Uşak'ın kültürel zenginliği yemeklerinden geleneklerine kadar pek çok alanda kendisini gösterirken, kentin konuşma kültürü de dikkat çekici özellikler taşıyor.
Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından kayıt altına alınan yöresel kelimeler ile Uşak ili ağızları üzerine yapılan akademik çalışmalar, şehirde kullanılan birçok farklı söyleyişi günümüze taşıyor.
İnsanları tanımlamak veya onlara seslenmek için kullanılan bazı kelimeler ise Uşak'ı tanımayanların özellikle dikkatini çekebilecek nitelikte.
“Aba” ne demek?
Uşak'ın yöresel söz varlığında “aba” kelimesinin karşılığı “abla” olarak veriliyor.
Dolayısıyla standart Türkçede “abla” olarak kullanılan akrabalık ve hitap sözü, Uşak'ın yöresel söz varlığında “aba” biçiminde karşımıza çıkabiliyor.
“Aba” farklı Anadolu ağızlarında da görülebildiği için yalnızca Uşak'a özgü bir kelime olarak değerlendirilmemeli.
“Cice” de abla anlamına geliyor
Uşak'taki ilginç örneklerden biri “cice”.
Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yayımlanan yöresel kelimeler arasında “cice”nin karşılığı da “abla” olarak veriliyor.
Böylece Uşak'ın kayıt altına alınmış yöresel söz varlığında “abla” karşılığında hem “aba” hem de “cice” bulunması dikkat çekiyor.
Teyzeye “deze”
Uşak'ın yöresel konuşma kültüründeki dikkat çekici akrabalık ifadelerinden biri de “deze”.
Resmî kaynakta “deze” kelimesinin anlamı doğrudan “teyze” olarak belirtiliyor.
Kelimenin standart Türkçedeki karşılığından farklı söylenmesi, Uşak'ın yöresel konuşma özelliklerinin dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor.
Arkadaşa “sağdıç”
Bugün “sağdıç” denildiğinde birçok kişinin aklına ilk olarak düğünlerde damada eşlik eden kişi geliyor.
Uşak'ın yöresel sözlüğünde ise kelimenin karşısında “arkadaş” anlamı bulunuyor.
Bu yönüyle “sağdıç”, Uşak'ta insanlarla ilgili kullanılan en dikkat çekici yöresel kelimelerden biri olarak öne çıkıyor.
“Gız”
Prof. Dr. Gürer Gülsevin'in Uşak ili ağızları üzerine yaptığı kapsamlı çalışmanın derleme malzemesinde “gız” biçimiyle de karşılaşılıyor.
Standart Türkçedeki “kız” kelimesinin yöresel ses özellikleriyle söylenişini yansıtan bu kullanım, Anadolu'nun başka bölgelerinde de görülebiliyor.
Bu nedenle “gız” yalnızca Uşaklıların kullandığı bir hitap değil; ancak Uşak ağızlarında kayıt altına alınmış söyleyişlerden biri.
“Õlum”
Uşak ağızlarını kayıt altına alan akademik kaynaklarda standart Türkçedeki “oğlum” kelimesinin yöresel söyleyişini yansıtan “õlum” biçimi de bulunuyor.
Bu tür değişimler Uşak ağzının ses özelliklerini göstermesi açısından önem taşıyor.
Dolayısıyla bir büyüğün çocuğa veya genç bir erkeğe yönelik kullandığı “oğlum” seslenişi, yöresel konuşmada standart Türkçeden farklı duyulabiliyor.

“Yavrım”
Uşak ağızlarının derleme metinlerinde karşımıza çıkan bir diğer ifade “yavrım”.
Standart Türkçedeki “yavrum” hitabının yöresel söyleyişlerinden biri olan bu kullanım da Uşak'ta kayıt altına alınan konuşma malzemesi içerisinde yer alıyor.
Sevgi ve yakınlık bildiren bu tür ifadeler, yöresel konuşma kültürünün yalnızca kelimelerden değil, insanlar arasındaki ilişki biçimlerinden de izler taşıdığını gösteriyor.
“Hoz” ne demek?
Uşak'ın resmî yöresel kelime listesinde insanlarla ilgili dikkat çeken bir başka kelime “hoz”.
Kelimenin karşılığı “yabancı” olarak veriliyor.
Burada “hoz”un mutlaka doğrudan bir seslenme sözü olduğunu söylemek yerine, yabancı bir kişiyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan yöresel bir kelime olduğunu belirtmek daha doğru.
“Angıt”
Uşak'ın yöresel söz varlığında bir kişiyi nitelendirmek için kullanılan kelimeler de bulunuyor.
Bunlardan “angıt”, resmî yöresel kelime listesinde “ahmak, sersem” anlamlarıyla açıklanıyor.
Olumsuz anlam taşıdığı için bunu genel bir hitap sözü olarak değil, yöresel söz varlığında kişiyi niteleyen bir ifade olarak değerlendirmek gerekiyor.
“Yozuk”
İnsanları niteleyen bir başka Uşak sözü ise “yozuk”.
Resmî kaynakta kelimenin karşılığı “haylaz” olarak veriliyor.
Bu kelime de doğrudan herkese yönelik bir seslenişten ziyade kişinin davranışını veya özelliğini ifade eden yöresel kelimeler arasında değerlendirilebilir.
“Garı”
Uşak ağızları üzerine yapılan akademik çalışmanın derleme malzemesinde “garı” biçimi de bulunuyor.
Standart Türkçedeki “karı” kelimesinin yöresel ses özelliğiyle söylenişini gösteren bu örnek, Uşak ağızlarındaki kelime başında görülen ses değişimlerinin günlük konuşmaya nasıl yansıdığını gösteriyor.
Ancak kelimenin geçtiği her örneği doğrudan bir hitap olarak değerlendirmek doğru değil.
Uşak'ta birini çağırmanın da yöresel karşılığı var
Uşak'ın ağız söz varlığında yalnızca insanlara verilen adlar değil, iletişimin kendisini anlatan farklı kelimeler de bulunuyor.
Uşak İl Millî Eğitim Müdürlüğünün hazırladığı şehir materyalinde “ünnemek” kelimesinin karşılığı “çağırmak” olarak veriliyor.
Bu kelime de Uşak'ın günlük iletişim kültürünün kayıt altına alınmış dikkat çekici örneklerinden biri.
Uşak'ın her bölgesinde aynı konuşulmuyor
Uşak için bu kelimeleri değerlendirirken önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekiyor.
Bir kelimenin Uşak ağızlarında kayıt altına alınmış olması, bugün şehirde yaşayan herkesin bu kelimeyi kullandığı anlamına gelmiyor.
Prof. Dr. Gürer Gülsevin'in Türk Dil Kurumu tarafından 2002 yılında yayımlanan “Uşak İli Ağızları” adlı eseri; ses bilgisi, şekil bilgisi, cümle bilgisi, metinler ve sözlük bölümlerinden oluşuyor.
Uşak ağzı da kendi içerisinde farklılıklar gösterebiliyor. Bu nedenle yöresel kelimeleri “Bütün Uşaklılar böyle konuşuyor” şeklinde genellemek yerine, Uşak'ın kayıt altına alınmış dil mirasının parçaları olarak değerlendirmek daha doğru.
“Aba”, “cice”, “deze” ve “sağdıç” gibi kelimeler de bu zengin söz varlığının günümüze ulaşan dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor.





