Afyon Mutfağı gökyüzünde

Türk Hava Yolları’nın (THY) kabin içi dergisi olan ve ayda yaklaşık 500 bin tirajıyla Türkiye’nin en fazla okunan dergisi Skylife’ın Aralık sayısı çıktı. Derginin bu sayısında UNESCO tescilli Afyon mutfağına geniş yer verildi.

GÜNDEM 03.12.2019, 10:13 03.12.2019, 10:13
Afyon Mutfağı gökyüzünde

Dünyanın 124 ülkesinde 306 noktaya uçan THY’nın kabin içi dergisi olan Skylife, aralık ayı sayısında Afyonkarahisar’ın mutfağı başta olmak üzere şehrin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerine hem Türkçe hem de İngilizce olarak yer verdi.  Afyonkarahisar Valiliği Tanıtım Ofisi Koordinatörlüğü’nde Afyonkarahisar Belediyesi ve Megabirlik Medya’nın destekleri ile ortaya çıkan çalışmada Skylife Dergisi’nden Aslı Bora ve Filiz Kumru şehri tanımak amacıyla 3 gün boyunca çalışma yapmıştı. Dergide Afyon Mutfağı’ndan  bamya, düğün çorbası, Afyon kebabı, katmer, bükme, sucuk, keşkek, kaymaklı ekmek kadayıfı  gibi yöresel lezzetler anlatıldı. Dergide Afyonkarahisar şu cümlelerle anlatılıyor:

AFYON MUTFAĞI ARTIK UNESCO’DAN TESCİLLİ

İlhamını Ege’den, bereketini Anadolulu kimliğinden alan, yolları ve yolcuları birleştiren şehir. Tadı her daim damakta kalan kaymakla özdeşleşen Afyon mutfağı artık UNESCO’dan tescilli.Afyonkarahisar, Kral Yolu’ndan İpek Yolu’na ve bütün zamanlardan günümüze yolculara mesken olan bir şehir. Her mevsim serin havasına inat sımsıcak termal suları, kaymakla müsemma mutfağı, cana yakın insanlarıyla şaşırtıcı ve leziz. Üstelik bu lezzet UNESCO tarafından tescillendi ve Afyonkarahisar gastronomi alanında 2019 UNESCO “Yaratıcı Şehirler Ağı”na dâhil edildi. Sucuk, kaymak, patatesli köy ekmeği, keşkek, lokum gibi yöresel lezzetlerini düşününce binlerce yıllık mutfak geleneğinin taçlandırılması beklenen bir durumdu zaten. İşte bu sebepten yerel tatların izinde Afyonkarahisar’ı keşfetmenin tam zamanı.

ÇAYIN EŞLİKÇİSİ BÜKME

Haşmetiyle göz kamaştıran kalenin eteklerinden başlıyorum Afyon’u adımlamaya. 2005 yılına kadar şehrin ismi resmî olarak Afyon olduğundan, halk arasında hâlen bu isim yaygın. Devasa bir kaya üzerinde, 226 metre yüksekliğinde Karahisar Kalesi’nin bir an bile görüntüden çıkmadığı bir yürüyüş bu. Sessiz eski sokaklardaki tarihî evler geçmiş günlerin zarafetini yansıtıyor. Mahcup çocukların rehberliğinde sade ama içten bir tanışma sunuyor şehir. Birbirini kesen sokaklara açılan sayısız pencere ve kapı arasında yürürken kendimi roman kahramanı gibi hissediyorum, derken Ulu Cami’ye varıyorum. 40 ahşap sütunu, yıpransa da dikkatli gözlerden kaçmayan süslemeleriyle Ulu Cami, Selçuklulardan bu yana şehrin sembol yapılarından. Caminin sıra dışı güzelliğinden uzaklaşmadan, hemen karşı sırasında yer alan tarihî konağın çağrısına kulak veriyorum. Afyon’un geçmişinden eşyalarla donatılmış konak bugün bir kafeye dönüştürülmüş. Sımsıcak çay serin havada ilaç gibi geldi derken, masaya, teklifsiz, ev yapımı bükme geliyor. Mercimekle yapılan bir tür börek olan bükme, bölgede çayın en iyi eşlikçisi olarak kabul ediliyor. Hamur işinin mercimekle buluşmasından doğan lezzetin sırrını Afyonlular “Ev yapımı olursa, hele bir de taş fırında pişerse, tam kıvamını bulur.” diye açıklıyor.

