"Gastronomi benim için aileden gelen bir kültür"

Aslen Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesinden olan ancak anne memleketi Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Elif Çıtak Erdoğan, gastronomi alanında lisans ve tezli yüksek lisans eğitimini tamamlamış bir isim. "Yaklaşık 20 yıldır gastronomi sektöründe kurumsal şirketlerde eğitmen şef olarak görev aldım. İstanbul Okan, İstanbul Gelişim, İstanbul Arel ve İstanbul Aydın üniversitelerinde akademisyen olarak çalıştım. Türkiye'nin farklı şehirlerindeki 60'ın üzerinde üniversitede gastronomi öğrencilerine seminerler ve workshoplar gerçekleştirdim" diyen Erdoğan, uzmanlık alanının pastacılık ve şeker hamuru sanatı olduğunu belirterek, bu alanda uluslararası yarışmalarda ülkesini temsil ederek 20'nin üzerinde madalya kazandığını ifade etti.

Gastronominin kendisi için aileden gelen bir kültür ve üretim geleneği olduğunu vurgulayan Erdoğan, aile şirketleri aracılığıyla coğrafi işaretli Hayrabolu tatlısı başta olmak üzere kuskus, erişte ve çeşitli geleneksel gıda ürünlerinin üretimini gerçekleştirdiklerini söyledi. Ailenin bu yıl ekşi mayalı ekmek üretim tesisi kurarak üretim faaliyetlerine yeni bir alan eklediğini de sözlerine ekledi.

Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.41.46Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.41.46 2

Maye Atölye Trakya'nın doğuşu ve sanatla buluşma

Yaklaşık 20 yıllık gastronomi yolculuğunun ardından mesleki deneyimini kişisel ilgi alanlarıyla birleştirmek istediğini belirten Erdoğan, böylece Maye Atölye Trakya'nın doğduğunu açıkladı. Mum, sabun ve seramik alanlarında üretim yapmaya başladığını dile getiren Erdoğan, "Özellikle meyve ve sebzeleri andıran, kimi zaman gerçekçi görünümleriyle şaşırtan tasarımlar hazırlıyorum. Gastronomide edindiğim şekillendirme, detaylara hâkimiyet ve estetik bakış açısını farklı malzemelerle yeniden yorumluyorum" dedi.

Yaklaşık beş ay önce kurumsal hayatını bir kenara bırakarak yeni bir yolculuğa çıkmaya karar verdiğini ifade eden Erdoğan, kendine sorduğu "Bugüne kadar gastronomi dışında neler yaptım, beni ben yapan değerler nelerdi?" sorusuyla yıllar içinde edindiği tüm deneyimleri yeniden keşfetmeye başladığını anlattı. Pastacılığın kıymetli bir sanat olduğunu ancak günlerce emek verilen bir pastanın bazen bir saat içinde tükendiğini belirten Erdoğan, "Ben ise üretmeye devam edebileceğim, el sanatımı yansıtabileceğim ve emeğimin daha uzun süre yaşayabileceği ürünler ortaya koymak istiyordum" diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.41.46 3Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.41.46 4

Haşhaş mumlarıyla gelen davet

Sosyal medyada mum ve sabun yapım sürecini paylaşmaya başladığı dönemde, kız kardeşinin düzenlediği festivalin gala yemeği için kendisinden ekmek şeklinde mumlar yapmasını istediğini belirten Erdoğan, bu talep üzerine 200 adet ekmek mumu ürettiğini ve festival katılımcılarının bu mumları gerçek ekmek sanarak büyük ilgi gösterdiğini söyledi. Bu ilginin ardından Afyonkarahisar Festivali'ni düzenleyen şef arkadaşı Hamza Şef'in, kendisinden Afyonkarahisar Festivali için haşhaştan ilham alan özgün tasarımlar hazırlamasını istediğini aktardı.

