Eşler arasındaki boşanma davasında yaşanan olaylar yargı sürecinin ardından Yargıtay’ın önüne geldi.
Davada tarafların birbirlerine yönelik davranışları kusur değerlendirmesinin merkezinde yer aldı. Bunlardan biri gece geç saatlerde yapılan temizlik, diğeri ise evin kilidinin değiştirilmesiydi.
Gece yapılan temizlik kusur sayıldı
Dosyaya yansıyan bilgilere göre eşlerden birinin gece geç saatlerde elektrikli süpürge çalıştırdığı ve temizlik yaparak ev halkını rahatsız ettiği belirtildi.
Yargıtay, boşanma davasındaki kusur değerlendirmesinde bu davranışı dikkate aldı.
Ancak dosyadaki tek tartışma konusu bu değildi.
Evin kilidini değiştirdi
Diğer eşin ise evin kapısının kilidini değiştirdiği ve eşinin konuta girmesini engellediği belirlendi.
Yargıtay, kilidin değiştirilerek eşin eve alınmamasını da boşanmaya yol açan olaylar kapsamında kusurlu davranış olarak değerlendirdi.
Yargıtay: Eşit kusurlular
Dosyayı inceleyen Yargıtay, taraflardan yalnızca birini ağır kusurlu kabul etmedi.
Gece geç saatlerde temizlik yaparak ev halkını rahatsız eden taraf ile evin kilidini değiştirerek eşinin eve girmesini engelleyen tarafın eşit kusurlu olduğuna karar verildi.
Böylece boşanmaya neden olan olaylarda her iki tarafın davranışlarının da kusur değerlendirmesine dahil edilmesi gerektiği ortaya konuldu.
Kusur oranı neden önemli?
Boşanma davalarında taraflara yüklenen kusurlar, davanın sonucunun yanı sıra tazminat ve nafaka gibi talepler bakımından da önem taşıyabiliyor.
Ancak Yargıtay’ın bu kararı, her benzer olayda otomatik olarak aynı sonucun çıkacağı anlamına gelmiyor. Boşanma davalarında tarafların davranışları ve dosyadaki deliller somut olayın özelliklerine göre değerlendiriliyor.




