Geçtiğimiz günlerde İkinci Belediye Şehir Çarşısı esnaflarından Muhammet Aydınalp geldi.
Planlı bir ziyaret değildi, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ndeki işini halledip bize selam vermek istemiş ve kapımıza gelmiş.
Misafir ettik, kahve ikram ettik.
Biliyorsunuz İkinci Belediye Şehir Çarşısı’nda yıkım kararı çıkmıştı.
Belediye buradaki iş yeri sahiplerine metrekare fiyatına 2500 ila 3000 TL fiyat biçmiş esnaflar bu duruma itiraz etmişti.
Muhammet Abi ile işte bu konu üzerine tanışmıştık.
Kısa bir sohbetin ardından çarşıda son durumun ne olduğunu sordum.
Anladığım kadarıyla şu anda esnaf olayı mahkemeye taşımış durumda.
Bir avukatla anlaşılmış.
Parası esnaf tarafından toparlanarak ödenen eksper metrekare başına belediyenin verdiği rakamın en az 5 katını çıkarmış.
Bu rakam dava dosyasına iliştirilmiş.
Bundan sonrasını Muhammet Abi’nin kendisinden dinleyelim:
“Bu yıkılacak yerin yüzde 74’ü Afyonkarahisar Belediyesi’nin, yani halkın…
Yüzde 26’sı özel mülkün.
Ancak bize bir bilgi veren yok.
Kime ihale edildi?
Burayı kim nasıl yıkacak?
Yıkım ne zaman yapılacak bilmiyoruz. Bize bilgi veren yok.
Madem yıkıyorsun versene benim paramı neden vermiyorsun?
Kesinlikle bilgi verilmiyor bize.
Benim malımı yıkıyorlar ama bana bilgi vermiyorlar.
En son başkan yardımcısı Benol Hanım’ın yanına gittim.
Bana, ‘Siz olayı başka yerlere taşıdınız, ben size bir bilgi veremem artık bu işi büyüklerimiz bilir’ dedi.
Allah aşkına kim bu büyükler?
Nail’im… Bizim karşımızda şu anda belediye yok, müteahhit var. Ben karşımda belediyemi göremiyorum. Ben bittim artık. Hakkımı helal etmiyorum. Belki günün birinde malımın bedelini öderler belki ama artık gönlümü alamazlar”
…
Muhammet Abi, bu sözleri söylerken gözlerinden yaşlar süzüldü.
Koca adam hüngür hüngür ağlamamak için kendisini zor tuttu.
“Ben bittim” dedi, derin derin iç çekti.
Bu şehirde “gönül belediyeciliği” yapıyoruz diyen bir belediyenin kendisini sorgulaması lazım.
Belediye kendince haklı bile olsa bunu esnafla yan yana gelerek tek tek izah etmeli.
Başkan yardımcısı Benol Hanım’ın ağzından çıktığı söylenen, “artık büyüklerimiz bilir” sözüne ne demeli?
Halkın iradesinden büyük ne olabilir?
Esnaf sizin açıklamanızı yetersiz bulursa, tatmin olmaz ise götürür durumu adalete intikal ettirir.
Belediye de çıkar burada, “Bizim gönlümüz esnafımızın çok daha fazla almasından yana ama durum bundan ibaret, ötesini bizde vermek istiyoruz ancak şu sebepten dolayı veremiyoruz, konu mahkemededir, adalet ne derse biz belediye olarak buna uyacağız, biz her daim esnafımızın yanında saf tutacağız” derse çok daha isabetli olurdu.
Burada ciddi bir iletişimsizlik var.
Ve bu iletişimsizlik meseleyi çözümsüzlüğe itiyor.
Bu iletişimsizlik vatandaşını çaresiz bırakıyor, ağlatıyor.
Bu dakikadan sonra kendi vatandaşını ağlatan belediye “gönül belediyeciliğinden” bahsetmesin.
Muhammet Abi’nin gönlünü almadan, onun kırılan kalbini tamir etmeden kimse bana gönül belediyeciliğinden bahsetmesin.
…
ÖĞRETMENLER PROMOSYON ÖDEMESİNDE DÜZENLEME BEKLİYOR
Şu sıralar öğretmenlerimizden sık sık e-posta alıyorum.
Konu promosyon…
Bir öğretmenimiz şöyle diyor…
“3 yıllık anlaşma gereği, Halkbank Kocatepe Şubesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü merkez ilçe öğretmenlerine 8900 TL para verdi. Ama bunu verdiğinde bir öğretmen ortalama 6500-7000₺ maaş alıyordu. Mesela daha sonra verilen zamlarla yeni başlayan bir polis 14000 TL maaş alıyor ve 25000 TL promosyon alıyor. Dolayısıyla öğretmenlerde de benzer artış olursa ne kadar artıracağı ile ilgili yeni bir çalışma gerekiyor”
Bugünlük bu kadar…
Başka bir yazı da görüşmek üzere…