TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Zafer Haftası Etkinlikleri kapsamında Afyonkarahisar’a geldi.

Afyonkarahisar Sivil Toplum Buluşması’na katılan Kurtulmuş burada yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

"Terörsüz bölge meselesiyle dağılan parçalarımızı bir araya getiriyoruz"

“Bu açılan kapıdaki yol, bir asır evvel emperyalistlerin ters çevirdiği, ters yüz ettiği bizim kaderimizle ilgili yeni bir yoldur. Bu bölgenin halklarını sınırlarla böldüler, yetmedi.

İnsanları etnik kimlikleri üzerinden düşman yapmaya çalıştılar. Mezhebi kimlikleri üzerinden düşman yapmaya çalıştılar. Dini kimlikleri üzerinden düşman yapmaya çalıştılar.

Biz buna karşı çıkıyoruz. Ve diyoruz ki bu bölgenin, sadece Türkiye’nin değil, bu bölgenin Sünnileri de, Şiileri de, Türkmenleri de, Türkleri de, Arapları da, Kürtleri de, Acemleri de, bütün etnik unsurları, Müslümanları da, gayrimüslimleri de, hepsi aynı medeniyetin parçalarıdır. Biz şimdi terörsüz Türkiye meselesiyle, terörsüz bölge meselesiyle dağılan parçalarımızı bir araya getiriyoruz.

TBMM Başkanı Kurtulmuş Başkan Burcu Köksal’ı ziyaret etti
TBMM Başkanı Kurtulmuş Başkan Burcu Köksal’ı ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

Dağıttıkları parçalarımızı toparlıyoruz ve Allah’ın izniyle bir araya getiriyoruz. Bundan zerre miktar şüphemiz yoktur. Bu yolda devam edeceğiz."

"On yılda gelinen noktaya Türkiye iki yılda gelmiştir"

"Uluslararası ve bölgesel gelişmelerin bizim karşımıza çıkardığı her fırsatı en iyi şekilde değerlendireceğiz. Her zorluğu da aşarak yolumuza devam edeceğiz. Çünkü devlet tecrübesi olarak, bunun da altını çizeyim.

Bu coğrafyada bizden daha tecrübeli bir başka millet yoktur. Onun için ne diyoruz? Devlet aklı yetmez. Böyle zor meselelerde devlet aklı, muhteşem bir devlet aklı artı millet vicdanı.

Terörsüz Türkiye’de devlet aklıyla milletin vicdanı, milletin irfanı buluşmuştur ve ortaya fevkalade önemli bir sonuç çıkmıştır. Daha da çıkacak inşallah. Şunu da temiz, bu konuyu iyi çalışmış birisi olarak söylüyorum.

Dünyadaki bu terör örgütleriyle yapılan müzakere süreçlerinde, mesela İrlanda’da, efendim Endonezya’da, Latin Amerika’daki vakalarda sekiz yılda, on yılda gelinen noktaya Türkiye iki yılda gelmiştir. Hatta bir yılda gelmiştir. Bu büyük bir başarıdır.

Devam etmesini Cenabı Allah’tan diliyoruz ve inşallah hep beraber sizlerin gayretleriyle bu yolda devam edeceğiz."

"Türkiye bundan evvel olduğu gibi terörle mücadele etmeyi gayet bilir"

"Müsaade ederseniz çıkarılan yasayla ilgili de birkaç tane hususu paylaşmak istiyorum. Sorularınızın arasında, gelen sorular arasında da var.

Efendim, ya terör örgütü silah bırakmazsa? Öyle ya, ya bırakmazsa? Bu yasada üç tane sigortası vardır. Bırakmazsa kendileri bilir. Bırakmazsa Türkiye bundan evvel olduğu gibi terörle mücadele etmeyi gayet bilir.

