Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, 8. Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali’nde katılımcılara hitap etti.

Bir şehri tanımanın en güzel yollarından birinin o şehrin sofrasına oturmak olduğunu ifade eden Vali Aktaş, Afyonkarahisar mutfağının arkasında yüzyıllara dayanan önemli bir kültürel birikim bulunduğunu söyledi.

“Bir şehri tanımanın en güzel yolu sofrasına oturmaktır”

Aktaş, konuşmasında gastronominin şehir kültüründeki yerini şu sözlerle anlattı:

“Bir şehri tanımanın pek çok yolu vardır. Bazen tarihine bakar, sokaklarında yürür, eserlerini görür, insanlarını dinlersiniz. Bazen de o şehri tanımanın en güzel yolu olarak sofrasına oturursunuz.”

Bir şehrin sofrasında yalnızca yemeklerin değil, o toprakların bereketinin, üretim biçiminin, geleneklerinin ve geçmişten bugüne taşınan kültürel birikiminin de görülebileceğini ifade eden Aktaş, Afyonkarahisar’ın bu açıdan son derece zengin bir hafızaya sahip olduğunu belirtti.

“Mutfağımızın arkasında çiftçimizin emeği var”

Yöresel ürünlerin Afyonkarahisar’ın üretim kültürünün önemli bir parçası olduğuna işaret eden Aktaş, “Yüzyıllar içerisinde şekillenen mutfağımızın arkasında çiftçimizin emeği, ustalarımızın mahareti ve ailelerimizin kuşaktan kuşağa aktardığı büyük bir tecrübe vardır” dedi.

Afyon’da 80 kişiye iş fırsatı: Başvurular 5 Ekim’de başlıyor
Afyon’da 80 kişiye iş fırsatı: Başvurular 5 Ekim’de başlıyor
İçeriği Görüntüle

“Gastronomiyi yalnızca mutfak ve sofra olarak görmemeliyiz”

Kültürel ve ekonomik sürdürülebilirliğin artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Vali Aktaş, gastronominin şehir ekonomisine etkisine dikkat çekti.

Aktaş şöyle konuştu:

“Gastronomiyi yalnızca mutfakta başlayan ve sofrada biten bir alan olarak görmemeliyiz. Gastronomi tarladan pazara, üreticiden esnafa, mutfaktan turizme uzanan büyük bir değer zinciridir.”

Yöresel bir ürünün yaşamasının, o ürünü yetiştiren çiftçinin üretmeye devam etmesi anlamına geldiğini ifade eden Aktaş, geleneksel yemeklerin geleceğe taşınmasının da ustaların bilgi ve tecrübelerinin yeni nesillere aktarılmasıyla mümkün olduğunu söyledi.

Emine Erdoğan himayesindeki Anadolu’dakiler projesine dikkat çekti

Vali Aktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde hayata geçirilen Anadolu’dakiler Projesine de değindi.

Projenin Anadolu’nun “bereket, birikim ve becerisini” yeniden keşfetmeyi esas aldığını belirten Aktaş, yerel ürünlerin yalnızca geçmişten kalan bir miras olarak değil; üretim, istihdam, girişimcilik ve kalkınmaya katkı sağlayacak değerler olarak ele alınmasının önemine vurgu yaptı.

“Kendi hikâyesini anlatabilen şehirler birkaç adım öne çıkıyor”

Dünyada şehirler arasındaki rekabetin değiştiğini ifade eden Vali Aktaş, şunları söyledi:

“Bugün dünyada şehirler artık yalnızca sahip oldukları tarihi eserlerle veya doğal güzelliklerle yarışmıyor. Kendi hikâyesini anlatabilen, farklılığını ortaya koyabilen ve yerel değerlerini evrensel bir dille sunabilen şehirler birkaç adım öne çıkıyor.”

Afyonkarahisar’ın gastronomi alanında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda bulunmasının önemli bir imkân sağladığını kaydeden Aktaş, bunun aynı zamanda kente büyük bir sorumluluk yüklediğini dile getirdi.

“Hedefimiz mutfağımızı ekonomik değere dönüştürmek”

Afyonkarahisar mutfağına ilişkin hedeflerini de açıklayan Vali Aktaş, şu ifadeleri kullandı:

“Bizim hedefimiz şehrimizin mutfağını yalnızca korumak değil; onu geliştirmek, tanıtmak, ekonomik değere dönüştürmek ve kent kimliğinin bir parçası haline getirmektir.”

Aktaş, Afyonkarahisar’a gelen ziyaretçilerin kenti tarihi, termali, doğası ve mutfağıyla birlikte keşfedilecek bir destinasyon olarak görmesini arzu ettiklerini belirtti.

Vali Aktaş konuşmasının sonunda GastroAfyon’un hazırlanmasında emeği bulunan kurum ve kuruluşlara, üreticilere, esnafa, şeflere, akademisyenlere, sektör temsilcilerine ve katılımcılara teşekkür etti.

Muhabir: Yunus Üstündağ