Bilim Kırsalda Yeşerdi: TÜBİTAK Projesi Kırsal Mahalle Okullarını Bilimle Buluşturdu
Bilim Kırsalda Yeşerdi: TÜBİTAK Projesi Kırsal Mahalle Okullarını Bilimle Buluşturdu
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.46.26Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.46.26 3

"28 günde 1.100 haşhaş mumu ve 62 vazo ürettim"

Bu teklif üzerine festivalin gala gecesi için masalarda kullanılmak üzere vazolar ve bu vazoların içinde sergilenecek haşhaş mumları tasarladığını belirten Erdoğan, "Ayrıca davetlilerin yanlarında götürebilecekleri hediyelik haşhaş mumlar hazırladım. Afyonkarahisar Valisi'ne ve Belediye Başkanı'na takdim edilmek üzere haşhaş mumlarından oluşan özel buketler de tasarlayarak bu anlamlı geceye özgün bir dokunuş kattım" ifadelerini kullandı. Afyonkarahisar Gastronomi Festivali'nin gala yemeği için toplam 1.100 adet haşhaş temalı mum ürettiğini açıklayan Erdoğan, bu özel koleksiyonu festivalin bu yılki konseptine uygun olarak üç farklı tasarım kategorisinde hazırladığını ve sunumları tamamlamak amacıyla 62 adet de vazo ürettiğini söyledi. Tüm bu üretim sürecini yalnızca 28 gün içerisinde tamamladığını vurgulayan Erdoğan, her bir ürünün tasarımından üretimine kadar büyük bir emek ve özenle çalıştığını dile getirdi.

Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.41.47 2Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.41.47

Vali Aktaş'ın zarif davranışı

Festivalde yaşanan ilginç bir anıyı da paylaşan Erdoğan, "Sayın Valimiz Aktaş'ın buketi takdim ettiği sırada yaşanan durum, hem salondakilerin hem de sahnedekilerin mumlarıma olan ilgisini daha da artırdı. Haşhaş mumları, görünüm itibarıyla bir çiçek buketini andırsa da aslında oldukça ağır bir tasarıma sahip. Dolayısıyla yaşanan durum, tamamen buketin ağırlığından kaynaklandı. Ancak benim için asıl güzel olan, Sayın Valimizin buketten dağılan haşhaş mumlarını sahnedeki mankenlere ve tasarımları hazırlayan sanatçılara takdim etmesiydi. Bu, son derece ince ve zarif bir davranıştı" dedi.

"Her şehrin hikâyesini mumlara dönüştürmek istiyorum"

Maye Atölye Trakya'nın en büyük hayalinin Türkiye'nin dört bir yanındaki festivallerde yer almak ve her şehrin kendine özgü yöresel ürünlerini mumlara ve sabunlara dönüştürerek bu kültürel zenginliği sanatla buluşturmak olduğunu belirten Erdoğan, "Her şehrin kendine has bir hikâyesi, kokusu ve değeri olduğuna inanıyorum. Ben de bu değerleri el emeğimle yeniden yorumlayarak kalıcı ve özgün tasarımlara dönüştürmeyi hedefliyorum" ifadelerini kullandı. Babasının heykeltıraş olmasının sanatla ve şekillendirmeyle çok küçük yaşlarda tanışmasını sağladığını vurgulayan Erdoğan, bugün yaptığı işin temellerinde çocukluğundan beri biriktirdiği o sanatsal mirasın yattığını söyledi.

Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.41.47 3Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.41.47 4

"Bir sonraki rekoru hangi şehirde kıracağız?"

Afyonkarahisar'da 1.100 adet haşhaş mumuyla ortaya koydukları bu özel üretim rekorunu merak ettiğini belirten Erdoğan, "Bir sonraki rekoru hangi şehirde, hangi festivalde kıracağız? Türkiye'nin dört bir yanındaki festivallerde yerel değerlerimizi mum ve sabun sanatına dönüştürerek bu yolculuğu büyütmek en büyük hayallerimden biri" dedi.

Bu yolculukta kendisine inanan, güvenen ve destek olan başta kızı Melisa'ya, eşine ve ailesine teşekkür eden Erdoğan, "Maye Atölye henüz üretime başlamadan bana güvenen ve ilk iki büyük müşterim olarak bu yolculuğun başlangıcında yanımda olan Selin Çıtak ve Hamza Kalkan'a ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Onların inancı ve güveni benim için yalnızca bir sipariş değil, hayallerime atılmış çok kıymetli bir imzaydı" diyerek sözlerini tamamladı.

Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.44.21

Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.44.39Whatsapp Image 2026 10 21 At 23.44.40 2

Muhabir: Aslı Çiçek