Ama terör örgütü yok ki ben silahı bıraktım ve bundan sonra silahsız bir dönem bekliyor. Üç tane sigorta vardır yasanın içinde. Ben yasayı onlarca kere hazırlık safhasında da okumuş birisi olarak, her bir satırını, her bir kelimesini arkadaşlarla müzakere edilerek getirilmiş bir süreç olarak şunu söyleyeyim: Hiçbir şehit ailesinin, hiçbir gazimizin hakkını, hukukunu rencide edecek herhangi bir söz, bırakın cümleyi, bir kelime bile yoktur.

Devletin varlığını, birliğini, üniter devlet yapımızda tehlikeye atacak bir tek kelime yoktur. Tam tersine bütün bunları garanti altına almak için, yani örgütün silah bırakmasının temin edilmesi şartıyla bu sürecin devam ettirilmesi için üç tane önemli sigorta konulmuştur. Birincisi, yasanın birinci maddesinde yer alan, kritik eşik diyerek raporumuzda da tanımladığımız, örgütün bütün şubeleriyle birlikte silahlarını bıraktığı ve örgütsel faaliyetlerini sonlandırdığının devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyidi üzerine Milli Güvenlik Kurulunca alınacak bir kararla örgütün kendisini feshettiği ortaya konulacaktır."

"Örgütün mış gibi yapma ihtimali yoktur"

"Örgütün mış gibi yapma ihtimali yoktur. Kritik eşik. Bunu aşamazsan bu birinci sigorta.

Devam etmiyor. Kaldı ki bu birinci sigortadan sonra geçtiğimiz gün Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında toplanan takip ve izleme kurulu bu süreci yürütme adına takip edecek. Hakikaten sahada hangi gelişmeler oluyor? Bunları raporlayacak.

Bu raporları tartışacak. Gerçekten söylenen şeyler yapılıyor mu? Yapılmıyor mu? Bunları tespit ve teyit edecek ve bunları da raporlayacak. O kurulda kim var? Cumhurbaşkanı Yardımcısı var.

Milli Savunma Bakanı var. İçişleri Bakanı var. Dışişleri Bakanı var.

Adalet Bakanı var. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı var. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri var ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri var.

Yani terörle mücadele adına ülkemizde devlet adına en yetkili üst makamlar kimse onların hepsi kurulda var. Ve onlar da gözünü dört açarak millet adına bu süreci takip edecek ve raporlayacak. Allah aşkına, böyle bir kuruldan herhangi bir konunun sekmesi, herhangi bir şeyin atlanması mümkün müdür? Devlet bütün birimleriyle ciddi bir koordinasyon içerisinde bu süreci yürütecektir.

Üçüncü bir sigorta ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Aynı şekilde bu sürecin yürütmedeki kurulun karşılığı olarak önümüzdeki Ekim ayıyla birlikte Meclisin açılmasıyla birlikte Mecliste de bir komisyon kurulacak, bütün siyasi partilerin katılımıyla sağlanacak bu komisyonda da sürecin işleyişiyle ilgili konu takip ve kontrol edilecektir. Yani herhangi bir şekilde sürecin aksaması, aksatılması ya da mış gibi yapılmasının imkânı ve ihtimali yoktur."

"Çok kısa bir süre içerisinde silahlar tamamıyla teslim edilecek"

"Dolayısıyla bu sağlandıktan sonra da ümit ediyoruz ki çok kısa bir süre içerisinde silahlar tamamıyla teslim edilecek ve örgüt daha evvel yirmi yedi Nisan’da, iki kere iki yirmi yedi Nisan’da yaptığı açıklamanın gereğini yerine getirerek tamamıyla kendisini feshedecek ve artık Türkiye’nin elli yılını işgal eden PKK ve türevlerinden oluşan bir terör meselesi Türkiye’nin gündeminde olmayacaktır. Değerli arkadaşlar, ayrıca bir başka önemli konu da örgütün üst düzey yöneticileri ve özellikle öldürme, bombalama vesaire gibi ağır suçlara karışmış olanlar bu yasanın kapsamının dışındadır. Dolayısıyla onların da bundan istifade etmesi bu yasa kapsamında mümkün değildir.