DÜNYA MEVLEVİLİĞİ’NİN İKİNCİ DURAĞI

Sokakları arşınlamaya devam ederken Türbe Caddesi üzerindeki Sultan Divani Mevlevihanesi’nin çekim alanına giriyorum. Tarihi XIII. yüzyıla uzanan mevlevihane, geleneğe göre Konya Mevlevihanesi’nden sonra ikinci sırada geliyor. Hz. Mevlâna’nın yedinci kuşak torunu Sultan Divani’nin çağında Mevlevilik geleneğinin merkezlerinden olan mekânın huzuru gönlüme işliyor. Pencerelerden bakanlar, hâl hatır soranlar eşliğinde kesme taş cephesiyle Millet Hamamı’na varıyorum. Zamanında bölgede yaşayan Ermeni ustalar tarafından inşa edilmiş hamam Afyon’un çokkültürlü geçmişinin bir parçası.

İMECE USULÜ AFYON EKMEĞİ YAPAN KADINLARA RASTLADIM

Afyon her köşebaşında ayrı bir hikâye saklıyor. Küçük bir fırında imece usulü patatesli ekşi mayalı köy ekmeği pişiren kadınlara rastlıyorum. Fırından yeni çıkmış ekmeklerden koca bir parçayı elime tutuşturuyorlar. Dumanı üstünde ekmek elimi yakarken çarşıya doğru yöneliyorum. Ara sokaklarda yöreye özgü en eski el sanatlarından keçenin yapılışına tanıklık ediyorum. Yünü keçeye dönüştüren ustalar hummalı bir çalışma içinde olsa da selamı eksik etmiyor. Antikacıların vitrinlerini seyredip taş işçiliğinin ince zevkini yansıtan kapılardan geçiyor, Aşçı Bacaksız Lokantası’na giriyorum. Dört kuşaklık aile işletmesi Aşçı Bacaksız, mütevazı ve minik bir dükkân. Menüsü kuzu kebabı ve kaymaklı ekmek kadayıfından ibaret olan mekâna erken gitmek önemli. Zira akşama kalırsanız enfes kuzu kebabın tadına bakamazsınız.

LOKUMCULAR VE SUCUKÇULAR TIKLIM TIKLIM

Uzun Çarşı’nın şekercileri ve sucuk satan dükkânları günün her saati tıklım tıklım. Kaymaklı lokumun hası caddeye sıra sıra dizilmiş. Şekerciler önünde uzun kuyruklar… Tarihî bedesteni, XVII. yüzyıl ortalarında yapılan ve açık avlusunda dinlenilebilecek Taşhan’ı gördükten sonra bir konağa giriyorum. Osmanlı sivil mimarisinin etkilerini taşıyan konak restore edilmiş ve Kültür ve Sanat Evi olarak yörenin gündelik hayatından sahnelerin yansıtıldığı bir mekâna çevrilmiş. Merdivenlerden çıkıp kapıyı aralamak başka bir devre ait anılara, geleneklere, yaşam biçimine geçmek gibi.

