İl Genel Meclisi Kasım Ayı toplantıları devam ediyor. Sultandağ’ın İl Genel Meclisi üyesi CHP’li Nergiz Sultandağı ile ilgili bir konuyu dile getirdi
“İnanılmaz Bir Fare İstilası Var”
Nergiz, “Sultandağı'nda şu anda fareyle bir mücadelemiz var. Sultandağı'ndaki bahçelerde inanılmaz bir fare istilası var şu anda. Bireysel olarak çalışmalarımız devam ediyor. Biz ilaçlıyoruz ama aylardır farelerin önüne geçemedik. Bu konuda İl Tarım'dan ve İlçe Tarım müdürlüklerinden toplu olarak bir ilaçlama yapılmasını istiyoruz.
“Muhtarlar Kadar Bile Kıymetimiz Yok”
Biz geldiğimizden beri her yıl seminerlere gittik arkadaşlar. Sorunlarımızı söyledik ama hiçbir konuda hiçbir gelişme yaşamadık maalesef. Birçok arkadaş, belediye başkanları ve muhtarlar kadar oy alıyor. Buna rağmen bizim onlar kadar herhangi bir özlük hakkımız yok. Biz sorunlarımızı ilettik Satılmış Bey'e. Biliyorsunuz bizim İl Genel Meclisi Üyeleri Derneğimiz var bir tane Ankara'da. Ama bize bu konuda hiçbir bilgilendirme yapılmadı. Ayrıca şunu da merak ediyorum, bu dernek ne iş yapıyor, başka nerelerde şubesi var? Neden bu İl Genel Meclisi üyeleri ile ilgilenilmiyor? Bütün köylere biz gidiyoruz, vatandaşlarla biz muhatap oluyoruz ama muhtarlar kadar bile kıymetimiz yok arkadaşlar.
“Filistin’e Soykırım Yapılıyor”
Hem Türkiye Cumhuriyeti olarak hem devlet olarak hem millet olarak Filistin halkının yanındayız arkadaşlar. 27 gündür orada bir katliam, bir soykırım yapılıyor. Bütün dünya bunu seyrediyor. Bu çok acı bir şey. Yani bir anne olarak bir kadın olarak çok üzülüyorum ben. Bu Birleşmiş Milletler ne işe yarıyor arkadaşlar, neden görevini yapmıyor? Oradaki bu soykırıma göz yumuyorlar. Biz gerçek sebebini biliyoruz. Mısır, Sina Yarımadası ve Gazze'deki çok büyük doğalgaz rezervleri var. O yüzden yapılıyor bu katliam. Yani enerji her şey değildir. Özellikle bu batı ülkelerin özgürlükler, demokraside, insan haklarında dünyada biziz diyenler maalesef bu işe göz yumuyorlar. Görmezden geliyorlar, ikili oynuyorlar, iki yüzlüler. Bu iş kınayarak, miting yaparak çözülmez arkadaşlar. Bu işe köklü bir çözüm gerekiyor ve Birleşmiş Milletler'in derhal bu katliamı bu soykırımı durdurması gerekiyor. Bu da bir çağrımdır. Bir kadın olarak bir anne olarak.
"Bunların Hepsi Gezegenlerin Katili”
TEMA Vakfı'nın bir raporu var, rakamlarıyla beraber okumak istiyorum. Doğal varlıkları bakımından zengin bir ekosisteme bağlı olan 24 ilimiz, 24 ilin %63'ü maden şirketlerine ruhsatlandırılmış. Bu şirketler, çok üzgünüm ama bunu söylemek zorundayım. Hepsi gezegenleri katletmek için uğraşan insanlar grubundan oluşuyor. Bunların hepsi gezegenlerin katilleri arkadaşlar. Şu anda benim ilçemde de böyle bir maden arayışları devam ediyor. Evet, henüz sonuç alınmadı. Rapor tutuyorlar, topluyorlar ama sonuçta yani bir şeyler çıkacak. Yani bu kadar çok çalıştıklarına göre bir şeyler çıkacak. Tarım alanlarımızın ve orman alanlarımızın, kültür varlıklarımızın birçok yeri ruhsatlandırılmış. TEMA Vakfı'nın çalışmasına göre 14 bin 967'si ihale edilmeyi bekleyen ruhsatlar. 2 bin 158 işletme ruhsatı. 1.871 araba ruhsatı şu anda güncel durumda ve verilmiş bu şirketlere. Bunların çoğu Muğla, Sivas, Kaz Dağları, Çanakkale, Balıkesir illerinde mevcut. Araba ruhsatı alan şirketlerin en çoğu Siirt, Şırnak, Batman, Eskişehir ve yine Çanakkale ve Balıkesir illerimizde. Yüzdeye vurursak %92 oranında Kütahya'da, %79 Çanakkale Balıkesir, %80 Uşak, %52 ilim olan Afyonkarahisar, %65 Sivas, Bayburt, Tekirdağ, Kırklareli, %71 Eskişehir, %72, Bartın, Zonguldak, Ordu, Artvin. Yani illerin yüzölçümlerinin yarısından fazlası şu anda madenlerce ruhsatlandırılmış ve bölünmüş. Ormanlarımızın %60'ı, tarım alanlarımızın %57'si, potansiyel koruma alanlarımızın ise %57'si ne yazık ki ne yazık ki hem meralarımızı hem sağlımızı hem tarımı yok edecek. Bu yüzden çok büyük bir kaygı içindeyiz.
“Su Kaynaklarımız Barbarlıkla Yok Ediliyor”
Deniliyor ki maden aranmasın mı? Elbette aransın ama bu madenler devletimiz tarafından aransın. Neden biz kendimiz aramıyoruz. Biz de maden çıkarılsın istiyoruz neden toprak altında kalsın. Ama yabancı şirketlere bir peşkeş çekiliyor. Biliyorsunuz Almanya'da siyanür ile maden aramak yasak. 2010 yılında Avrupa Parlamentosu madencilikte siyanürle aramayı yasaklamıştı. Fakat maalesef bunda başarılı olamadı. Buna rağmen Almanya, Çekya ve Macaristan siyanürler şu anda maden arkadaşlar bizim ülkemizde de yapılabilir bu. Ayrıca korunması gereken bir zeytin kanunumuz var bizim 1939 yılında çıkmış. Şu anda sadece sadece bu kanun olduğu için istedikleri kadar maden arayışları yapamıyorlar. En değerli şey, su ve su kaynaklarımız inanılmaz bir barbarlıkla ve vahşetle yok edilmeye çalışılıyor. Bu hiçbir savaşa benzemiyor. İnsan yeryüzündeki her şeyi ne varsa paraya çevirme hırsında sınır tanımıyor. Şu anda yeni bir kanun hazırlığı da var arkadaşlar, bilmiyorum çoğunuzun haberi vardır. Enerji Bakanlığı altında üst düzey mekanizmayla bütün süreçleri tek elden yönetilip hızlandırılacak. Adına da kamu yararına faaliyeti denilecek. Neden?” dedi
>>Kudret Kuş’un Haberi





