Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası (OTİS), Afyonkarahisar'daki Bacım Sultan Yurdu önünde toplanarak eylem yaptı.

Whatsapp Image 2026 08 03 At 12.49.15

OTİS Sendikası Genel Başkanı Birsel Tuğlu şu açıklamalarda bulundu:

"Hak arayan işçiler baskıyla, sürgünle ve işten çıkarılmalarla karşı karşıya bırakılmakta"

"Şairin dediği gibi: Öyle yıkma kendini, öyle mahzun, öyle garip. Nerede olursan ol, içeride, dışarıda, derste, sırada, yürü üstüne üstüne. Tükür yüzüne celladın, fırsatçının, fesatçının, hainin. Dayan kitap ile, dayan iş ile, tırnak ile, umut ile, sevda ile, düş ile dayan. Rüsva etme beni.

Bugün burada sadece bir sendika yöneticisine yönelik haksız bir sürgünü protesto etmek için toplanmadık. Bugün burada emeğin onurunu, işçinin anayasal haklarını ve insan onuruna yakışır çalışma koşullarını savunmak için bulunuyoruz. Biraz sonra okuyacağımız basın açıklaması, yalnızca Ferda Dalgıç arkadaşımızın yaşadığı hukuksuzluğu ve Naciye Kabak arkadaşımızın işten atılmasını değil, uzun süredir KYK yurtlarında çalışan emekçilerin karşı karşıya kaldığı mobingi, baskıları, keyfi uygulamaları ve haklara yönelik müdahaleleri kamuoyu ile paylaşmaktır.

Biz hiçbir zaman ayrıcalık istemedik. Talebimiz yalnızca kanunların uygulanması, işçilerin güvenli koşullarda çalışması ve sendikal haklarına saygı gösterilmesidir. Ne yazık ki hak arayan işçiler baskıyla, sürgünle ve işten çıkarılmalarla karşı karşıya bırakılmaktadırlar.

Ancak herkes bilmelidir ki Otis olarak hiçbir üyemizi yalnız bırakmayacağız. Hukukun bize tanıdığı tüm hakları sonuna kadar kullanacağız ve emeğin onurunu savunmaya devam edeceğiz."

"İşçiyi güçlü yapan yalnızca çalışması değil, örgütlü olmasıdır"

"Burada tüm yetkililere çağrımız açıktır. Hukuksuz uygulamalardan vazgeçin. İşçilerin sesini baskıyla susturmaya çalışmayın. Hukuktan, adaletten yana olun.

Biz sözümüzdeyiz. Bugün çeşitli nedenlerle aramızda olmayan, hatta üye olmak isteyip de olamayan, baskıdan, sürgünden ya da işini kaybetme korkusundan dolayı sendikal mücadeleye katılmaya çekinen emekçi arkadaşlarımıza sesleniyorum. Sizi yargılamıyoruz.

Bu korkuların neden oluştuğunu çok iyi biliyoruz. Ancak unutmayın ki haklar tek başına değil, birlikte mücadele edilerek kazanılır ve korunur. Bugün sessiz kalmak belki geçici bir rahatlık sağlayabilir ama yarın aynı haksızlıklar herkesin kapısını çalabilir.

Otis'in kapısı, emeğine ve onuruna sahip çıkmak isteyen bütün işçilere sonuna kadar açıktır. Gelin korkuyu değil, dayanışmayı büyütelim. Çünkü işçiyi güçlü yapan yalnızca çalışması değil, örgütlü olmasıdır.

Biz hiçbir arkadaşımızı yalnız bırakmadık. Bundan sonra da bırakmayacağız. Birlikte olursak güçlüyüz. Birlikte olursak kazanacağız.

Bizlere destek veren Özel Öğretmenler Sendikası, Yapı Yol İş Sendikası, Büyükşehir Belediyesi Çalışanları Derneği, Birleşik Tarım Orman İş Sendikası, Sahi, Birleşik İşçi Hareketi, İnternasyonal İşçi Hareketi, emek ve demokrasi güçlerine, ayrıca dayanışma gösteren herkese teşekkür ediyorum.”

