Afyonspor, matematiksel olarak olmasa da artık küme düştü, profesyonel liglere veda etti. Bu düşüş siyasetin oyuncağı oldu. Kentin gözbebeği can çekişe çekişe göz göre göre can verdi, haykıracak takati kalmadı. Bu cenazenin katili hepimiziz, herkesin, tüm Afyon'un suçu var bu takımın bu sonu yaşamasında. Siyasi olaylardan uzak tutulamayan bir takım, son üç yılını can çekişerek, hep yoğun bakımda geçirdi. Bu süreçte ateşten gömlek giyen son üç yılın yönetimini kutlamak lazım. Bir annenin çocuğunu kaybetmesi gibi bir şey bu, inanın bu şehir için çok üzücü, çok travmatik. Hepimizin elleriyle gömdüğü, kıyamadığı oldu Afyonspor, tarihe böyle geçecek…
Afyon 1923, kadro kalitesi olarak kesinlikle ilk 5'i, hatta bu grupta liderliği alacak seviyede. Devre arası hamleleriyle bu potansiyel belirgin. Fakat takımda ciddi bir otorite boşluğu, aşırı derecede bir gerginlik mevcut. Neredeyse her hafta kırmızı kart görme potansiyeli çok yüksek bir takıma dönüştü mor-beyazlılar. Bu da sayısal üstünlüğün kaybolmasına, oyun stratejisinin sürekli değişmesine ve sürekli cezalı oyuncularla her hafta farklı bir 11 çıkmasına sebep olup istikrarı ve oyun gücünü negatif etkiliyor.
Afyonspor'un profesyonel liglere veda etmesiyle artık profesyonel liglerde takımsız kalacak duruma düştü Afyon. Bu çok kötü bir durum. Böylesi yüksek nüfuslu, çok fazla tesisi, çok fazla altyapı hamlesi olan bir şehir için bu durum… Afyon 1923 umut ışığı ama bu gerginlik, sinir harbi sürerse maalesef takım hayal kırıklığı yaşayacak duruma gelecek bu kadroyla. İşin kötü tarafı, burada da oluşacak bir başarısızlık durumu yine siyasi malzeme olarak kullanılacak, amaç dışına çıkarılacak ve maalesef Afyon 1923 de kaosa sürüklenecek.
İvedilikle yönetimin disiplin konusunda önlemler alması, radikal kararlar alması şart. Ayrıca Bilal Çebi tekrar kazanılmalı, çok çabuk vazgeçildi. Bazen iki santrafor bile oynayabilir takım. Çünkü Aykut ve Bilal hem hücum presi etkili hem çok hareketli iki santrafor, farklı oyun çeşitliliği için artı, sıkışan oyunlarda iki oyuncunun özellikleri takıma fayda sağlar. Bilal kazanılmalı. Ama en mühimi bu kart olayına bir çare bulmak, gerçekten olayın boyutu farklı yerlere gitti. Tekrar edeyim, eğer bu takım olası bir başarısızlık yaşarsa siyasi olayların içinde çok yıpratılır ve oluşum ciddi zarar görür. Acil önlemler alınmalı, takımın potansiyeli şampiyon olabilecek seviyede. Sıkıntıları tespit edip önlemler alındığı takdirde…
Süper Amatör Lig'de Artuk Grup Çakırköy şampiyonluğa koşarken Dinar'ın AFDK'dan gelecek kararı bekleyişi sürüyor. Dinar ve Bayat, puan farkına rağmen şampiyonluk hedefini kovalamaya devam ediyor. Son iki hafta fikstürde Çakırköy, ard arda Bayat ve Dinar'la oynayacak. Süper Amatör Ligin marka değerine, rekabet ortamına ve tutkusuna maalesef bu sezon çekilen takımların etkisi çok büyük oldu yine. Tabii ki o takımların da dinlemek lazım, gerekçeleri, mazeretleri anlaşılabilir: maddi durumlar, imkânsızlıklar, desteksiz yürüyen takımlar. Yalnız bu olaylara bir çare üretilmeli, kulüplere yardım edilmeli. TFF tarafından amatörler yetim bırakılıyor bu ülkede ve sonra da "sporcu yetişmiyor" nidaları… Arka bahçeye atılmış, ötelenmiş organizasyonlardan verim alamazsınız. Neticede her koşulda takımların ligde devam etmesi şart, buna uygun ortamlar yaratılmalı…
İkinci Amatör'de Ataköy, Şanlı, Sadıkbey ve Akcin takımlarının iddialı başlangıçları dikkat çekici olurken, Akademi Ligleri'nde ise AFYON futbolunun eğilen başını dik tutan iki camianın takdire şayan yürüyüşleri devam ediyor. Safa FK U-17 ve Ege FK U-16 takımları, bölgesel akademi liglerinde ekol takımların yer aldığı gruplarda play-off oynamayı garantiledi. Bu muazzam başarı, Afyon futbolunun gözyaşlarını bir nebze olsun sildi, tebessüm ettirdi…
Kadınlar Profesyonel İkinci Futbol Ligi'nde şampiyon olan, üst üste ikinci şampiyonluğuyla Birinci Lig'e yükselen Afyon Yüntaş Anadolugücü takımının ve yine Afyon Yüntaş Voleybol takımlarının muazzam başarıları da şehrin gurur kaynağı oldu bu süreçte…