Osmanlı Devleti'nin kuruluş sürecinde önemli bir yere sahip olan Bilecik, Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanan mücadeleler ve işgaller nedeniyle de Türkiye'nin yakın tarihinde önemli bir konuma sahip oldu.
Bilecik'in bilinen eski adı ne?
Bilecik'in bilinen ilk adı Belekoma olarak ifade ediliyor.
Tarih öncesi dönemlerde ise kentin bilinen en eski isimleri arasında Agrilion ve Agrillum bulunuyor. Doğu Roma yani Bizans döneminde ise şehir Belekoma adıyla anılıyordu.
Belekoma yerleşimi, bugünkü Bilecik'in doğusunda, Hamsu ve Tabakhane derelerinin oluşturduğu vadiler arasındaki kaya çıkıntısı üzerinde bulunan kale çevresinde kurulmuştu.
Bilecik'in tarihi ne kadar eski?
Bilecik'teki ilk yerleşimin MÖ 3000'den öncesine uzandığı belirtiliyor.
Anadolu'da Tunç Çağı'na geçiş sürecinde önemli bir yere sahip olan bölgede, MÖ 3000'lerde tunç üretiminde kullanılmak üzere kalay çıkarıldığı biliniyor.
Bilecik'in de içinde bulunduğu Bitinya bölgesinin bilinen tarihi ise MÖ 1950'li yıllarda bölgede yaşayan Trakya kavimlerinden Thynler ile başlıyor.
Tarih boyunca bölge; Mısırlılar, Hititler, Frigler, Kimmerler, Lidyalılar, Persler ve Makedonyalıların yanı sıra Bitinya Krallığı, Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu'nun yönetiminde kaldı.
Bizans döneminde Bilecik
Roma İmparatorluğu'nun MS 395 yılında ikiye ayrılmasının ardından Bilecik ve Bitinya bölgesi Doğu Roma, yani Bizans İmparatorluğu sınırları içerisinde kaldı.
Bu dönemde Bilecik'te Belekoma Kalesi bulunuyordu. Şehir, Bizans döneminde bir tekfurluk olarak yönetiliyordu.
Bölge tarih boyunca Bizanslılar ile Emeviler ve Abbasiler arasında da çeşitli mücadelelere sahne oldu ve bazı dönemlerde el değiştirdi.
Bilecik ve Osmanlı Devleti'nin kuruluş süreci
Bilecik tarihinin en önemli dönemlerinden biri, Kayı Boyu'nun Söğüt ve çevresine yerleşmesiyle başladı.
Osmanlı kaynaklarında Kayıların Söğüt ve çevresine yerleşme tarihi 1230'lu yıllar olarak gösteriliyor. Ertuğrul Bey yönetimindeki yaklaşık 400 çadırlık Kayı topluluğunun bölgeye gelmesiyle Söğüt ve çevresi, Osmanlı Devleti'nin kuruluş sürecinde önemli bir merkez haline geldi.
1231 yılında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat'ın Bizanslılara karşı düzenlediği sefere Ertuğrul Bey de katıldı. Savaşın ardından Karacadağ ve Söğüt çevresi Selçuklu hakimiyetine geçti.
Ertuğrul Bey'e Söğüt mülk, Domaniç ise yaylak olarak verildi.
Ertuğrul Bey'in 1281 yılında öldüğü ve türbesinin Söğüt'te bulunduğu belirtiliyor. Her yıl düzenlenen Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri'nde de kendisi anılıyor.
Bilecik Osmanlı topraklarına ne zaman katıldı?
Osman Bey döneminde Bizans tekfurlarıyla mücadeleler devam etti.
Osman Bey'in 1286 yılında İnegöl yakınındaki Hisarcık Kalesi'ni, 1287 yılında ise İnegöl Tekfuru'nu yenilgiye uğrattığı aktarılıyor.
Bu dönemde Bilecik henüz Türklerin hakimiyetinde değildi. Belekoma ve Yarhisar tekfurlukları vergiye bağlanmıştı.
Osman Bey, 1299 yılı yaz başında Belekoma Kalesi'ni, ardından da Yarhisar Kalesi'ni fethetti.
Bilecik böylece Osmanlı hakimiyetine geçti.
Şeyh Edebali'nin Bilecik tarihindeki yeri
Bilecik'in Osmanlı tarihindeki önemini artıran unsurlardan biri de Şeyh Edebali oldu.
Ahilik teşkilatının önde gelen isimlerinden olan Şeyh Edebali'nin medresesini önce Söğüt'e, daha sonra Bilecik'e taşıdığı aktarılıyor.
Şeyh Edebali'nin Bilecik'teki türbesi, bugün şehrin Osmanlı tarihindeki önemini yansıtan yapılardan biri olarak öne çıkıyor.

Bilecik, Osmanlı döneminde nasıl gelişti?
Bilecik, Osmanlı hakimiyetine girdikten sonra zaman içerisinde gelişmeye başladı.
Şehir, Bursa ve İznik'ten Eskişehir ve Anadolu'nun iç kesimlerine uzanan yol üzerinde bulunması nedeniyle önemli bir konaklama ve dinlenme noktası haline geldi.
Yerleşim başlangıçta kale çevresinde yoğunlaşırken daha sonra Şeyh Edebali Türbesi, Orhan Gazi Camii ve çevresindeki yapılara doğru genişledi.