Whatsapp Image 2026 08 03 At 12.49.16 2

OTİS Sendikası Genel Sekreteri Gani Emre Aydoğan da şu ifadelere yer verdi:

"Sürgünleri ve sendikal baskıları durdurana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz"

"Bugün burada Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde uzun süredir KYK yurtlarında sistematik hâle gelen mobbingi, sürgünleri, işten çıkarmaları, yöneticilerin keyfi uygulamalarını, işçi ve sendika düşmanlığını teşhir etmek ve sendikamız Otis yöneticisi Ferda Dalgıç'a yönelik hukuksuz sürgün kararlarına karşı sesimizi yükseltmek için bir araya geldik. Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı yurtlarda işçiler, sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarıyla anayasal sendikal hakları için mücadele ettikçe yeni baskılarla karşı karşıya kalmaktadır.

İşçiler insanca çalışma koşulları talep ettiğinde, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanmasını istediğinde ve örgütlenme hakkını kullandığında karşısına hukuksuz uygulamalar, baskılar ve cezalandırmalar çıkmaktadır. Bugün burada bulunmamızın nedeni de bu saldırıları teşhir etmektir. Sendikamız Otis yöneticisi Ferda Dalgıç, sendikal mücadelesi nedeniyle çalıştığı yurttan başka bir yurda sürgün edilmiştir.

Kısa süre önce yine sendikamız üyesi Naciye Kabak hukuka aykırı bir şekilde işten çıkarılmıştır. İşçilerin mücadelesi sürgünlerle, işten atmalarla, baskılarla ve çeşitli iftiralarla engellenmeye çalışılmaktadır. Ancak bilinmelidir ki tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası olarak bu saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız.

Gerekli hukuki süreçleri başlatmış bulunuyoruz. Hiçbir üyemizi yalnız bırakmayacağız. Mobbingi, kuralsız çalışmayı, iş güvencesine yönelik saldırıları, iş sağlığı ve güvenliğini hiçe sayan uygulamaları, sürgünleri ve sendikal baskıları durdurana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Bugün bu kurumda iş sağlığı ve güvenliği kanununun uygulanması dahi büyük ölçüde Otis üyesi işçilerin kararlı mücadelesi ve açtığımız davalar sonucunda mümkün olmuştur. İş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının görevlendirilmesi, idarenin kendiliğinden attığı adımlar değil, işçilerin haklı mücadelesinin ve işçiler lehine sonuçlanan onlarca mahkeme kararının sonucudur."

"İşçi sağlığı ve güvenliği maliyet hesabına kurban edilmektedir"

"Mevcut yetkili sendika ve işçilerin haklarını savunmak yerine idareyle uyum içinde hareket eden diğer sendikalar bu sömürü düzeninin sürdürülmesine ortak olurken, Otis üyesi işçiler işten çıkarılmayı, sürgünü ve baskıyı göze alarak yalnızca kendi haklarını değil, bu kurumda çalışan bütün işçilerin kazanılmış haklarını savunmaktadırlar.

Bugün bu kurumun yönetimine İş Kanunu'nu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nu ve anayasal sendikal hakları öğretenler mücadeleden vazgeçmeyen Otis üyeleridir. Bu kurumda işçi sağlığı ayaklar altındadır. En temel kişisel koruyucu donanımlar dahi işçilere eksiksiz sağlanmazken, sığınağı basan kanalizasyon sularının temizlenmesi için işçiler maskesiz ve ayaklarında terlikle çalıştırılmıştır.

Düzce Üniversitesi Öğrencilerinden TEKNOFEST'te Büyük Başarı
Düzce Üniversitesi Öğrencilerinden TEKNOFEST'te Büyük Başarı
İçeriği Görüntüle

İşçi sağlığı ve güvenliği maliyet hesabına kurban edilmektedir. Kamuoyu, gerekli önlemler alınmadan kanalizasyon çalışmasına gönderildiği için enfeksiyon kaparak yaşamını yitiren Zafer Açıkgözoğlu'nu unutmadı. İşçi sağlığını hiçe sayan anlayışın bedeli kimi zaman işçilerin yaşamıyla ödenmektedir.

