Prof. Dr. Yusuf Demir, yapay zekânın tamamen karşısında durulmaması gerektiğinin altını çizerek ana hedefin "daha fazla yapay zekâ" değil, "daha sürdürülebilir yapay zekâ" olması gerektiğini vurguladı.
Samsun'daki Su Tüketiminin Yüzde 2-3'ü Yapay Zekâ Kaynaklı
Yapay zekâ sistemlerinin su kaynakları üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerine yönelik Samsun özelinde çarpıcı veriler paylaşan Prof. Dr. Demir, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Samsun'da tüketilen suyun yaklaşık yüzde 2 ila 3'ünün yapay zekâ kaynaklı tüketimden kaynaklandığı hesaplanmaktadır. Bu durum, sulama alanlarının önemli bir kısmına denk gelen ciddi bir su kaybı anlamına gelmektedir. Kullanıcıların dijital dünyada yaptığı her bir tekil sorgu küçük görünse de, arka planda milyarlarca işlem gerçekleştirilmektedir. Her yapay zekâ uygulaması dev veri merkezlerinde çalışıyor. Bu merkezlerdeki sunucular yüksek ısı üretiyor ve soğutulmaları için ciddi miktarda su kullanılıyor. Toplam etki düşünüldüğünde karşımıza çok büyük bir gizli su maliyeti çıkıyor."
Türkiye Su Fakirliği Sınırına Yaklaşıyor
Türkiye'nin iklim değişikliğinin etkilerini; artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimi, kuraklık ve azalan yeraltı su seviyeleriyle derinden hissettiğini belirten Demir, su yönetiminin artık ulusal bir güvenlik meselesi olduğunu ifade etti. Türkiye'nin halihazırda su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Demir, mevcut eğilimlerin sürmesi durumunda önümüzdeki yıllarda su fakirliği sınırına girileceğini öngörüyor. Tam da bu süreçte veri merkezlerinin artması ve dijital dönüşümün hızlanması, su kaynaklarının yönetimine yeni bir boyut kazandırıyor.
Tehdit Değil, Fırsat: "Yeşil Yapay Zekâ" Dönemi Başlamalı
Doğru planlandığı takdirde yapay zekânın su kaynaklarını korumak için en güçlü silahlardan birine dönüşebileceğini ifade eden Prof. Dr. Yusuf Demir, akıllı sulama sistemleri, şebeke kaçaklarının gerçek zamanlı tespiti, kuraklık-taşkın tahminleri ve baraj işletmelerinin verimli yönetimi gibi alanlarda bu teknolojiden faydalanılabileceğini belirtti. Çevresel etkisi düşük sistemler için "Yeşil Yapay Zekâ" yaklaşımının geliştirilmesini öneren Demir, bu modelin daha az enerji tüketen algoritmaları, alternatif su kaynaklarıyla çalışan soğutma sistemlerini ve yeşil veri merkezlerini esas alması gerektiğini savundu.
Sürdürülebilir Dijital Dönüşüm İçin Hayati Öneriler
Prof. Dr. Yusuf Demir, gelecekte teknolojik başarıların çevresel kayıplarla gölgelenmemesi adına sürdürülebilir dijital dönüşüm için şu çözüm önerilerini sıraladı:
-
Üniversitelerde "Sürdürülebilir Yapay Zekâ ve Su Yönetimi" alanında disiplinler arası araştırmalar desteklenmelidir.
-
Belediyeler, su idareleri ve organize sanayi bölgelerinde yapay zekâ tabanlı su yönetim sistemleri yaygınlaştırılmalıdır.
-
Veri merkezlerinde su ayak izi ölçümü ve raporlaması zorunlu hale getirilerek yaygınlaştırılmalıdır.
-
Yapay zekâ uygulamalarının enerji ve su verimliliğini artıracak teknolojilere öncelik verilmelidir.
-
Kamu ve özel sektör için sürdürülebilir dijital altyapı standartları oluşturulmalı; yapay zekâ stratejileri ulusal su verimliliği ve iklim politikalarıyla bütünleşik planlanmalıdır.
Demir, açıklamasını "21. yüzyılda ülkelerin gerçek zenginliği yalnızca veri üretme kapasitesiyle değil; su kaynaklarını ne kadar akılcı yönettikleriyle de ölçülecektir. Çünkü geleceğin en stratejik kaynağı petrol değil, sürdürülebilir sudur"sözleriyle tamamladı.