Türk hakimiyetinin ilk dönemlerinde Türkler ve Rumlar ayrı mahallelerde yaşamış, zamanla sosyal ve ekonomik ilişkilerin gelişmesiyle bu ayrım ortadan kalkmıştı.
Bilecik'in Timur tarafından işgali
Bilecik, Yıldırım Bayezid dönemine kadar Osmanlı yönetiminde kaldı.
Ancak 1402 Ankara Savaşı'nda Yıldırım Bayezid'in Timur'a yenilmesinin ardından Bilecik yaklaşık iki ay Timur'un hakimiyetinde kaldı.
Şehir daha sonra Çelebi Sultan Mehmet tarafından yeniden Osmanlı yönetimine alındı.
Bilecik'te Kurtuluş Savaşı yılları
Bilecik, Kurtuluş Savaşı sırasında önemli gelişmelere sahne oldu.
5 Aralık 1920 tarihinde İstanbul Hükümeti ile Ankara Hükümeti temsilcileri Bilecik İstasyonu'nda bir araya geldi.
Toplantıda İstanbul heyetine Ahmet İzzet Paşa başkanlık ederken, Ankara heyetine Mustafa Kemal Paşa başkanlık etti. Heyette İsmet Bey de bulunuyordu.
Bilecik Mülakatı'ndan olumlu ve somut bir sonuç çıkmadı.
Bilecik Yunan işgaline uğradı
Yunan ordusu 6 Ocak 1921 tarihinde Bursa ve Uşak yönlerinden taarruza geçti.
8 Ocak 1921 akşamında Bilecik-Karaköy-Muratdere hattına ulaşılmasıyla Bilecik ilk kez Yunan işgaline uğradı.
İlk işgalin 8-11 Ocak 1921 tarihleri arasında dört gün sürdüğü belirtiliyor.
I. İnönü Savaşı Bilecik'te yaşandı
I. İnönü Savaşı'nın tümüyle Bilecik topraklarında gerçekleştiği aktarılıyor.
Akpınar ve Oklubalı mevzilerinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Yunan ordusunun geri çekilmesinin ardından Bilecik'in ilk işgali sona erdi.
II. İnönü Savaşı ve Bilecik
II. İnönü Savaşı, Yunan ordusunun 23 Mart 1921 tarihinde Bursa-Uşak hattından yeniden taarruza geçmesiyle başladı.
Bilecik topraklarında da yoğun çatışmalar yaşandı. Türk kuvvetleri, Yunan birliklerini Bilecik-Pazaryeri ve İnegöl hattında karşıladı.
İntikam Tepe, Zevvare Tepe ve Nazımbey Tepeleri'nde kanlı çarpışmalar yaşandı.
II. İnönü Savaşı, Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı.
Bilecik'in kurtuluşu
Bilecik, Kurtuluş Savaşı sırasında birkaç kez Yunan işgaline uğradı.
Yunan birlikleri 13 Temmuz 1921'de yeniden Bilecik'e girdi. Daha sonra şehirden çekilen birlikler, 22 Temmuz 1921'de Bilecik'i yeniden işgal etti.
Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin ardından Türk ordusunun kazandığı zaferlerle birlikte Bilecik ve çevresinin kurtuluş süreci başladı.
4 Eylül 1922'de Söğüt ve Bozüyük, 5 Eylül'de Pazaryeri, 6 Eylül 1922'de ise Bilecik Yunan işgalinden kurtarıldı.
İşgalin ardından Bilecik
Yunan birlikleri bölgeden çekilirken birçok yerde yangınlar çıkardı ve ciddi tahribat meydana geldi.
Bilecik'te 1.956 ev, 331 dükkân ve 18 hanın yanı sıra hükümet konağı, ipek fabrikaları, okul, cami ve türbelerin de yangınlarda kullanılamaz hale geldiği aktarılıyor.
Kurtuluş Savaşı'ndan büyük bir yıkımla çıkan Bilecik, Cumhuriyet dönemine ağır ekonomik ve sosyal kayıplarla başladı.
Savaş öncesinde bölgenin önemli ipekçilik merkezlerinden biri olan şehirdeki ipekçilik tesisleri ve fabrikaların da yangınlarda yok olması, kent ekonomisini ciddi şekilde etkiledi.
Bilecik'in tarihindeki önemi
Bilecik; antik çağlara uzanan geçmişi, Belekoma adıyla bilinen tarihi, Kayı Boyu'nun Söğüt'e yerleşmesi, Osmanlı Devleti'nin kuruluş sürecindeki rolü ve Kurtuluş Savaşı'nda yaşadığı mücadelelerle Türkiye tarihinin önemli şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Şehirde bugün görülen çok sayıdaki tarihi eserin önemli bölümünü Osmanlı döneminden kalan camiler, türbeler, hanlar, hamamlar, imaretler ve sivil mimari örnekleri oluşturuyor.
Bilecik'in tarihi mirası, Osmanlı'nın kuruluşundan Cumhuriyet'in kuruluşuna uzanan uzun ve önemli bir geçmişin izlerini taşıyor.
Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri
Bilecik'in Söğüt ilçesinde düzenlenen Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri, Kayı Boyu'nun bölgedeki tarihini yaşatan önemli etkinliklerden biri.
Her yıl eylül ayının ikinci haftasında düzenlenen şenliklerde yörüklerin kına geceleri ve geleneksel yaşamları canlandırılıyor, ayrıca cirit gösterileri gerçekleştiriliyor.





