Raporda, son 4 ayda 3 öğretmen ve 10 öğrencinin hayatını kaybettiği belirtilerek, eğitimde şiddetin tekil olaylar üzerinden değerlendirilemeyeceği, sorunun yapısal nedenlerle ele alınması gerektiği vurgulandı.
“Öğrenciler okulda kendini güvende hissetmiyor”
Eğitim-İş’in raporunda, Türkiye’de öğrencilerin okulda kendisini yeterince güvende hissetmediğine dikkat çekildi. Sınav merkezli, rekabetçi ve dışlayıcı eğitim anlayışının öğrencilerin okula aidiyet duygusunu zayıflattığı ifade edildi.
Yaklaşık 1,5 milyon çocuğun örgün eğitim dışında kalması, kalabalık sınıflar, ikili eğitim uygulamaları ve öğretmenlerin itibarsızlaştırılması da şiddet ortamını besleyen başlıklar arasında gösterildi.
“Dedektör ve polis tek başına çözüm değil”
Raporda, okullara x-ray cihazı, dedektör ya da sivil polis yerleştirilmesinin şiddeti önlemek için tek başına yeterli olmayacağı savunuldu. Bu tür uygulamaların öğrencilerde okula yabancılaşma duygusu oluşturabileceği belirtilerek, okul güvenliğinin yalnızca fiziksel tedbirlerle sağlanamayacağı kaydedildi.
Rehber öğretmen ve ücretsiz etkinlik önerisi
Eğitim-İş, şiddetle mücadele için zorunlu eğitim çağındaki tüm çocukların yeniden örgün eğitime kazandırılmasını istedi. Sanat, spor ve kültürel etkinliklere erişimin ücretsiz ve nitelikli hale getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Raporda ayrıca, okullarda her 250 öğrenciye bir rehber öğretmen standardına ulaşılması, insan hakları, barış kültürü, toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetsiz iletişim temelli bir eğitim anlayışının benimsenmesi önerildi.
“Öğretmenlerin güvenliği ve itibarı güçlendirilmeli”
Sendika, öğretmenlere yönelik şiddetin tüm boyutlarıyla araştırılması gerektiğini belirterek, eğitim çalışanlarının mesleki güvencesinin ve toplumsal itibarının artırılması çağrısında bulundu.
Eğitim-İş, güvenli okul ortamının; eşitliği, kapsayıcılığı ve öğrencilerin iyi oluşunu önceleyen bir eğitim politikasıyla mümkün olacağını vurguladı.




