Gazeteci Nail Azbay, "Afyon’da “zart” diye başlayan “zurt” diye biten olay" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...

Afyonkarahisar yaklaşık bir haftadır Bilgi Evleri’ndeki Kur’an Kursu alanlarının kreşe dönüşmesini tartıştı.

Belediye önce “kreş için yoğun talep var” diye kendisini anlatmaya çalıştı.

İktidar “Kur’an Kursları kapanıyor” diye ortalığı ayağa kaldırdı.

“Zart” diye gündemimize giren bu olay “zurt” diyerek dün itibarıyla kapanıverdi.

ZART-ZURT ARASINDA GEÇEN BİR HAFTA

Bir anda ortalık karıştı. Saman alevi gibi parladı, bir anda söndü.

Valilik’ten biz gazetecilere telefon geldi, “Şuradaki Bilgi Evi’nde açıklama olacak, hemen birini gönderebilir misin?” denildi.

Arkadaşlarımız işi gücü bırakıp koşturdu, vardığımızda bir de ne görelim… Biz vardığımızda basın toplantısı bitmiş bile.

Meğer çoğu basın kuruluşu çoktan haberdar edilmiş. Bizim çağrılıp çağrılmamamız konusunda “zart mı yapsak, zurt mu yapsak” diye kararsız kalmışlar herhalde.

Ama neyse… O kısmı önemli değil. Önemli olan meselenin çözülmesiydi. Biz zaten bu tür garipliklere 7 yıldır alıştık.

GARİP TOPLANTI SONRASI YAPILAN AÇIKLAMA

Dedim ya sürecin en başı da en sonu da bir hayli garipti…

Bu “garip” toplantıdan sonra Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ve Belediye Başkan Yardımcısı Cem Kasapoğlu’nun açıklamalarından öğrendik ki mevcut Bilgi Evleri faaliyetlerine aynen devam edecekmiş.

– Hatta uzun süreli kullanım için de belediye ve müftülük arasında protokol yapılacakmış.

– Belediye, kreş ve gündüz bakım evi ihtiyaçlarını Bülent Ecevit Millet Bahçesi’nin içerisinde bulunan alanda ve Yumlu Sosyal Tesisleri içerisinde karşılayacakmış.

Hayırlı olsun.

Zart diye ortaya çıkan ve bir haftadır “din elden gidiyor” açıklamalarına maruz kaldıktan sonra “zurt” diye meselenin ortadan kalkması biraz bizleri şaşırtsa da sevinmeden geçemiyoruz.

Keşke tüm meselelerimizi böyle zart-zurt aralığında çözebilsek!

ZART DİYE GÖNDERİLEN “BİLGİ EVİNİ BOŞALTIN” YAZISININ HİKÂYESİ

Bu meselenin neticesi kadar ortaya çıkışı da bir hayli garip.

Belediye Başkan Yardımcısı Eylem Ayar, Başkan Burcu Köksal’ın odasına girer.

Der ki: “Çok fazla kreş talebi alıyoruz, 8 Bilgi Evimizden 3’ünü kreş yapalım, geri kalan 5’inde eğitimler aynen devam etsin.”

Aslında Eylem Hanım burada haklıdır.

Mart ayında hizmete giren ve çocuk başı 7.500 TL gibi bir bedel ile hizmet veren Zaferin Çocukları Gündüz Bakımevi’ne gelen taleplerden bu alana olan ilgi ortadadır.

Piyasada özel bakıcıların 22-25 bin TL’den hizmet verdiği düşünülürse, belediyenin bu alanda bu tür hizmetlerle vatandaşın yanında olması hayatidir.

Burcu Hanım, yardımcısına inanır ve “tamam” diyerek “olur” verir.

Fakat bir gariplik vardır.

Bu belirlenen 3 Bilgi Evi’nin 2’sinde sıbyan eğitimi veriliyordur.

Diğerlerinde böyle bir eğitim içeriği yoktur.

Burcu Hanım’a bu bilgi aktarılmaz.

Diğer Bilgi Evleri “olduğu gibi faaliyetlerine devam edecek” denilip geçilir.

Eylem Ayar imzası ile zart diye müftülüğe gönderilen “Bilgi Evi’ni boşaltın” yazısı “zurt” diye ortalığı karıştırır.

Burcu Hanım, Belediye Başkanı seçildiği ilk günlerde bu binaları cemaatlerden alıp müftülüğe vermişti.

Dini konularla meselesi olsa o gün bu binaları alıp neden müftülüğe versin?

Bu soruyu sormadan edemiyor insan.

ŞİMDİ KARAR VAKTİ

Başkan Yardımcısı Eylem Hanım için karar vakti geldi.

Kendisinin dün itibariyle belediyeden bir aylığına “izne” ayrıldığını öğrendim.

Benim ve belediye içindeki tahminlere göre kendisi bir daha geri dön(e)meyecek!

Burcu Hanım’ın bu hadise ile kendi A takımına neşter vurmaya hazırlandığı yönünde duyumlar alıyorum.

İzleyip göreceğiz.

Velhasıl...

Zart diye başlayan, zurt diye biten bu hikâyeden geriye, ders alınacak bolca gariplik kaldı.

**

Not: Buradaki “zart-zurt” ifadem, dini hassasiyetle değil, gündemin aniden alevlenip aniden sönmesiyle ilgilidir.