UEFA Uluslar ligine Trabzon’da Rusya maçıyla başlamıştık. Çok iyi oynamadığımız o maçı  kolay bir şekilde kaybetmiştik. Dün İsveç gibi bir Baltık deplasmanında geriden gelip kazanmayı bildik. Formsuz oyunculardan vazgeçildiğinde  neler olduğunu gördük. Lucescu taktik olarak olmasa da teknik olarak değişikliğe gidince; ortaya basan topu saklayan oyun üstünlüğünü elinde tutan bir takım tablosunu sundu. Eleştirilerden öyle etkilenmiş olacak ki Hasan Ali ve Şener’den vazgeçti. Çünkü onlar kendi takımında bile tartışılan, yedeği olmayan ve bu şekilde vazgeçilmez oyuncular haline gelmişlerdi. Keza sakat diye son anda çağırılmayacakken milli takımın kadrosunda kendine yer bulan Ömer Bayram bize adeta nefes aldırttı. Yıllardır özlediğimiz beklenen aranan ihtiyaç duyulan bir oyuncumuz mudur bu gibi sözler düşünceler için erken. Lakin sol kanatta fark yarattığı kesin.  Gelelim bir başka mevkie. Sağ kanadımız geçen sene İstanbulspor’dan Lille transfer olan Mehmet Zeki Çelik’e emanetti. Oyuncunun basit hataları olsada gelişiyor olduğunu inkar etmek büyük haksızlık olur. Kanatlarımız kategori olarak yetiştikçe ve oyun bilgisini geliştirdikçe rakibin üzerine baskı kurmamız her mevkie ekonomik anlamda fayda sağlayacaktır…

OĞUZHAN DESTANI

Beşiktaşta sürekli tartışılan, yerine arayış içinde olan bir oyuncumuz vardı. Maestro kimliğinden uzaklaşmış pas yüzdesi giderek azalmış düşüş içinde olan bir Oğuzhan… fakat verkaçları ara topları yada o en iyi yaptığı işleri yapınca izlemesi en keyifli oyuncu oluveriyor bir anda. Ben buradayım dedirtti ekran başındaki izleyenlere. Belki de basit olanı yapamaması aşırı baskı altında kalması  kulübünün ondan  oyun anlamında  farklı istekler içinde olması istemediğimiz bir Oğuzhan profili oluşturmuştur kim bilir. Hücum oyununda koridorlardaki pas geçişlerini ayarlayan kilit rolündeki görevini uyguladığında tam bir makineye dönüşüyor…

AKBABA RESİTALİ

Alanyaspor’ dan sancılı bir transfer süreci yaşayan ve sonucunda istediğini alan Emre Akbaba oyuna girer girmez farkını ortaya koydu. 62. Dakika öyle bir yetenek için çok geç bir süre çok geç bir zaman dilimi. Daha çok çalışırsa vazgeçilmez asil bir 11 oyuncusu olması kaçınılmaz olacaktır. Son yıllarda yetişen en yetenekli 10 numara mevki oyuncusu sözünü bizlere söyletecekmiş gibi gözüküyor. Belki bir Alex yada Hagı değil ama onlar kadar adından sıkça söz ettirecekmiş gibi olması bizleri heyecanlandırmaya yetiyor.

MORAL KAZANDIK

Genel olarak konuşmak gerekirse Lucescu’nun bahaneleri ve çelişkileri bile bu takımın iyi oynamasını engelleyemeyecektir. Çünkü kendi yaş kategorilerinde en iyisi olan bu ekip rüştünü ispat edeli çok oldu. Eski alışkanlıklardan uzak modern futbol oynayan gerçek bir milli takım hüviyeti göreceğiz. Kazanırlar kaybederler orası tartışılır yalnız mücadele konusunda kimsede şüphe bırakmadıklarını söyleyebilirim. İsim saymadan oynayanı oynamayanıyla bu güzel jenerasyon daha iyi işlere imza atacaktır. Yeter ki geçmişte yapılan kavgalar ve ego savaşları olmasın.

 Ülkemizin zor günler geçirdiği bu zamanlarda verdikleri moral çok önemliydi. Her şeyden öte bunun için ne kadar sevinsek azdır. 14 Ekimde Rusya ile deplasmanda önemli bir maça çıkacağız. Trabzon’daki mağlubiyetin rövanşını alırsak bizim için her şey daha çok anlamlı hale gelecek. Dünya kupasında Rusya’ya gitmedik ama Moskova’daki bir galibiyet bize dünya kupası kazanmış kadar mutlu edecektir.

YABANCI SORUNUNA YABANCIYIZ

Son günlerde sıkı bir pazarlık noktasına gelen 14 yabancı kuralı konusu raftan indirilip tekrar gündeme taşındı. Federasyonun ikide bir kural değiştirmesi ve bu yönde çalışma yapması keyif kaçırıyor. Sezon biterken açıklama yapılması faydalı olur. Çünkü 18 takım transfer planlamasını ona göre yapmalıdır ki kadroda oyuncu sıkıntısı yaşanmasın. +2, -3ler tribündekiler veya yedek kulübesindekiler gibi gitgide uzayacak olan bu tartışma konusu futbol gündemindeki yerini bırakmayacak gibi gözüküyor. Altyapıların yeterli desteği alamaması ve kaliteli oyuncu çıkmaması bu sorunlara çanak tutar. Mevcut torpil düzeninin değişmesi kendi özümüze değer vermemizle başlar. Unutmayalım ki nice yetenekler kayboldu gitti gitmekte. Biz gerekli donanımı sağlayalım şartları oluşturalım sistemi kuralım Cengiz Ünder’lerin sayısı sayamayacağımız kadar çok olacaktır . Kim bilir belki o zaman yabancı transfere bile gerek kalmaz ne dersiniz dostlar ! Sevgi ve Saygılarımla hoşçakalın…