Şunu söylemek istiyorum. Bu yasa hazırlarken bu sürecin içerisinde olan herkes çok büyük bir hassasiyetle bu işe girmiştir. Bu yasaya evet diyen siyasi partilerimizin yöneticileri başta olmak üzere.

Bütün bu siyasi kadrolar, her birisi büyük bir hassasiyetle kılı kırk yararak bu yasanın en ufak bir şekilde aksamı aksamı mahal vermeyecek şekilde uygulanması için büyük bir titizlikle çalışmışlardır. Şimdi bundan sonrası uygulamaya kalıyor.”

"Suriye'de gerçekleşen entegrasyon inşallah tam manasıyla sağlanacaktır"

Suriye’de, terör örgütü uzantısı SDG’nin kendisini lav etmesi konusuna da değinen Kurtulmuş, "Açık söyleyeyim, eğer Suriye'de bütünleşme sürecinde bazı aksamalar olsaydı, bazı şekillerde orada kendileri arasında savaş devam etseydi, bunun Türkiye'deki iklime de fevkalade olumsuz tesirleri olabilirdi. Dün Suriye'de SDG'nin başkanının ‘Suriye'deki entegrasyon olumlu bir şekilde nihayete ermiş ve SDG bir örgüt olarak varlığını yok etmiş, kendisini feshetmiştir’ açıklaması bizim için önemlidir, tarihidir ve değerli bir açıklamadır. İnşallah bu açıklamayla birlikte işin devamı gelecek, beklediğimizden daha süratli bir şekilde Suriye'de gerçekleşen entegrasyon inşallah tam manasıyla sağlanacaktır. Zaten böyle olduğu için, Suriye'de etnik ve mezhebi farklılıkların aynı devlet yapısı altında bütünleşmesi sürecinde olumlu adımlar atıldığı için bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde Suriye'nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılması da temin edilmiştir. Bu da Suriye'nin, kardeş Suriye halkının yeni bir devlet otoritesi altında devlet yapısını güçlendireceğinin açık işaretlerinden birisidir" dedi.

"İran'ın kuzeyinde de PEJAK, Allah'ın izniyle bundan sonra etkili bir örgüt olarak var olmayacaktır"

Bir başka terör örgütü PEJAK’ın da, İran’da etkinliğini yitirdiği yönündeki söylemlerle ilgili de konuşan Kurtulmuş, "Bir başka önemli bölgesel gelişme de İran'ın kuzey bölgelerinde, PEJAK'ın rol aldığı bölgelerdeki gelişmedir. Hatırlayınız, Amerika Birleşik Devletleri başkanı ne dedi? ‘Ya ben bu adamlara silah verdim’ dedi. ‘Silahları ceplerine attılar. Bir daha ben bunlarla iş yapmıyorum, bunları dedi artık kaldırdık attık. PEJAK'ı ayaklandırmaya çalıştılar ama PEJAK da İran'ın kuzeyinde asla böyle bir şeye girmedi, girişemedi, buna gücü yetmedi. İran'ın kuzeyinde de PEJAK, Allah'ın izniyle bundan sonra etkili bir örgüt olarak var olmayacaktır. Bütün bu dış şeyler, Türkiye'nin güçlü olmasından, Türkiye'nin içerisindeki iç kaleyi tahkim etmesinden ve güçlü bir şekilde yoluna devam etmesinden kaynaklanıyor. Değerli arkadaşlar, öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki, dün de ifade ettim. Bu coğrafyada atalarımız bir gün bile şöyle arkalarına yaslanarak rahat bir şekilde gün geçirmediler. Dünyanın en stratejik yerindeyiz. Eğer dünyayı bir insan olarak kabul etseniz, bu insanın kalbi Anadolu kıtasıdır. Bu kadar önemli bir coğrafyada hiç kimse bizi tabii ki tek başımıza bırakmaz. Onun için güçlü olmak, ayaklarımızı yere sağlam basmak ve fevkalade güçlü bir şekilde sağladığımız bu süreci devam ettirmek mecburiyetindeyiz" dedi.

Kaynak: AA-İHA