor.

Tabi müzecilik kültürünü geliştirmenin ilk yolu insanların temel ihtiyaçları olan yeme, içme, barınma ihtiyaçlarının tam olarak giderilmesinden, gelecek kaygılarının ortadan kaldırılmasından geçiyor. 

Karnı aç olan bir kişiye “Hadi gel burada yurt dışına kaçırılan sonrasında Afyon’a geri dönen Kibele heykelini görmeye gidelim” dediğinizde, “bu heykel karın doyuruyor mu?” yanıtını alıyorsunuz.

Biz insanımızın karnını doyuramadan müzecilik kültürünü geliştiremeyiz. 

Türkiye’nin en büyük 2’nci müzesini açmayı geçte olsa başardık. 

Darısı insanımızın karnını çok geçmeden doyurmayı başarmakta…

14 Mayıs’tan sonra iktidar olacak kadroların en çok üzerinde durması gereken konu bu. 

Gerisi boş lakırdı… 

**

“AK Parti’de ve muhalefette olmayan şey…” başlık bir yazı kaleme almıştım.

Bu yazımda AK Parti’nin 1. Sıra Milletvekili adayı Ali Özkaya’dan söz etmiştim.

Ali Bey’in artık “partinin abisi” olduğunu ancak diğer aday adayları ile yan yana gelmediğini bir tek fotoğraf karesi vermediğinden bahsetmiştim.

Kırgınlıkları soğuklukları bir kenara bırakıp “partinin abisi” olmanın getirdiği sorumluluk gereği adım atan tarafın Ali Bey olması gerektiğini belirtmiştim. 

Yazının yayınlandığı gün Ali Bey’in danışmanı Selçuk Çatalkaya aradı.

Fotoğraflar üzerinden yaptığım eleştirimde haklı olduğumu söyledi ancak hatanın kendisine ait olduğunu belirterek, “Ali Bey tüm ilçe ziyaretlerinde bir aday adayımızla gidiyor, bu konulara hassasiyetle yaklaşıyor” diyerek beni bu gezilere davet etti.

Kendi iş yoğunluğumuzdan böyle bir geziye katılacak fırsatım yok, ancak bize iletileni paylaşmak istedim.