Bakan Tunç, Kemalpaşa Adalet Sarayı temel atma töreninde yaptığı konuşmada, binayı kısa süre içerisinde tamamlamayı amaçladıklarını söyledi.

Yeni adliye binasının yöresel Türk mimarisine uygun şekilde inşa edileceğini anlatan Tunç, adaletin mülkün temeli olduğunu dile getirdi.

Tunç, adaletin tecellisi için hukuk devletinin ön şart olduğunu vurgulayarak, "Hukuk devleti, yasamasıyla, yürütmesiyle, yargısıyla, kuvvetler ayrılığının hakim olmasıdır. Yargının da bağımsız ve tarafsız olmasıdır. Yargının başta uygulayacağı mevzuatın ihtiyaca cevap verecek, adaletli, hukuka uygun mevzuat olması ve bu mevzuatın uygulanacağı fiziki mekanların da adaletin vakarına uygun fiziki imkanlarda, kapasitede olması ama asıl önemli olan, o mevzuatı uygulayacak insan unsurudur. Bu üç unsuru da son 22 yıldan bu yana daha da geliştirmek için çok önemli mesafeler aldık, almaya da devam ediyoruz." diye konuştu.

Bakan Tunç, 8 Mart Dünya Kadınları Günü'nü de kutlayarak, kadınların elinin değdiği her yerde başarının geldiğini ifade etti.

Kadınların yargı teşkilatına çok fayda sağladığına işaret eden Tunç, şunları kaydetti:

"Kürsüde görev yapan kadın hakim, savcı sayımız da her geçen gün artıyor. Her geçen gün hukuk fakültelerinde okuyan kızlarımız, kadınlarımızın da sayısı gittikçe artıyor. Bugün 24 bin hakim ve savcımız var. Toplam hakim ve savcı sayısı içerisinde 8 bin 871'i kadınlardan oluşuyor. Diğer meslek gruplarına göre biraz daha önde olduğumuzu belirtmekte fayda var."

- "İnşallah milletimize olan bu borcumuzu yerine getirmek nasip olur

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye'nin son 22 yılda her alanda olduğu gibi adalet konularıyla ilgili de önemli çalışmalara imza attığına dikkati çekerek, Anayasa'da gerçekleştirilen ve sessiz devrim sayılan reformları yeterli görmelerinin mümkün olmadığını anlattı.

"Darbe anayasasıyla Türkiye Yüzyılı'na başlamak istemiyoruz." diyen Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O nedenle yeni, sivil, demokratik bir anayasanın, inşallah 28. Dönem parlamentomuzda bir uzlaşma sağlanarak gerçekleştirilmesini istiyoruz. Milletimize olan bir borcumuzdur bu. Anayasamızın darbeciler tarafından yazılmış olması bile yeter bir sebeptir. Çok sayıda yapılan değişiklik nedeniyle maddeler arasındaki yeknesaklığın bozulmuş olması da bu değişikliği, yeni anayasayı zaruri hale getiriyor. Yoksa kurumlarımız, yüksek yargı kurumlarımız arasında çıkan çatışmalar, görüş ayrılıkları hep bu madde farklılıklarından, yeknesaklığın bozulmasından kaynaklanan sebepler de ortada. İnşallah Türkiye Yüzyılı'nın başlangıcında ülkemize olan borcumuzu, milletimize olan bu borcumuzu yerine getirmek nasip olur."

Tunç, 2002 yılında müstakil adliye olarak Türkiye genelinde sadece 78 adliye olduğunu, bugün ise 262 müstakil adliyenin bulunduğunu söyledi.

Yeni binaların eski adliye binalarına göre çok daha modern ve adalete yakışır vaziyette olduğunun altını çizen Tunç, mahkeme sayılarının da çok fazla arttığını hatırlattı.

Yargı kapasitesini güçlendirdiklerini aktaran Tunç, hukuk fakültesi eğitimini önemsediklerini dile getirdi.

Hastalar, ameliyat korkusunu sanal gerçeklikle yeniyor Hastalar, ameliyat korkusunu sanal gerçeklikle yeniyor

Bakan Tunç, mezunların diplomayı alır almaz avukatlığa başlayamayacağını belirterek, "Ya da diplomayı alır almaz hakimlik, savcılık sınavına giremeyecek. Okul bittikten sonra bir ön elemeden geçecek. Hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanması lazım. Onu da 2024'ün ekim ayından itibaren başlatıyoruz. Avukatlık stajına başlayacak olan hukuk fakültesi mezunlarımız artık hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanmak zorunda. Hakim ve savcı adaylığını kaldırdık. 2 yıl sürüyordu hakim, savcı adaylığı. Hakim, savcı yardımcılığını başlattık. O da 3 yıl sürecek." ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bu ay gerçekleştirilecek yerel seçimlerin de önemine değinerek, vatandaşlardan Cumhur İttifakı adaylarına destek istedi.

Programda İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya ve Yaşar Kırkpınar ile İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Fahri Mutlu Tosun da konuşma yaptı.

- "Kamu vicdanı yargının sonucunu merakla bekledi"

Törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tunç, İzmir'de bindiği taksinin şoförünü öldüren Delil Aysal'la ilgili davada karar verilmesine ilişkin soru üzerine "Süratle sonuçlanan bir yargı işleyişi oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Soruşturma aşamasının hızlı şekilde tamamlandığını, dava aşamasında da bugün itibarıyla karar verildiğini aktaran Tunç, "Bütün Türkiye'yi ayağa kaldıran bir cinayetti. Vatandaşlarımız gerçekten öfkelendi. Kamu vicdanı yargının sonucunu merakla bekledi. Nitelikli adam öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Yine yağma suçu, silahla ilgili suçlardan da ayrıca süreli hapis cezalarına çaptırıldı." diye konuştu.

Bakan Tunç, 1 Mart'ta İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde 1 kişinin öldüğü, 4 kişinin yaralandığı trafik kazasının ardından yurt dışına çıktıkları belirlenen 18 yaşından küçük sürücü ile annesi Eylem T'nin Mısır'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne geçtiklerini ifade etti. Tunç, hem diplomatik yollardan hem de İnterpol vasıtasıyla Türkiye'ye iadelerini istediklerini kaydetti.

Törene AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan, AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı ve MHP İl Başkanı Veysel Şahin de katıldı.