Yaklaşık 2 metre yüksekliğindeki dikdörtgen prizma şeklindeki stel, üç yüzeyinde Luvi hiyeroglifleri ve kabartma figürlerle dikkat çekiyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bora Uysal, eserin Tohma Çayı kıyısındaki İspekçir köyü yakınlarında bulunduğunu ve adını da buradan aldığını belirtti.
Tanrılaştırılan atalara saygı
Uysal, stelin üzerinde tasvir edilen figürlerden ilkinin, Karkamış Krallığı'nın önemli isimlerinden 1. Arnuvantis, ikincisinin eşi, üçüncüsünün ise torunu 2. Arnuvantis olduğunu ifade etti:
"Hitit inancında, kraliyet ailesinden ölenler tanrı kabul edilir. Steli yaptıran 2. Arnuvantis, hayattayken tanrı kabul edilen dedesi ve büyükannesine bir sıvı sunarken tasvir edilmiş."
Karkamış Krallığı'nın etkisi Malatya’ya uzanıyor
Hititlerin MÖ 1200’lerde yıkılmasının ardından Hitit geleneğini sürdüren küçük şehir devletlerinin ortaya çıktığını anlatan Uysal, Malatya’nın da Karkamış’ın egemenlik alanında yer aldığını kaydetti. 2. Arnuvantis’in, büyük kral Kuzi Teşub’un soyundan geldiğini ve Malatya’ya küçük kral olarak atandığını dile getirdi.
Dört kuşağın izleri bir stelin üzerinde
Stelde anlatılanlar yalnızca bir kralın zaferi değil, aynı zamanda dört kuşağa yayılan bir kraliyet zincirinin devamlılığınıda ortaya koyuyor. Uysal, "Buradaki figürler Karkamış kraliyet ailesinin Anadolu’daki son temsilcileri. Stel, tarihî ve inançsal açıdan çok değerli bir belge" dedi.
İspekçir steli, yalnızca bir arkeolojik eser değil; Hitit sonrası Anadolu’da kurulan yönetim yapılarının, inanç sisteminin ve kraliyet ailelerinin izlerini taşıyan nadir belgelerden biri olarak değerlendiriliyor.





