Gazeteci Nail Azbay, "Afyon’un kördüğüm hâline gelen sorunu: 250 sektör buhranda!" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...
Afyon’da inşaat sektöründe tam bir kriz yaşanıyor.
Sektör temsilcileri, “Böyle giderse önümüzdeki yıl Afyon’daki ekonomik bunalım Türkiye’nin de önüne geçer” diyor.
Neden diye soruyorum.
Konunun muhatapları anlatıyor:
· “Şu anda inşaatı tamamlanmış ama ‘yapı kullanım izni’ bekleyen yaklaşık 3 bin dairenin olduğu projeleer var. Bunlar yapı iznini Mehmet Zeybek döneminde almış; yapı kullanım izni için Burcu Köksal dönemine denk gelmiş projeler. Buna ek olarak 600-700 civarında ‘yapı ruhsatı’ alıp bina yapmayı bekleyen proje de bekliyor.”
“Sorun nerede, neden bekleniyor?” diye soruyorum.
Anlatmaya devam ediyorlar:
· Afyonkarahisar Belediyesi’nin bu konuda inisiyatif alamadığından bahsediyorlar.
· Yetkin personelin belediyede kalmadığından söz ediyorlar.
· Ruhsatlara bakan kişilerin sürekli değiştiğini söylüyorlar.
· Bu yüzden müteahhitlerin Afyon Belediyesi sınırlarında değil; Erkmen, Sülün, Salar gibi şehir merkezinin dibindeki belde belediyelerinin mücavir alanları içerisinde projelere başladığını anlatıyorlar.
SUS PUS OLAN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ BAŞKANLARI
“Sorun bu kadar büyükse çıkın konuşun” diyorum.
Konuşamayacaklarını çeşitli gerekçelerle anlatmaya çalışıyorlar.
“Yok mu sizin derneğiniz, odanız; biri açıklama yapsın” diyorum.
Canları daha çok sıkılıyor.
“Abi bizim üyesi olduğumuz derneklerin başkanlarının, ‘İktidar ile aramız kötü olmasın ama bunun yanında belediyeyle de kötü olmayalım’ derdindeler. O yüzden konuşan yok” diyorlar.
Haklılar.
Bizim ilimizde iş dünyasını temsil eden derneklere bakıyorum:
Afyonkarahisar Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği…
Kısa adıyla AFSİAD…
Başkanına bakıyorum, ne yapıyor diye…
Kandil ve bayram tebriki açıklaması yapmaktan öteye giden bir açıklamasını ben görmedim.
“Şu üyemizin, şu sektörümüzün şöyle bir problemi var” dediğini ben duymadım.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği…
Kısa adıyla MÜSİAD…
Başkanına bakıyorum…
Farklı bir durum göremiyorum.
Bugüne kadar iş dünyasının sorunlarıyla ilgili kamuoyuna yansıyan bir açıklamasını ben hatırlamıyorum.
“Siz o derneklerde neden varsınız; lüks otellerde üyelerinizle yemek yiyip, gelen gidenle fotoğraf çektirmek için mi o koltuklardasınız?” diyesim geliyor…
Susuyorum.
Bu şehrin pısırık ve korkak sivil toplum kuruluşları ve onların başkanlarını bir başka yazıda ele alırız.
Asıl konumuza dönelim.
BU AY ÇÖZÜLMEZSE 250 SEKTÖRÜ ETKİLEYECEK BUHRAN
İnşaat sektörü, doğrudan ve dolaylı olarak 250 sektörü etkileyen bir alan.
Sıvacısı, boyacısı, çimentocusu, kapıcısı, pencerecisi, perdecisi, mobilyacısı… Tam 250 sektör bu alandan ekmeğini kazanıyor.
Önümüz bahar.
İnşaat sektörünün hızlanacağı bir dönem.
Eğer bu kriz bu ay içinde aşılmazsa 250 sektör ekonomik bunalımın içine girecek.
Bu da Afyonkarahisar’ın tamamını etkileyecek.
SİYASİ ÇEKİŞME SORUNU KÖRDÜĞÜM HÂLİNE GETİRMİŞ
Soruyorum: Neden çıkmıyor bu ruhsatlar?
· Mehmet Zeybek döneminde bazı ruhsatların tek imzayla çıktığı, yetkin isimlerin tamamının imza atmadığı; bu yüzden bugünkü belediye yönetiminin buradaki sorumluluğu almak istemediği ve “İzin verelim mi, buralarda sorun var mı?” diyerek bakanlığa başvuru yaptığı söyleniyor.
· Yeni inşaat yapacaklar için ise zemin etüdü yapılacağı gerekçe gösteriliyor; bu yüzden bu alanda da işlerin uzadığını anlatıyor kaynağım.
· Bakanlığın belediyeye, “Bu alandaki sorumluluk yerel yönetimlerde; durumu belediye meclisinden karar alarak çözebilirsiniz” diyerek yanıt verdiğini söylüyor bir başka kaynağım.
MHP il yönetiminin bu konuda Afyon’un önünü açmak amacıyla devreye girdiğini, bakanlıkta bu anlamda heyet olarak görüşme yaptığını da öğrendim.
Ancak söylenenlerden anladığım kadarıyla iki siyasi grup çekişecek derken yine kaybeden Afyonkarahisar oluyor.
**
SEKTÖRÜN BEŞ TALEBİ
Konuyu toparlayalım.
Sektör temsilcileri bu anlamda bıkmış görünüyor.
Kendilerinin sesi olması gereken sivil toplum kuruluşlarının sesi pek çıkmadığı için—daha doğrusu çıkması gereken yerde çıkmadığı için—iş bu “deli”ye düştü.
Konunun muhataplarından ve sektör temsilcilerinin derlediğim beklenti listesini acizane ben iletmiş olayım:
· Yetkin ve donanımlı personel belediyenin ilgili birimlerinde görev alsın. Her müracaatta yeni başlayan, işi bilmeyen bir personelle muhatap olunmasın. Bu alanda istikrar sağlansın.
· Mehmet Zeybek döneminde ruhsatı verilmiş, şu anda tamamlanmış olan inşaatlar, projeye uygun yapıldıysa hemen “yapı kullanım” iznini alsın.
· Depreme uygun olmayan yapılar varsa; kolonu, kirişi, betonu, demir seviyesi yetersiz olan yapılara elbette izin verilmesin.
· Bu sorun ilk belediye meclisine taşınarak AK Parti, CHP ve MHP’li üyelerin desteğiyle, herkesin ortak imzasıyla çözülsün. Bundan sonra yeni ruhsat başvurusu yapacak olanların işi de yönetmeliklere uyularak kolaylaştırılsın.
· Afyonkarahisar’da iş yapacak, katma değer üreteceklerin önü tıkanmasın.
Talepler bu şekilde…
Benden iletmesi.
Yarın ESOB ve ATSO seçimleri üzerine konuşacağız.