“Bayrak Harekatı” kod adıyla hazırlanan darbe planı, yaklaşık dört ay süren gizli çalışmaların ardından uygulamaya konuldu.

Planın ilk teşebbüsü 11 Temmuz 1980’de ordu komutanlarına verilen harekat emriyle yapıldı. Ancak dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in güvenoyu almasının ardından bu girişim ertelendi.

12 Eylül 1980’e gelindiğinde ise plan sabaha karşı hayata geçirildi.

Türkiye 12 Eylül sabahına darbeyle uyandı

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’in radyodan okuduğu bildiriyle Türkiye’de yeni bir dönem başladı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun’dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi, yönetimi ele aldı.

6Aa5049C03218617 W1200Xh773

Anayasa yürürlükten kaldırıldı, TBMM lağvedildi

Darbeyle birlikte Anayasa yürürlükten kaldırıldı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lağvedildi.

Ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildi. Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki dernekler kapatıldı.

Siyasi partilerin faaliyetleri durdurulurken Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit Hamzakoy’a, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş ise Uzunada’ya sürgüne gönderildi ve siyasi yasak getirildi.

İdam kararları hafızalara kazındı

Darbe sonrasında kurulan mahkemelerde yüzlerce kişi idam talebiyle yargılandı.

9 Ekim 1980’de sol görüşlü Necdet Adalı ile ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi.

Darbe öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen 17 yaşındaki Erdal Eren hakkında da idam cezası verildi.

Eren hakkındaki idam hükmü Yargıtay tarafından iki kez iptal edilmesine rağmen Milli Güvenlik Konseyince onaylandı. Yaşı büyütülen Eren, 13 Aralık 1980’de Ankara Ulucanlar Cezaevi’nde idam edildi.

“Asmayalım da besleyelim mi?”

Kenan Evren’in Erdal Eren için kullandığı “Asmayalım da besleyelim mi?” sözü, 12 Eylül döneminin hafızalarda kalan ifadelerinden biri oldu.

Darbe döneminde 650 bin kişi gözaltına alındı. 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi hakkında idam talebinde bulunuldu.

6Aa505510B258680 W720Xh381

517 kişiye ölüm cezası

12 Eylül döneminde 517 kişi ölüm cezasına çarptırıldı, 50 kişinin idam kararı infaz edildi.

Onlarca gazeteci hakkında binlerce yıla ulaşan hapis cezaları istendi. 14 bin kişi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılırken, 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu iddiasıyla işinden edildi.

Yaklaşık 4 bin öğretmenin ve çok sayıda üniversite görevlisinin işine son verildi.

Kültür ve sanat hayatı da uygulamalardan etkilendi. Yaklaşık bin film, sakıncalı bulunduğu gerekçesiyle yasaklandı.

6Aa5048661380457 W1200Xh797

Türk Lirası bir gecede yüzde 100 değer kaybetti

12 Eylül darbesinin etkileri siyasi hayatla sınırlı kalmadı; toplumsal ve anayasal yapı da değişti.

Darbe koşullarında Türk Lirası bir gecede yüzde 100 değer kaybetti.

Darbeci generallerin belirlediği danışma meclisinin hazırladığı Anayasa, 1982’de gerçekleştirilen “güdümlü” referandumda yüzde 92 “evet” oyu aldı.

Darbe rejimi kurumsallaştı

Evren ve diğer darbeciler, Anayasa’ya ekledikleri “geçici 15. madde” ile ömür boyu dokunulmazlık hakkı elde ederek olası bir yargılamaya karşı önlem aldı.

Bu dokunulmazlık, 12 Eylül 2010’da gerçekleştirilen referandumla kaldırıldı.

Referandumun hemen ardından Türkiye’nin farklı bölgelerinden darbeciler ve onların talimatlarını uygulayanlar hakkında suç duyuruları yapıldı.

6Aa504961E961974 W1200Xh891

Evren ve Şahinkaya hakkında soruşturma açıldı

Bu gelişmelerin ardından o dönemde hayatta olan Milli Güvenlik Konseyi üyelerinden Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

İki isim hakkında hazırlanan iddianame, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince 10 Ocak 2012’de kabul edildi.

Evren ve Şahinkaya, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı tamamen veya kısmen değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya ve anayasa ile teşekkül etmiş olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engel olmaya cebren teşebbüs etmek” ile suçlandı.

Suçlamaları kabul etmediler

Sağlık gerekçesiyle duruşmalara katılmayan Evren ve Şahinkaya, video konferans yoluyla yaptıkları savunmalarda suçlamaları reddetti. Kurucu iktidar olduklarını ve mevcut mahkemelerin kendilerini yargılayamayacağını öne sürdüler.

Yargılama devam ederken Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi yasayla kapatıldı ve dava dosyası Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine devredildi.

Müebbet hapis cezası verildi

Mahkeme, 18 Haziran 2014’te Evren ve Şahinkaya’yı, 1979’da verdikleri muhtırayla “Anayasa ve TBMM’yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs”, 1980’deki darbeyle ise “Anayasa’yı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM’yi ıskat ve cebren men” suçunu işledikleri gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme takdiri indirim uygulayarak cezayı müebbet hapse çevirdi. Ayrıca iki darbecinin rütbelerinin sökülmesine karar verildi.

Evren ve Şahinkaya hayatını kaybetti

Kararın sanık avukatları tarafından temyiz edilmesinin ardından dosya Yargıtay’a taşındı.

Dosya Yargıtay’dayken Kenan Evren 9 Mayıs 2015’te 98 yaşında, Tahsin Şahinkaya ise 9 Temmuz 2015’te 90 yaşında hayatını kaybetti.

6Aa5056425D79238 W1200Xh900

Evciler’de ekipler sahaya indi: Hayvancılık işletmeleri kontrol edildi
Evciler’de ekipler sahaya indi: Hayvancılık işletmeleri kontrol edildi
İçeriği Görüntüle

Davanın düşürülmesine karar verildi

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, temyiz incelemesinde sanıkların hayatlarını kaybetmeleri nedeniyle davanın düşürülmesine hükmetti.

Dosyayı yeniden ele alan ilk derece mahkemesi karara uyarak düşme kararı verdi. Dosya yeniden ceza dairesine gönderildi ancak daire bu kez yerel mahkemenin kararını usul yönünden bozdu.

Bozma kararında, yerel mahkemenin gerekçesinde lehe olan kanunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri olduğunun belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu belirtildi.

Kamu davası ortadan kaldırıldı

Bozma kararına uyan mahkeme, Evren ve Şahinkaya hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verdi.

Mahkeme ayrıca Evren ve Şahinkaya’nın mal varlıklarına el konulmasına ve rütbelerinin geri alınmasına yer olmadığına hükmetti.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi de Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya hakkında ölüm nedeniyle davanın düşmesi, mal varlıklarına el konulmaması ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nden çıkarılarak rütbelerinin geri alınmasına yer olmadığı yönündeki kararları onadı.

Muhabir: Yunus Üstündağ