istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort

17 Temmuz 2019, Çarşamba

Afyon'un Fikir Gazetesi

KOLTUK SEVDASI

Ne günler de yaşıyoruz ve ne İstanbul’muş…

Bu kadar kin nedir, bu kadar kibir nedir, bu kadar sevgisizlik nedir, bu kadar nefret dolu bakışlar konuşmalar nedir, bu kadar öfke nedir ve kimedir…

Ben sanmıyorum ki bu ülke sevdası olsun, Türkiye sevdası olsun eğer gerçekten Türkiye sevdası olsaydı neden koltuk bu kadar sıcacık gelsin ki soğutmak istenilmiyor…

Herkes bir sus pus tehditler karşısında bastırılmış, sindirilmiş, korkutulmuş biz koca bir Türk Milletiyiz biz bastırmaya da, sindirmeye de, korkutmaya da gelemeyiz geliyormuş gibi görünsekte ayaklanmalarımız çok kuvvetli olur ve boyunun ölçüsünü de iyi veren bir Türk ordusuyuz tarihte de bunun örneklerini çok gördük…

Bir dediği birini tutmayan kendi kendine çelişkiye düşen, sürekli tehtitkar gözleri büyümüş nefret dolu yüz mimikleriyle konuşmalar hani derler ya kalbinin kötülüğü yüzüne yansımış, gözüne yansımış diye işte tam da bu cuk diye oturuyor…

Bir patron düşünün sürekli çalışanlarına bağırıp çağırıyor onları hor görüyor ve bunun üzerine her fırsatta işten çıkartma mesajı veriyor işten çıkartacağı yetmiyormuş gibi bir de size bu memleketi dar ederim başka yerden de iş bulamazsınız diyor yani sadece kölesi olmasını isteyip itaatkarlık bekliyor…işçilerin ise iyice canına tak demiş her ürettikleri malda inşallah bunun hayrını görme diye beddua ediyorlar ve inşallah sürünerek ölürsün diye yani onca insanın ahını alarak o işletmeyi bir şekilde ayakta tutuyor ve gerçekten sonu hiçte iç açıcı olmuyor onca insanın ahını aldığı için.. ve bir gün büyük bir şirket kuruluyor ve kurucunun bu işletmedeki kölelik, sindirilmişlik, bastırılmışlık kulağına gidiyor ve diyor ki oranın işçileri ile beni teker teker de olsa görüştürün ve randevular ayarlanıyor kurucunun konuşurken bile gözlerinin içi gülüyor, parlıyor ve öyle mütevazi ki Mülk Allah’ındır inancıyla yola çıkmış ve işçileri işçi olarak değil ekip arkadaşları olarak görüyor sevgiyle konuşuyor yüreğinde öyle merhamet var ki hepsini kucaklıyor sarıyor sarmalıyor ve kimin ne olduğuna bakmadan düşünceleri ne olursa olsun bunları hiç önemsemeden sadece sevgiyle kucaklıyor ve bu işçiler artık bir çıkış yolu buluyorlar içlerine bir umut doğuyor artık o her gün tiksinerek gittikleri işe gitmek zorunda değiller ve istifalarını veriyorlar ve kimsenin de tazminatı, hak edişleri şu bu hiçbir şey umurlarında değil onlar sadece huzurlu, güvenli, sevgi dolu iş olarak bakıyorlar çünkü ucunda yeni bir umut var ve her şeyden önemlisi kendilerinin insan olduklarını fark etmişler bunu çok uzun zamandır çoktan unutmuşlar hiç birinin yüzü gülmüyordu aynı zamanda gülmeyi de unutmuşlardı artık amaçları sadece karın doyurmak ve zamanı geldiğinde de ölmekti.. İnsan olduklarını fark ettiklerinde yüzünde her birinin gülümseme oluşmaya başladı, yeni bir umut yeşerdi ve bu kişiler evlerine de bu umudu, tebessümü taşımaya başladılar çünkü mutlu birey demek mutlu birer aile demekti ve mutlu aile demek ise mutlu bir toplum demekti, mutlu bir toplum demekse musmutlu bir TÜRKİYE demekti…

Demem o ki her ne kadar bir şeyleri bahane edip edipte filmi geriye sarmaya çalışsanız da hepsi nafile halk artık uyandı ve halkın kalbinde artık bir umut yeşerdi ve artık insanlar sinmekten, korkmaktan, tehditlerden tiksindi her şeyden önce sürekli hakaretlere benzeyen konuşmalardan, gözü büyümüş çirkin bakışlı söylemlerden bıktı…İnsanlar artık ayrışmalardan, ikili olmalardan her şeyden önce her fikir ayrılığında terörist damgası yemekten bıktı…

Hamile kadının sokakta dolaşması tahrik sebebi denilmesinden, tecavüzlere bir kereden bir şey olmaz denilmesinden, her köşe başında imamhatiplerin çoğalmasından, erkeklerle bayanların tam anlamıyla ayrıştırılmaya çalışılmasından bıktı…Tecavüz olaylarının imamlardan daha da fazla çıkmasından, TV lerde hipnoz etkisi yaratacak ve toplumu neredeyse intihara sürükleyecek aptal dizilerinden bıktı ve bu toplum istiyor ki artık TV programlarında yine eskisi gibi sorulan sorular önceden hazırlanmadan sponten şekilde tartışma programlarını özledi muhalefeti de iktidarı da aynı programda yan yana görebileceği tartışma programlarını özledi, üniversite öğrencisinin hiç çekintisiz korkusuz ve yine sponten bir şekilde Cumhurbaşkanına soru sorabileceği günleri özledi, soru işine gelmese bile benim kellem gitti korkusu olmadan sorabileceği soruları özledi, hipnoz dizilerden, toplum ahlakını bozan dizilerden toplum çok tiksindi artık, bunları koyma sebeplerinizi de biliyoruz eğitim seviyesi düşük olan ailelerin tam göbeğine giriyorsunuz bu dizilerle ve düşünmelerine, gözlerini açmalarına engel olmak için ve toplumun psikolojisini bozup iyice stres toplumu yapmak için çünkü bu halk uyanırsa karşısında sürekli öfke saçan, kin kusan adamların açıklamalarını görmek, duymak ve dinlemek istemeyecek, tercih etmeyecek…

Ama maalesef bu halk artık uyandı ve artık sürekli sevgi dolu bakan gözler, doğru olan sözler duyacak ve bu tebessüm, mutluluk, umut, gülümseme tüm Türkiye’ye yayılacak çünkü gülümseme bulaşıcıdır ve kalpten gelir, kalpten gelen iyilik ise tüm vatanımızı karış karış kaplar önemli olan dürüstlüktür…

HERŞEYGÜZELOLACAK

 

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

  • Alparslan Özmen

    Alparslan Özmen 11.05.2019 10:26

    Teşekkürler harika bir yazı

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık