Afyon Postası’nın şehirde farklı alanlarda kendini geliştirmiş ve başarılarıyla örnek olmuş isimlerin hayat hikayelerini ekranlara taşıdığı ilham veren belgesel serisinin yedinci konuğu, Milli Güreşçi Ali Çelik oldu. Çelik, "Kendi sporculuk kariyerimde bayrakla dünya podyumunda koşma hayalime tam anlamıyla ulaşamadım ama şimdi o hayali yetiştirdiğim Afyonlu çocuklarla gerçekleştireceğim" dedi.
Çavuşbaş Mahallesi'nden Çıkan İlk Kıvılcım
Afyonkarahisar’ın köklü yerleşim yerlerinden Çavuşbaş Mahallesi'nde büyüyen Ali Çelik, sporla ilk tanışmasının ilkokul dördüncü sınıfta beden eğitimi öğretmeni Ersin hocasının kendisindeki hareketliliği ve potansiyeli keşfetmesiyle başladığını anlattı. Mahalle aralarında, dağda taşta oynayarak büyüyen hiperaktif bir çocuk olduğunu belirten Çelik, spora ilk olarak atletizmle adım attı.

Atletizmden Güreş Minderine Geçiş
"Hocamız bizi güreşe maçlarına, okullar arası, il şampiyonasına götürdü. İl şampiyonasında güreştik. Orada da başarılı olunca güreşi daha çok sevmeye başladım. Çünkü koşu yapıyoruz sürekli, koş koş koş. Güreş daha böyle cazip geldi. Daha böyle geçerli bir spor gibi gördüm o zamanlar."
Çantayı Alıp Antrenmana Koştuğum Günler
"Evden, mahalleden, Anıtpark'ın orada güreş eğitim merkezi vardı eskiden. Okuldan çıkıyorum, çantamı alıyorum, antrenmana git, antrenmandan çık, yemek ye, eve git. Öyle bir serüvenim oldu. Bu serüvende Türkiye şampiyonasına katıldık. Türkiye şampiyonasında Türkiye üçüncüsü olunca güreş eğitimi yatılı olarak kazanmış oldum."

Nurullah Çeliköz Hocanın Hayatımı Değiştiren Ziyareti
"Güreş eğitimi hocamız Nurullah Çeliköz, beni güreşe başlamaya vesile olan odur. Atletizm'e giderken de bizim okula ziyarete geldi böyle bir projemiz var. Çocuklar sizde kapasite var, gelmek isteyen varsa el kaldırsın dedi. Ben de orada el kaldıranlardan birisiydim. Asıl orada başladı yani Nurullah hocamızın vesilesiyle güreşe başlamış oldum.”
16 Yaşında Gurbet: İstanbul Kasımpaşa’ya Transfer
"İstanbul Kasımpaşa Kulübü'ne transfer oldum sonra. Tabii hiç Afyon'dan çıkmamışım. 15-16 yaşındayım küçüğüm. Lise 2'de Afyon'dan İstanbul Kasımpaşa'ya transfer oldum. Bir anda farklı bir kültür farkı da oldu. Tabii farklı insanlar, farklı kültür. Tabii ilk başta zorluk oldu biraz. Ama oradaki güreşçi ağabeylerin, arkadaşlarımın yaklaşımı, benimsemeleri alışmam için gayet iyi bir süreç oldu. Hiç bana eksiklik hissettirmediler.”

17 Yaşında Büyükler Kategorisinde Kürsüye Çıkış
"Milli takıma gidemedim ama Türkiye'de derece yapamadım. Manisa Akhisar'a transfer olduğum ilk yıl büyüklerde Türkiye madalyası kazandım. Yani 17 yaşımdan olmama rağmen büyüklerde 35 yaşa kadar 40 yaşa kadar olan yaş grubunda 84 kiloda 3. oldum. Oradan Gençler Türkiye Şampiyonası'nda yine madalya aldım. U23 Türkiye Şampiyonası'nda yine madalya aldım.”
En Büyük Gurur: İstiklal Marşı'mızı Dinletmek
"Akhisar'dayken Balkan Şampiyonası'na katıldım. Balkan Şampiyonu oldum. Orada benim asıl amacım istiklal marşımızı dinletmekti. Çok büyük başarılarım olmamasına rağmen oradaki istiklal marşını okutmam benim en büyük gururum oldu. Çünkü o duygu farklı. Balkan Şampiyonası da olsa o duygu anlatılmaz."

ASKİ’de Herkes Şampiyon: Derecesiz Adam Yok
"Akhisar'dan Ankara ASKİ Spor Kulübü'ne transfer oldum sonra. Ankara ASKİ Spor Kulübü'nde Rıza Kayaalp, Taha Akgül, herkes şampiyon yani orada. Hiçbir tane derecesiz adam yok.”
Güreşte Rakipçilik Yoktur, Bizim Terimiz Birbirine Karışır
"Mesela diğer branşlarda belki böyle olmayabilir. Rakipçilik var. Yenilsin ben gideyim düşüncesi var ama güreşte böyle bir şey yok. Orada bizim terimiz birbirimize karışıyor. Yani orada benimsiyoruz. Onun başarısı benim başarım oluyor. Benim başarım onun başarısı oluyor. O sikletin başarısı hepimizi gururlandırıyor. Ülkemizi gururlandırıyor.”
Güreş Minderi Bir Saza Benzer
"Güreş minderlerine ilk çıktığım zaman heyecanlandım yani. Hani sazı böyle çalarsınız. Boş olduğu zaman ses çıkmaz. Çok gergin olduğu zaman da ama böyle hepsi de olması lazım. Bütün duygular olacak. Heyecan da olacak. Stres de olacak. Adrenalin de olacak. Bunu ayarlamak lazım. Motivasyonlu şekilde odaklanmak gerekiyor yani."

Güreşte Başarı İçin Zeki ve İnatçı Olmak Şart
"Güreş dünyanın en zor sporlarından birisi. İçinde jimnastik var, teknik var, kondisyon var, güç var. Zeki olmanız gerekiyor. İnat etmeniz gerekiyor. Hırslı olmanız gerekiyor. Akıllı olmanız gerekiyor. Birisinden birisi olmazsa zaten olmaz. Ayakta da kondisyonlu olmak gerekiyor. Yerde de var yani hem güreş iki stil. Hem ayakta güreş var hem yerde. İki stilde de iki pozisyonda da güreşebiliyoruz. Tabi ayaktaki tekniklerin çalıştığın kadar savunmalarını da çalışıyorsun. Yerdeki teknikleri çalıştığın kadar da savunmasını çalışıyorsun. Yani birisinden birisi olmazsa geliştirmezsen kendini maalesef başarılı olma şansın çok daha düşük. Hepsi de ilerli seviyede olması gerekiyor yani güreş öyle bir spor."
Genç Sporculara Çağrı: "Korkmayın, Gidin ve Görün"
"Buradan tüm kardeşlerimize sesleniyorum yani gidin görün. Hiçbir şey kaybetmezler. Gidip görüp bilgi sahibi olurlar. Geldikleri zaman mesela hiçbir şey olmasa bile çok şey katmış olurlar kendilerine yani. Hiç korkmasınlar ya gitsinler yani. Yapabildiklerinin en iyisini yapsınlar. Gitmekten kalmaktan çekinmesinler."

"Başarı Gelmediğinde Ellerimi Parçaladığım, Duvarları Yumrukladığım Oldu"
"Rahat rahat anlatıyorum da ellerimi parçaladığım oldu yani. Duvarları yumrukladığım oldu. Deli gibi bağırdığım oldu. Neden? Çalışıyorsun, çalışıyorsun, çalışıyorsun olmadığı zaman bir yıl boyunca oraya hazırlanıyorsun. Hazırlan, hazırlan, hazırlan. Orada başarı olmadığı zaman psikoloji bozuluyor."

Feyzullah Müdür’ün Hayatımı Değiştiren Antrenörlük Teklifi
"Ben güreş hayatıma devam ederken buraya izinle geldim Afyon'a yine aynı zamanda. 3 yıl önce falan. Gençlik Spor Müdürü Feyzullah Müdür vardı o zaman. Bizim hoca ile birlikte ziyaret ettik. Dedi ki Afyon'da güreş eğitim merkezi açıldı. Sen antrenörlük yapmayı düşünür müsün? Olabilir dedim."

Kendimi Turnuvalarda Zihnen Antrenörlüğe Hazırladım
"Geldim bu salonu gördüm. Ben o zaman aslında kendimi yurt dışından turnuvalara gittiğim zaman, maçlara gittiğim zaman antrenörlüğe hazırladım. Türkiye'nin en iyi antrenörleriyle çalıştım. Yani milli takıma bir sürü sporcu götürmüş antrenörlerle çalıştım. Bunların bana çok katkısı oldu."

"Bıraksam Çocuklar Yalan Olacaktı, Erken Yaşta Antrenör Oldum"
"Ama bu kadar erken olduğunu, erken olacağını tahmin etmiyordum. Geldim antrenörlüğe burada bir başlamış olduk. Tabii çocukların potansiyelini görünce de ya şimdi bıraksam çocuklar yalan olacak açıkçası. Tabii emek vermişsin. Belli bir seviyeye gelmiş. Dedim ben artık antrenörlüğe geçiş yapayım. Okulum da bitmiş. Afyon'a da artık geldim. Kulübümle de konuştum. Kulübümde dedik Ali sen artık profesyonel sporcusun. Antrenörlük yapabilirsin dedi. Şu an tamamıyla kendimi güreşe antrenörlüğüne vermiş oldum."

“17 Yıllık Spor Serüvenim Var”
"Ben spora dördüncü sınıfta atletizmle başladım. 17 yıllık bir spor serüvenim var. A milli takım seviyesinde 8 yıl boyunca üst üste devam ettim. Tabii ben küçük yaş grubunda büyüklerle derece yaptığım için aslında kötü oldu benim için. Kendi yaş grubumla devam etmek daha iyi olurmuş. Tabii büyüklerle yapıyorsun daha iyi tecrübe, daha iyi antrenman diyorsunuz ama böyle değilmiş. Ben büyüklerdeki derece değil de yıldızlarda yapsaydım, gençlerde yapsaydım, o yaş grubunun kamplarına dahil olsaydım böyle kademe kademe olarak daha iyi ilerleyebilirmişim."
Küçük Sakatlıklar İnsanı Başarı İçin Kamçılar
"Yani aslında kötü şeyler, sakatlıklar da iyi düşünürsek insanın motivasyon açısından daha böyle kamçılıyor. Sakatlandığın zaman sağlığının değerini anlıyorsun. Sağlıklıyken daha iyi çalışabileceğine evet diyorum, ben hazırlanayım sakatlığım geçsin. Öyle bir çalışacağım ki şampiyon olacağım diyorsun.”

Önceliğim Antrenörlük, Bir Sürü Afyonlu Sporcuya Dokunacağım
"Benim hayalim İstiklal marşını dalgalandırıp şöyle bayrakla İstiklal marşımızı okutmaktı Balkan şampiyonası da olsa okutma fırsatı oldu ne mutlu. Asıl hayalim Dünyada bayrağı dalgalandırarak koşmaktı. Şimdiki hayalim, o hayalime ulaşamadım ama bir sürü çocuğu yetiştirerek hayalimi gerçekleştireceğim. Benim önceliğim artık antrenörlük birsürü Afyonlu sporcuya dokunmak.”





