Panik atak gerçek bir tehlike veya görünürde belirgin bir neden olmamasına rağmen beynin gerçek bir tehlike varmışçasına yanlış alarm sistemini devreye sokarak şiddetli fiziksel belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olan yoğun korku atağıdır. Panik atak anı çok korkutucudur, kişi kalp krizi geçirdiğini, aklını kaybedeceğini ya da öleceğini düşünebilir. Beraberinde eşlik eden terleme, titreme, çarpıntı, nefes darlığı, mide bulantısı, baş dönmesi gibi fiziksel belirtilerin varlığı danışana içinde bulunduğu tablonun oldukça karmaşık ve tehlikeli olduğunu düşündürür; bir Bilişsel Davranışçı terapistle psikoterapi seansında kaygının fizyolojisini ve bu belirtilerin yanlış alarm sisteminden kaynaklandığını konuşana dek.

Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatiksel Klavuzu DSM-5’e göre panik atak esnasındaki belirtiler şunlardır:

1. Çarpıntı, kalbin küt küt atması ya da kalp hızının artması

2. Terleme

3. Titreme ya da sarsılma

4. Soluğun daraldığı ya da boğuluyor gibi olma durumu

5. Soluğun tıkanması durumu

6. Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma

7. Bulantı ya da karın ağrısı

26 yıldır toplanan beyin görüntüleme verileri yapay zekayla NP Model'de 26 yıldır toplanan beyin görüntüleme verileri yapay zekayla NP Model'de

8. Baş dönmesi, ayakta duramama, sersemlik ya da bayılacak gibi olma durumu

9. Terleme, titreme, ürperme ya da ateş basması durumu

10. Uyuşmalar

11. Gerçekdışılık (kendinden kopma ya da yabancılaşma durumu)

12. Denetimi yitirme ya da çıldırma korkusu

13. Ölüm korkusu

Panik atakların seyrettiği durumlarda danışanımızla ilk seansta neler olduğunu konuşuruz. Danışanım ne zaman bırakırsa o zaman başlarım genelde konuşmaya. Kolay değildir senelerin birikmiş duygusunu birkaç cümleyle anlatmak. O anlatma hâli çok iyi gelir kişilere. Uzun süredir insanın kendisinden bile sakladığı duyguların açığa çıkması hem yorar hem rahatlatır. Psikoterapi yolculuğu bilimsel bir ekolle yapılandırılmış tekniklerden oluşsa da motamot ilerleyen bir süreç değildir. Seanslar boyunca bir yandan davranış deneği uygularken bir yandan danışanın stabilizasyonunu sağlamak için o haftanın nasıl geçtiğini de konuşuruz. Araya başka duygular başka konular giriyor gibi olsa da o parçalar hep bütünle bağlıdır. Bilişsel Davranışçı Terapi ortaya çıkan duygularımızın düşünce ve davranışlarımızla ilişkili olduğunu öğretir danışanımıza. Panik ataklardan bağımsız gibi görünen geçmiş yaşantı, sosyal ilişkiler, duygusal ilişkiler, stres yaşantıları konuşulurken “Ben neden bu şekilde kaygılı düşünüyorum?” un cevaplarını da buluruz danışanımızla birlikte.

Panik atakların nedenleri karmaşık ve çeşitli olabilir. Genellikle biyolojik, genetik, çevresel ve psikolojik faktörlerin bir kombinasyonu sonucunda ortaya çıkarlar. Genetik yatkınlık, aile geçmişi, stresli yaşam olayları, travmalar, anksiyete bozuklukları, madde kötüye kullanımı gibi faktörler panik atak riskini artırabilir. Ayrıca, beyindeki kimyasal dengesizlikler, özellikle serotonin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerin düzensizliği, panik atakların ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir. Ancak her panik atak için belirli bir neden bulunamayabilir ve her birey farklı tetikleyicilere sahip olabilir. Bazen sebep olarak 0-2 yaş dönemi bakım verenle bağlanma örüntüsündeki bozukluk olduğunu fark ederiz. Ona göre bir müdahale planı çizeriz. 

Seanslarımızda panik atak neticesinde ortaya çıkan fiziksel belirtilerin, beynin birtakım aslında tehlikeli olmayan şeyleri tehlikeli gibi görmesiyle alarm sistemini yanlış aktive etmesi sonucunda ortaya çıkan durumlar olduğunu konuşuruz. Karanlık bir ormanda tek başımıza yürürken her an yırtıcı bir hayvan çıkabilir korkusuyla verilen içgüdüsel tepkiler olduğunu anlatırız. Savaş/kaç tepkisi sonucunda vücudumuzdaki önemli yoğunlukta kanın bacak ve kollara gitmesi sonucu panik atak esnasında kollar ve bacaklarda titreme, terleme gibi fizyolojik belirtilere sebep olduğunu konuşuruz.

Savaş kaç durumunda kalbin ve akciğerin daha çok çalışması lazım geldiği için kalp çarpıntısı ve hızlı nefes alıp vermenin yaşandığından bahsederiz. Tıpkı tehlikeli bir hayvanla karşılaştığımızda yani gerçek bir tehlike ile karşılaştığımızda beynimizden giden tehlike sinyaliyle vücudumuzun kendisini savaş ya da kaç ‘a hazırlaması sonucunda oluşan fiziksel belirtiler olduğunu konuşuruz.

Psikoeğitim, davranış deneyleri, otomatik düşünceleri inceleme, kaçınma ve güvenlik sağlayıcı davranışların değişimi gibi pek çok konu ile çalışırız ve Bilişsel Davranışçı Terapi ile kısa zamanda etkili sonuçlar alırız. Panik atak protokolü 12 seans olsa da danışanın terapiye ne zaman başvurduğundan, kişilik örüntülerine; duygusal aile mirasından, beynin işleyişine kadar pek çok farklı değişken, psikoterapi sürecinin daha kısa ya da daha uzun sürmesine neden olabilmektedir. Her psikolojik problem için aynı şeyi söyleyemem fakat panik atak için alınan 1 seansın bile etkisi vardır. 1 seansta çözülür demiyorum :) Sadece o kadarın bile hiç terapi almamaktan daha farkındalıklı olabileceğini söylemek istiyorum. Psikiyatri hekimi tarafından reçete edilen ilaçların tek başına kullanımı ile hastalıktaki iyileşme oranı %25 iken, psikoterapi ile ilaç kombinasyonunun %85 üzeri etkililiği ispatlanmıştır. İyi bir psikoterapi seansı danışanın psikolojik problemlerinin çözülmesini sağlayarak yaşam kalitesinin artmasına yardımcı olmaktadır.

Okuduğunuz için teşekkür eder, herkese sağlıklı ve güzel günler dilerim. 

Editör: Nail Azbay