Başak Nakilcioğlu, "İncelikler Üzerinden Çalışan Gazeteciler Günü" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...
Afyon Postası ile birlikte 10 Ocak’ta, Afyonkarahisar Valiliği, Afyonkarahisar Belediyesi, Afyonkarahisar Ticaret Borsası ve Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğiyle, Afyonkarahisar Gazeteciler Cemiyeti tarafından organize edilen 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne katıldık. Davetlilere özel Grup Gündoğarken konseri vardı. Salon doluydu; sayın Valimiz, Belediye Başkanı, Ticaret Borsası Başkanı, Ticaret Odası Başkanı, Üniversite Rektörleri davettelerdi. Yemek servisinin yapıldığı sırada Grup Gündoğarken çıktı sahneye. Güzel bir konuşma yaptı Efkan Şeşen, iki güzel şarkı söylediler ve sayın Valimizi sahneye davet ettiler. Sayın Valimiz sahneye geldi kendilerine teşekkür etti önce. Konuşmasının devamında 10 Ocak’ın aynı zamanda “İdareciler Günü” olduğundan bahsetti. Ve İdareciler Günü’nü kutlamak için yan salona geçeceklerini belirtti. Gerçekten de sayın Valimizin sahneden inmesiyle birlikte salonda hareketlilik başladı. Bir şarkı süresi kadar bir zamanda salonun üçte ikisi boşalmıştı. Davetlilerin büyük çoğunluğunun idareci olduğunu bu şekilde öğrendim. Timur’la konuşmaya giderken, arkasına baktığında kimseyi göremeyen Nasreddin Hoca’nın duygusu geldi bana o sırada. Grup Gündoğarken salonun boşalmasına aldırmadan son derece profesyonel, son derece güzel bir şekilde şarkılarını söyledi, sahnesi de çok iyiydi. Salonda kalan birkaç idareci, üniversite rektörleri ve gazeteciler, kalan üçte bir, çok güzel eğlendik. Grup Gündoğarken bizlere harika bir gece yaşattı, buradan teşekkür ediyorum. 29 Ocak’ta Karavan Festivali kapsamında Afyon’da konserleri var, kesinlikle gidilir.
Bizleri salona geldiğimizde nazik bir şekilde karşılayan Sezer Küçükkurt ve zarif eşi, gecenin sonunda da aynı nezaketle uğurladılar. Şimdi düşünüyorum; iki günün aynı gecede kutlanması gerekli miydi? O gece için davet edilen sanatçılar hep beraber dinlenecekken neden yan salonda başka bir gece kutlandı? Çalışan Gazeteciler Günü ve İdareciler Günü ayrı ayrı kutlansaydı daha iyi olmaz mıydı? Bir şeyi yaparken başka bir şeyi önemsememek ya da bunu düşündürecek bir şekilde davranmak ne zamandan beri hayatımızda ve biz ne zamandan beri incelikleri önemsemeyi boşverdik?
İnceliklere boşveremeyeceğimizi, sanatla, sporla hayatımıza katmamız gerektiğini Jack Ma bizlere hatırlatıyor. Dünyanın e-ticaret devi Alibaba'nın ve Alibabaexpress’in kurucusu Jack Ma’nın bu sözleri dikkate değer:
“Çocuklarımıza özgün şeyler öğretmeliyiz: Değerler, inanmak, bağımsız düşünme, ekip çalışması, başkalarına değer vermek. Bunlar insani beceriler. Bilgi bunları öğretmez. Bu yüzden çocuklarımıza spor, müzik, resim öğretmeliyiz. İnsanların makinelerden farklı olduklarını sağlamak için sanat öğretmeliyiz. Öğrettiğimiz her şey, makinelerin öğrenebileceğinden farklı olmalı.”
Makinelerin, yapay zekanın üretemeyeceği şeyler; duygular, değerler. Davranışlarımızda incelik, duygu olmadığında biz de makineleşiyoruz. Doğruluk, şefkat ve hoşgörü gibi değerler hayatlarımızı yaşanır kılar, inceliklere açılır. Bu değerlere şimdi ve gelecekte, geçmişte olduğundan daha fazla ihtiyacımız olacak gibi görünüyor.
Sanatla kalın, iyi ki sanat var!