ALİMOĞLU MÜZİK MÜZESİ FARKLI BİR DENEYİM

Burmalı minaresiyle dikkat çeken Gedik Ahmet Paşa Camii ile, Afyon’un kültürel mirasını itinayla saklayan ve zengin koleksiyonuyla insanı hayal âlemine sürükleyen Arkeoloji Müzesi ile kentin geçmişinde gezintimi sürdürüyorum. Sonra müziğin ritmine uyup Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın kapısını çalıyorum. Konservatuvarın giriş katında yer alan Alimoğlu Müzik Müzesi, dünyanın dört bir yanından devşirilmiş çalgılarla farklı bir müze deneyimi yaşatıyor. Müzede her enstrümanın sesini dinleme imkânı var, üstelik konservatuvarın dersliklerinden yükselen nağmelerle kulağın pasını silmek de mümkün.

FRİGLERDEN BERİ YERLEŞİM YERİ

Afyon bereketli toprakları ve stratejik konumuyla tarih boyunca medeniyetlerin göz bebeği olmuş. Hattilerden başlayarak nice uygarlık bu memlekette kök salmış, derin izler bırakmış. Doğal güzelliklerin tarihle harmanlandığı bölgeyi keşfetmek için Friglerden beri yerleşim yeri olan Ayazini köyüne uğrayıp Frig Vadisi’nin yeryüzünde hiçbir yere benzemeyen atmosferinde kayboluyorum. Volkanik tüflerin oluşturduğu jeolojik yapısıyla Frig Vadisi, sınırları komşu şehirlere kadar uzanan geniş bir alan. Frigya ve Roma’dan mezarlar, şapeller ve anıtlarla sarılmış gerçek dışı bir dünya. Bölgeden ayrılmadan Demirli köyünde domatesin bahçeden, ekmeğin anne elinden çıktığı sımsıcak bir sofraya kuruluyorum. Közde pişirilmiş patatesin yöresel tuluk peyniriyle katık edilmesi gerektiğini burada öğreniyorum. Tuluk, bir tür tulum peyniri; patatesle birleşince acil durumların leziz kurtarıcısı oluyor.

DOĞANIN EL DEĞMEMİŞ YÜZÜ: EBER GÖLÜ

Frig Vadisi’nin termal sularla ünlü bölgelere yakınlığı gezginleri cezbediyor. Antik Çağ’dan bu yana kaplıcalarıyla şifa dağıtan Afyon sıradan bir seyahati renklendirecek birçok alternatife sahip. Doğanın el değmemiş yüzüne dokunmak için Eber Gölü yoluna düşmeli. Merkeze yaklaşık bir saatlik mesafede yer alan Eber Gölü sazlıklarla çevrili tabiatıyla, farklı kuş türlerinin uğrak noktası olmasıyla doğal hayatın güzelliklerini sunuyor.

KURTULUŞ SAVAŞININ KAHRAMAN ŞEHRİ AFYON

Kuğuları izleyip yeniden merkeze döndüğümde Uzun Çarşı’daki Tarihî İkbal Lokantası’nda soluğu alıyorum. Lokantanın hem şefi hem işletmecisi Mehmet Pancar’la uzun uzun sohbet ediyoruz. Manda sütünün Afyon kaymağındaki yerini, bu şehirde günün ilk öğününün keşkek olduğunu, özel günlerde kurulan “Sıra Yemeği”ni kendisinden öğreniyorum. Kurtuluş Savaşı kahramanı şehirde, Atatürk’ün “İkbal” adını verdiği bu lokantada patlıcan böreğinden kaymaklı ekmek kadayıfına harika lezzetler tadıyorum. Afyon’a, her şeyiyle tadı damağımda, yeniden görüşmek üzere veda ediyorum.

1 AY BOYUNCA TÜM DÜNYADA OKUNACAK

Öte yandan dergide yer alan yöresel lezzetlerin nasıl yapılacağı noktasında okuyucularla tariflerde paylaşıldı. Derginin aralık ayı sayısının bir ay boyunca  THY’nin uçtuğu dünyanın her noktasındaki yolcuların bu dergiye kolaylıkla ulaşabileceği belirtildi.

Yorumlar (0)
32°
kapalı
Namaz Vakti 28 Mayıs 2020
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20