Yeni acıların yaşanmasını istemiyoruz. İşçilerin canı hiçbir kurumun ihmalkârlığından daha değersiz değildir. Bu kurumda iş güvenliği fiilen ortadan kaldırılmıştır.

İşçilere sürekli angarya işler yüklenmekte, zaman zaman işçilerin kişisel işleri yaptırılmaktadır. Ağır çalışma temposu ve insanlık dışı çalışma koşulları nedeniyle çok sayıda emekçi bel ve boyun fıtığı, kas yırtıkları, tenisçi dirseği gibi meslek hastalıklarıyla yaşamaya mahkûm edilmektedir."

"Angarya ve keyfi görevlendirmelere son verilmelidir"

"Kurum yöneticileri ve onların emrine girmiş olan sarı sendikalar eliyle KYK yurtları adeta bir baskı düzeniyle yönetilmektedir. İşçiler üzerinde mobbing kurulmakta, hak arayanlar cezalandırılmakta, örgütlenmek isteyenler sürgün edilmekte, işten çıkarılmakta ve tehdit edilmektedir. Ancak bilinmelidir ki bu baskılar işçilerin örgütlenme iradesini asla kıramayacaktır.

Buradan Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne ve Gençlik ve Spor Bakanlığı'na açıkça sesleniyoruz. Ferda Dalgıç hakkındaki sürgün kararı derhal geri çekilmelidir. Sendikal faaliyetlere yönelik baskılar, mobbing uygulamaları derhal son bulmalıdır.

İşçilerin anayasal örgütlenme hakkına saygı gösterilmelidir. İş sağlığı ve güvenliği önlemleri eksiksiz uygulanmalı, angarya ve keyfi görevlendirmelere son verilmelidir.

Bugün buradan bir kez daha ilan ediyoruz. KYK yurtlarında işçileri baskıyla, sürgünle, mobbingle ve işten atma tehdidiyle susturmaya çalışan bu düzeni kabul etmiyoruz. Bu yüzden bu düzen değişecek.

İşçilerin korkuyla değil, güven içinde çalıştığı, sendikal haklarını özgürce kullanabildiği, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulandığı, emeğin ve emekçinin onuruna yakışır çalışma koşullarının hâkim olduğu bir çalışma yaşamını mutlaka kuracağız. Ne sürgünler bizi durdurabilir, ne işten çıkarmalar, ne de baskılar mücadelemizi engelleyebilir. Çünkü biz haklıyız.

Çünkü biz örgütlüyüz. Bugün bir üyemize yapılan saldırı karşısında sessiz kalırsak, yarın aynı saldırılar bütün işçilere yönelecektir. Bu yüzden tek bir üyemizi dahi yalnız bırakmayacak, her saldırının karşısına daha güçlü bir dayanışmayla ve daha güçlü bir örgütlülükle çıkacağız.

Hiçbir güç, örgütlenme ve mücadele iradesini kuşanmış işçilerin önüne geçemez. KYK yurtlarında emek düşmanı bu düzeni değiştireceğiz. İşçilerin alın terini değersiz gören anlayışı örgütlü mücadelemizle gerileteceğiz.

Bu mücadele yalnızca Ferda Dalgıç'ın, Naciye Kabak'ın ya da Otis üyelerinin mücadelesi değildir. Bu mücadele emeğiyle yaşayan herkesin mücadelesidir. Kazanan sürgünler değil, örgütlü işçiler olacaktır.

Kazanan baskı değil, dayanışma olacaktır. Sürgünler bizi yıldıramaz. İşten çıkarmalar bizi susturamaz.

Mobbing ve baskılar örgütlü mücadelemizi engelleyemez. Yaşasın Otis. Yaşasın örgütlü mücadelemiz.”

Muhabir: Aslı Çiçek