Spor Yorumcusu İbrahim Akbal'ın kaleme aldığı işte o yazı...
Milli takımımız, 2002'den sonra Dünya Kupası'nda Montella döneminde oyun kalitesi tartışılsa da bakıldığında başarılı bir milli takım görüntüsü veriyor. Montella genelde kontrol futbolu oynatıyor; inisiyatifi rakibe bırakan, alan bırakmadan oynayan ve hızlı hücumlar üzerine kurgulanmış bir sistem. Alan bırakan rakiplere karşı gayet mantıklı bir sistem yalnız taraftarların sevmediği bir oyun tarzı. Taraftarlar daima ofansif oynayan, tempo yapan takımlara aşina olur yalnız futbolda, özellikle günümüzde artık garanti oynamak, zaman zaman risk almamak elzem.
Santrafor Çıkmazı ve Alternatif Çözümler
Montella'nın elinde iyi bir oyuncu havuzu var; santrafor pozisyonu dışında her bölgede alternatifli bir kadro mevcut. Sıkıntı santrafor pozisyonunda; orijinal santrafor kullanmıyor Montella. Genelde Kerem veya Barış oynuyor o rolde. Tabii ki bu iki oyuncu alan bulduğunda çok etkili yalnız dar alanda ve sıkışan oyunlarda, derinde bekleyen takımlara karşı o pozisyonda problem yaşıyorlar; en yakın örneği Romanya maçı. Santrafor sorununu çözmek şart gibi; bu turnuvada bu pozisyon için Deniz Gül eldeki tek orijinal santrafor, genç oyuncu gelişim sürecinde. Onun dışında Can Uzun o pozisyonda denenebilecek özelliklere sahip; dar alanda etkili, sırtı dönük oynayabiliyor, artı pas oyununda da etkin. Kenan ise bir başka çözüm gibi ama Montella geçmişten tecrübe edersek yine Kerem & Barış ikilisini kullanır gibi.
Grup Dinamikleri ve En Büyük Zaafımız
Grubumuzdaki takımlara bakıldığında Avustralya derinde bekleyen, çok adamla savunma yapan bir takım; Paraguay da öyle. Amerika biraz daha ev sahibi olmanın verdiği mental güçle dominant oynuyor, önde karşılıyor rakiplerini. Buradakilerden sıkıntı; milli takımın en büyük zaafı olan, kendisi gibi oynayan, yani derinde bekleyen, kontrollü oynayan takımlara karşı sıkıntı yaşaması. Hem üretkenlik hem de skora gitmede bu tarz takımlara karşı oynarken hep sorun yaşadı Montella'nın takımı.
Kilit Oyuncular ve Üretkenlik Problemi
Avustralya maçı erken skor gelmezse sıkıntıya girebilir; bu tip rakiplere karşı orijinal santraforsuz oynamak da ayrı sorun teşkil ediyor. Burada da devreye sıkça Arda'nın kişisel becerileri girmeli. Arda çok özel bir oyuncu ve bu turnuvada, özellikle grup aşamasında, kolay görünen ama bizim zaafımıza ters gelecek bu rakiplere karşı milli takımın Arda'ya çok ihtiyacı var. Yine Kenan, artı tartışılsa da İrfan bu kilidi çözecek oyuncular; tabii ki Can Uzun böyle bir potansiyele sahip, kullanılırsa...
Turnuva Kaderini Belirleyecek Merkez ve Kadro Tercihleri
Hızlı hücumlarda veya diğer noktalarda sıkıntı çok yok ama kapanan takımlarla oynarken muhtemel sıkıntı yaşayabilir takımımız bu kolay görünen grupta Barış ve Kerem santrafor kullanılırsa. Bunun çözümüne ulaşırsa Montella, grup aşamasını geçip farklı hayaller kurabilir milli takım ama ana sorun santrafor noktasındaki problemi çözmekten geçiyor. Bunu çözdüğümüz zaman çok zevk alacağımız ve final serilerine gidebileceğimiz bir turnuva olur ama çözemezsek sıkıntıyı kolay görünen grup aşamasında bile çekeriz.
Yine merkezde takımın fizik kalitesi için İsmail Yüksek kullanılmalı; ne kadar top kullanımında sıkıntıları olsa da savunma yönünde takımda muadili olmayan bir oyuncu merkezde. Yunus yine ekstra bir oyuncu. Aral Şimşir ve Berke neden yok denilebilecek oyuncular.