Spor yorumcusu İbrahim Akbal, "Bir Kalbin İki Parçası: Afyonspor & Afyonspor 1923" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...

Bu sene iki takımla, üçüncü lig ve BAL Ligi'nde temsil ediliyor Afyon. Yine alt yaş kategorilerinde de TFF Akademi Liglerinde Anadolugücü ile U-14, U-15 liglerinde; U-16, U-17 liglerinde de Ege FK ve Safa FK Afyon’u temsilen mücadele ediyor.

İmkansızlıklar İçerisinde İmkansızı Kovalamaya Devam Eden Afyonspor

Afyonspor dün Eskişehirspor’u ağırladı. İç sahada uzun zaman sonra coşkulu bir tribün görmek, her şeyden önce skordan bağımsız olarak mutluluk verici bir detaydı. Skorlara takılı kalmadan, iki takım da iç sahada oynarken stadyumda bu atmosferi yaratmak gerek.


Geçtiğimiz haftalarda Özgür Polat hocayla yeni bir serüvene başlayan Afyonspor’da, yardımcı ekipte Afyonlu olan Celalettin Ulu’nun bulunması kıymetli bir gelişme. Özgür hoca ile Denizli karşısında çok iyi mücadele edip son dakika penaltısıyla kaybeden takım, geçen hafta Alanya deplasmanında da son dakika yediği golle beraberliğe razı oldu.


Takımda Özgür hoca sonrası ofansif olarak daha etkin oynayan, risk alan, seyir zevki oluşturan bir görüntü söz konusu. Sezon öncesi Karşıyaka maçından önce ivedilikle kurulan kadro, amatörden devşirme oyunculardan ve genç bir yaş ortalamasına sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Transfer yasağı sebebiyle profesyonel oyuncu transferi maalesef gerçekleşmedi.


Böylesi şartlar göz önüne alındığında gayet iyi mücadele eden takım, dünkü müsabakaya erken gelen şok golle mağlup gibi başladı ve erken risk almak zorunda kaldı. Önde basan, savunma çizgisini önde kuran Afyonspor çok boş alan bıraktı. Hal böyle olunca geniş alanlar bulan Eskişehir, kadro kalitesinin farkını avantaja dönüştürdü.


Önde baskı, stratejik olarak Afyonspor’un şu anki kadro kalitesi ve derinliğine uygun bir oyun değil. Kalite farkı geniş alanlarda maalesef ortaya çıkıyor. Ancak Özgür hocayı, bu malzemeyle bu oyunu bir nebze dâhil oynatma düşüncesinde olması ve cesaretinden ötürü tebrik etmek gerekir. Takımda Gökdeniz ve Ali Eray inanılmaz performans sergiliyor; yine kaptan Abdülkadir de göze çarpan bir oyuncu.


Takımın devre arasına kadar topun arkasında bekleyip önce savunma prensibiyle oynaması, iç sahada seyircinin dünkü seviyede ve daha fazlasını istikrarlı hale getirmesi, bir nebze de olsa kümede kalma umudunu diri tutar ve transfer hamleleriyle mucizeyi gerçeğe dönüştürür. Özgür hoca pozitif sinyaller veriyor. Önde baskı oyunundan bir süre vazgeçip kontrollü, savunmaya yönelik oyunla devre arasını görmesi elzem. Sonrası umut.


Afyonspor yaşamalı; şehrin her bireyi buna katkı verebilir. Kimileri parasıyla, kimileri nefesiyle, kimileri de kalemiyle… Herkes yapıcı olmalı, takım siyasetten uzak tutulmalı.

Afyon 1923’te Güneşli Günler İçin Takviye Şart

Afyon 1923 dün üçüncü maçında, ligin en zor deplasmanlarından biri olan Ereğli’ye konuk oldu. Müsabaka golsüz eşitlikle sonuçlandı. Sezonun ilk golü Burak Baba’dan geldi. Üç maçta üç puana ulaşan takım, bu seneki play-off sistemiyle ilk beş sıradaki takımlara imkân tanındığı için tolere edilebilir kayıplar yaşasa da, takımın ofansif kısırlığı ilk üç maçta düşündürücü bir detay oldu.


Takımda göze çarpan teknik sıkıntılara uyum sürecini de eklemek şart; çünkü geç katılan oyuncu sayısı fazla. Bu göz ardı edilemez. Lakin ön bölgede sırtı dönük oyunu iyi oynayan, takımı oynatma becerisi olan, pas kalitesi yüksek, bitirici bir santrfor eksikliği bariz. Merkezdeki yetenekli oyuncuların denediği ikili oyunlar, ön bölgedeki santrfor eksikliği yüzünden pozisyona dönüşmüyor.


Arif, Burak, Umut, Fatih… Hepsi kadife ayak. Bu oyuncuların aksiyonlarını değerli kılacak bir bağlantı şart. O bağlantı şu an yok. Bilal dönünce nasıl olur bilinmez ama santrfor takviyesi, sırtı dönük oyunu bilen ve oynatma yetisine sahip bir Okan benzeri santrfor şart. Yine kanatlarda, arkaya koşusu güçlü, dribling becerisi ve skor üretme özelliği olan ama en önemlisi savunma arkası koşuları etkili bir kanat oyuncusu da gerekli.


Emirhan Subaş, altı numaradaki eksikliği içerden çözebilecek bir oyuncu. Orada oyunu tutma, tempoyu ayarlama ve takımı presten çıkarma konusunda takım ikinci maçta sorun yaşadı. Emirhan oyuna sonradan dahil olup bu sorunları minimal seviyeye çekti. Beklerin hücuma katkısı yine soru işareti; ön bölgedeki kaliteli ayakların beklerin katkısına ve koşularına ihtiyacı olduğu aşikâr.


Yine stoper rotasyonunda da kaliteli bir oyuncu takviyesi gerekli gibi görünüyor. Kuşbakışı, kaliteli ayaklardan kurulu kadronun eklemeye ihtiyacı var. Eksik parçalar nokta hamlelerle giderilirse, Afyon 1923 play-off hedefini yakalar. Orada kalan sıkıntı seyirci sıkıntısı.


Yeni bir takım, kaliteli oyun ve skorlarla seyirciye de zamanla hitap edecektir. Ancak bu süreç malum sebeplerden dolayı sorunlu geçecek. Yine de inanıyorum ki Afyonlu futbolseverler, iki takımla böylesi iki kategoride mücadele eden bu takımlara daha fazla destek olacaktır, olmalıdır.


Futbolu siyasetten uzak tutup bu zevki bütün şehrin yaşaması, herkesin imrenerek baktığı bu tesisleri yalnız bırakmaması ve tribüne gelerek birliktelik göstermesi şarttır. İnsanları bu çağda birbirine bağlayan ve güçlü tutan en önemli oyunlardan biri futboldur. Bu oyunun kıymetini bilelim. Şehrin zıt kutuplarını birbirine yine futbol bağlayacak; bunu unutmayalım. Futbola sarılarak birliktelik sağlayalım. İkisi de şehrin takımı, ikisi de şehrin markası.