İl Özel İdaresi personel alımındaki mülakat süreçleri ve KPSS puan sıralamalarıyla ilgili eleştirilerini dile getiren Mısırlıoğlu, kamu alımlarında liyakat ilkelerinin uygulanmadığını ve devlet kadrolarının iktidar temsilcilerinin yakınlarına ayrıldığını öne sürdü.
"İl Özel İdaresi Alımlarında 2 Bin 500 Kişi Başvurdu"
İl Özel İdaresi'ne alınacak 77 kişilik kadro için binlerce gencin müracaat ettiğini söyleyen Mısırlıoğlu, şu iddiaları dile getirdi:
"Geçtiğimiz yılın sonuna doğru İl Özel İdaresi'ne personel alımı ilan edildi ve buraya yaklaşık 2 bin 500 vatandaşımız başvurdu. Umutlandılar, hayal kurdular, uykusuz geceler geçirdiler; sırf çalışacakları sağlam bir devlet kadrosu olsun diye... Ancak 77 kişinin alınacağı bu süreçte iktidar kendi isteği doğrultusunda hareket etti. KPSS puan sıralamaları ve mülakatlarda belediye başkanlarının oğulları, kendi parti yöneticilerinin yakınları kadrolara yerleştirildi. Partide bir görevi bulunup da çalışmayan kişilerin bile şu anda İl Özel İdaresi'ne yerleştirildiği iddia edilmektedir."
"Geçtiğimiz günlerde İl Özel İdaresi'ne sonradan listeye eklendiğini belirttiğimiz 8 kişiyle ilgili soru sormuştuk; 'Bu 8 kişi kimlerin ailesinden o 77 kişinin içine girdi?' dedik. Ancak bir yanıt verilmedi."
"Mehmet Emin İntepe Aile Bakanlığı’nda Göreve Başladı mı?"
AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Emin İntepe’nin bakanlık bünyesine atandığını iddia eden Mısırlıoğlu, konuyla ilgili şu soruları yöneltti:
"Aldığımız bilgilere göre AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Emin İntepe’nin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde işe yerleştirildiği iddia edilmektedir. Afyonkarahisar’da binlerce genç KPSS’ye hazırlanırken, yüksek puanlar aldığı halde atanamayıp işsizlikle mücadele ederken iktidar partisinin yöneticilerinin kamu kurumlarına hangi şartlarda yerleştirildiğinin açıklanmasını istiyoruz."

"Mehmet Emin İntepe Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda göreve başlamış mıdır? Başladıysa hangi kadro ve unvanla görevlendirilmiştir? Ne zaman başlamıştır? Sayın Burcu Köksal’ı ziyaret ettiği gün bu arkadaş Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın personeli miydi? Personeliyse mesai saatinde orada ne işi vardı? Göreve alınmasına herhangi bir milletvekilinin veya Bakan Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’ın bir referansı olmuş mudur? Bu görev için ilan yayınlanmış mıdır, sınav veya mülakat açılmış mıdır? Diğer gençlerin bu kadrodan haberdar olmasına fırsat tanınmış mıdır?"
"İntepe’nin mezuniyeti ve mesleki yeterliliği verilen görev için uygun mudur? Hangi kurumda, hangi binada ve hangi mesai düzeni içerisinde çalıştırılmaktadır? Fiilen görev yerinde bulunmakta mıdır, yoksa yalnızca resmi kayıtlarda mı görevli gözükmektedir? Kaç aydır çalışıyor ve kendisine bugüne kadar ne kadar maaş ödenmiştir?"
Kamu Alımlındaki Sistem ve Geçmiş Dönem Kıyaslaması
Kamu alımlındaki mevcut durumu geçmiş dönemlerle kıyaslayan Mısırlıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İktidar partisine mensup olmanın kamu kadrosuna yerleşmenin ön şartı haline geldiği öne sürülmektedir. Bu ülkede Isparta'nın bir köyünden çıkan, çiftçilik ve çobanlık yapan Süleyman Demirel Cumhurbaşkanlığı makamına kadar gelebilmiştir. 'Eski Türkiye' denilen dönemlerde vatandaşların çocukları liyakatleriyle, başarılarıyla devletin üst kademelerine gelebiliyordu. Bugün ise devlet hastanesine temizlik şirketi üzerinden asgari ücretle bir eleman alınacak olsa bile iktidardan referansı olmayana imkân tanınmadığı iddia edilmektedir."
AK Parti İl Yönetimine Açıklama Çağrısı
AK Parti Afyonkarahisar İl Teşkilatı'ndaki yönetim sürecine de değinen Mısırlıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"AK Parti İl Başkanlığı ve il yöneticileri, kendi gençlik kolları başkanlarını kamuya hangi yöntemle aldırdıklarını açıklamak durumundadır. Turgay Bey ayrıldıktan sonra orada bir belirsizlik oluştu. İl yöneticilerinin, ilçe yöneticilerinin, belediye başkanlarının bu durumdan haberleri var mıdır?"
"Gençler bir kadro beklentisiyle hareket ediyor ancak bir kadro oluştuğunda bu kadroya AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı'nın getirildiği öne sürülüyor. Eğer bir kişi sınava girer, bileğinin hakkıyla kazanırsa buna saygı duyarız. Ancak burada kişiye özel bir kadro oluşturulduğu iddia edilmektedir."

"Devlet Kadroları Şeffaf Olmalıdır"
Devlet kadrolarının kullanımında şeffaflık ve adalet ilkelerine dikkat çeken Mısırlıoğlu, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
"Devlet kadroları hiçbir partinin veya siyasetçinin yakınlarına tahsis edeceği alanlar değildir. Burada beytülmal ve kamu hakkı bulunmaktadır. Bu memleketin kaynaklarının şeffaf bir şekilde kullanılması gerekir."
"Bu konudaki soruların yanıtlanmasını bekliyoruz. İddialar asılsızsa belgeleriyle kamuoyuna açıklanmalı; doğruysa bu görevlendirmenin hangi kriterlere göre yapıldığı ve kimlerin aracılık ettiği ortaya konulmalıdır. İYİ Parti olarak kamuda liyakat, şeffaflık ve adalet sağlanıncaya kadar bu sürecin takipçisi olacağız."




