İlanlarda birçok bölüm için yalnızca akademik alan şartı değil, oldukça spesifik çalışma başlıklarının da aranması dikkat çekti. Akademik çevrelerde yapılan değerlendirmelerde, bazı kadroların belirli akademik profilleri tarif edecek kadar daraltıldığı yönünde yorumlar yapılırken bazı çevreler bunu, “Adrese teslim ilan olmuş, bir adını soyadını yazmadıkları kalmış” diye yorumladı.
En dikkat çeken ilanlardan biri Türk Halk Edebiyatı kadrosu oldu
Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı için 1 doçent kadrosu açıldı. İlanda şu şart yer aldı:
“Türk Halk Bilimi alanından doçent ünvanı almış olup, Kazak sahası Türk destanları ve Kaygusuz Abdal ile ilgili çalışmalar yapmış olmak.”
Akademik çevrelerde, Kazak sahası Türk destanları ile Kaygusuz Abdal çalışmalarının aynı ilanda birlikte aranmasının oldukça spesifik bir akademik geçmişi işaret ettiği yorumları yapıldı.
Uzmanlara göre, birbirinden farklı uzmanlık alanlarının tek kadroda birleştirilmesi, Türkiye’de sınırlı sayıdaki akademisyeni tarif ediyor olabilir.

Japonca-Türkçe çalışması şartı da dikkat çekti
Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı için açılan 1 doktor öğretim üyesi kadrosunda ise şu ifadeler yer aldı:
“Türkçe Eğitimi alanında doktora yapmış olup, Japonca-Türkçe karşılaştırmalı yazma becerisi ve Türkçe eğitiminde kelime ilişkilendirme testi temelli bilişsel yapı analizi ile ilgili çalışmalar yapmış olmak.”
İlanda geçen “Japonca-Türkçe karşılaştırmalı yazma becerisi” şartı akademik çevrelerde dikkat çekti. Bazı akademisyenler, bu kadar spesifik çalışma alanlarının aynı ilanda yer almasının rekabeti daralttığını savunuyor.

Afyon ve Kütahya detayıyla sanat tarihi ilanı
Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü için açılan 1 doktor öğretim üyesi kadrosunda ise şu şart yer aldı:
“Sanat Tarihi Anabilim Dalında doktora yapmış olup, Afyonkarahisar ve Kütahya’da Türk İslam dönemi ile ilişkili mimariye bağlı duvar resmi ve seramik buluntular ile ilgili çalışmalar yapmış olmak.”
İlanda yalnızca uzmanlık alanının değil, çalışılan şehirlerin dahi belirtilmesi dikkat çekti. Akademik çevrelerde, hem konu hem coğrafi alan bakımından oldukça dar bir uzmanlık tanımı yapıldığı değerlendiriliyor.

Sucuk üzerine özel çalışma şartı
Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü için açılan 1 doktor öğretim üyesi kadrosunda ise şu şartlar arandı:
“Sucuk muhafazasında antimikrobiyal etkiye sahip bitkilerin kullanımı ve bitkisel liflerin sucuk üretiminde yağ ikame maddesi olarak kullanımı ile ilgili çalışmalar yapmış olmak.”
Afyonkarahisar’ın sucuk üretimiyle öne çıkan şehirlerden biri olması nedeniyle ilan ayrıca dikkat çekti. Ancak bazı akademisyenler, çalışma konusunun aşırı detaylandırıldığını ve belirli bir akademik geçmişe sahip adayları işaret ediyor olabileceğini savundu.

Spor bilimlerinde dikkat çeken kombinasyon
Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Bölümü için açılan 1 doktor öğretim üyesi kadrosunda ise şu şart yer aldı:
“Rekreasyon veya Beden Eğitimi ve Spor alanlarının birinde doktora yapmış olup, sporda inanç ve ritüeller ile kinematik takip sistemlerinde geçerlilik ve güvenirlilik konularında çalışmalar yapmış olmak.”
Akademik çevrelerde, sosyal bilim yönü ağır basan “sporda inanç ve ritüeller” konusu ile teknik bir alan olan “kinematik takip sistemleri”nin aynı ilanda birlikte aranmasının dikkat çekici olduğu ifade edildi.

“Liyakat tartışmalarını büyütüyor”
- Akademik çevrelerde uzun süredir, Türkiye'deki pek çok üniversitede açılan öğretim üyesi kadrolarının belirli adaylara göre şekillendirildiği yönünde eleştiriler yapılıyor.
Uzmanlar, ilan şartlarının bilimsel alanı tarif etmek yerine belirli akademik geçmişleri işaret edecek kadar detaylandırılmasının, liyakat ve fırsat eşitliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığını belirtiyor.
Afyon Kocatepe Üniversitesi tarafından ilanlarla ilgili bir açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu.



