Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesinde, AK Parti kurucu ilçe başkanlığı ve önceki dönem İl Genel Meclisi üyeliği yapan, halen Ziraat Odası Başkanı olan Ömer Tunçay, Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu'nun yeğeni İbrahim Eroğlu'na sosyal medya üzerinden bir yanıt verdi.
Tunçay şu ifadelere yer verdi:
"Ne benim ne de ailemin bir mülkü yoktur"
“Değerli Şuhut halkı, sözlerimin başında hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Benim ismim Ömer Tunçay, Atlıhisar köyündenim. Atlıhisar köyünde dededen ve babadan kalma 1994 yılında yapılmış bir küçük petrol istasyonu ve 1999 yılında küçük kapasiteli bir un değirmeni çalıştırmaktayım. Ayrıca küçük çapta tarım ve hayvancılık yapmaktayım. Atlıhisar köyü dışında da 1992 yapılmış Şuhut Gençlik Caddesi'nde 70 metrekare bir dükkân dışında ne benim ne de ailemin bir mülkü yoktur.”
"Kim hırsız ise Allah onun bin türlü belasını versin"
“2001 yılında AK Parti İlçe Başkanı oldum ve yaklaşık yedi yıl bu görevi yerine getirdim. 10 yıl İGM üyeliği görevinde bulundum ve ilçemize hizmet etmeye çalıştım. 2011 yılından beri de Ziraat Odası Başkanı olarak görev yapmaktayım.
İbrahim Eroğlu, muhtarlara WhatsApp'tan gönderdiği yazıda şahsımı hırsızlık ile itham etmiştir. Buradan açıkça söylüyorum: Kim hırsız ise, kim milletin ırzına ve malına göz koymuşsa, kim yetimin hakkına göz dikmişse, kim devletten imtiyaz kullanarak teşvik, kredi, ihale, devlet arazisi almış veya teşebbüs bile etmişse Allah onun bin türlü belasını versin. Kahru perişan eylesin. Veya benim yaptığım yanlış ile ilgili bir bilgisi olup da savcılığa vermeyenin de Allah belasını versin. 57 yaşındayım ve kul hakkı nedir bilirim. Boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan hakkını alacağı o büyük azap gününe de inananlardanım ve bu doğrultuda yaşayanlardanım. Rabbime binlerce şükürler olsun, haram olan şeylere ömrüm boyunca bulaşmadım.”
"İbrahim efendi, sen fistan giyerken ben AK Parti'yi kuran başkanım"
“İbrahim efendi, sen fistan giyerken ben AK Parti'yi kuran başkanım. Bu partiye emeği geçmiş onlarca insanı dışladınız, küstürdünüz. İftiralarla iki kardeş amcanızı kandırarak parti teşkilatını aldınız, yetmedi İGM'yi de aldınız, o da yetmedi belediyeyi de almak istediniz ama Şuhut halkı sizin belediyeyi almanıza müsaade etmedi. İyi bir servet edindiniz, yetmedi Pancar Kooperatifi'ne girdiniz, yetmedi şimdi de Ziraat Odası'nı almak istiyorsunuz.”
"Ziraat Odası'nın kuruşuna tenezzül eden şerefsizdir"
“Tamam, Ziraat Odası'nı da size vereceğim, söz, ama bir şartla: Benim nerede ne çaldığımı ve ne gibi bir hırsızlık ettiğimi ispat edeceksiniz. Ve bir de Mehmet B., benim hisseme çöktü diyor sizin için; isterseniz onu bir kamuoyuna anlatın da bizim kafamızda rahat olsun.
Şunu da belirteyim: Ziraat Odası'nın kuruşuna tenezzül eden şerefsizdir, adidir. Üç katlı altı dükkân eski hizmet binası, eski PTT karşısında alt katta bir dükkân ve üst katta dört büro ve yeni hizmet binası ve deposu ile kendi öz malı olarak hiç borcu olmadan öz sermayesi ile birlikte hizmete devam edilmektedir.”





