Afyonkarahisar Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı bu hafta peş peşe eleştiri oklarının hedefinde…
Tam da aday olmak isteyen bürokratların kamudan istifa edeceği hafta…
Tam da adının vekil adaylığı listesinde yer aldığının güçlü bir şekilde dile getirildiği hafta…
Çok garip değil mi?
Böyle bir haftada birileri sanki bir planı devreye koymuşçasına arka arkaya taarruza geçiliyor.
Şimdi şunun altını çizmem gerekiyor.
Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı’nı bu şehirde yanılmıyorsam ilk eleştiren gazeteciyim.
Okuyucularım bunu çok iyi bilir.
Bu köşeden gördüğüm eksiklikleri dile getiren bir mektup yazmıştım kendisine…
Kübra Hanım, bu mektubuma doğrudan yanıt vermese de dolaylı bir şekilde yanıtlarımı aldım.
**
Şimdi gelelim esas meseleye…
Dün gündeme bir haber düştü…
“Vali Yiğitbaşı, AFJET üzerinden kendisine 20 bin TL’lik ikinci maaşını bağlattı” gibi cümlelerin yer aldığı haberler…
Bu haber ne yazık ki bazı basın yayın organlarında “Türkiye’nin ilk başörtülü valisi de çift maaş alıyor”diyerek servis edildi.
Burada açık ve net bir şekilde yine başörtüsü üzerinden birileri hedefe konuldu.
Birileri yıpratılmak istendi…
Nedir bu başörtüsünden istenen anlamıyorum.
Bu haberi olduğu kabul edelim.
Çift maaş alan kişinin başörtülü olanı ya da olmayanı arasında ne fark var?
Başörtülü bir hanımefendi çift maaş alırken suçta başörtüsüz biri alırken suç değil mi?
Neden burada “başörtüsü” üzerinden birileri hedefe konulur?
Ne yazık ki içinde bulunduğum camianın bazen duygularının, değerlerinin, inanç ve tutkularının tarumar olduğunu görüyor ve buna bir şey yapamıyor oluşuma üzülüyorum.
**
Konuyu dağıtmayalım.
Vali Yiğitbaşı, evet AFJET üzerinden maaş almaktadır.
Ancak bu yeni bir şey değildir.
Vali Yiğitbaşı, kendinden önceki tüm valililer gibi AFJET şirketinin Yönetim Kurulu Başkanıdır.
Ve yine kendinden önceki tüm valililerin aldığı gibi o da bu yönetim kurulu başkanlığından dolayı bir maaş almaktadır.
Bu doğrudur ya da yanlıştır bunu sizlerin takdirine bırakıyorum.
Ben burada farklı bir konuya değinmek istiyorum.
Burada çok net bir şekilde haksızlık yapıldığını vurguluyorum.
Vali Kübra Güran Yiğitbaşı’nın hakkına hukuka açıkça bir saldırı yapılmaktadır.
Sanki, ‘Vali Yiğitbaşı göreve başlar başlamaz kendisine AFJET’ten bir maaş bağlatmış’ gibi ismi kirletilmeye çalışılmaktadır.
Bu yıllardır tüm Afyonkarahisar Valileri için uygulanan yöntemidir.
Vali Gökmen Çiçek döneminde de böyle bir ödeme vardı…
Vali Mustafa Tutulmaz döneminde de…
Vali Aziz Yıldırım döneminde de… ve ondan önceki valiler döneminde de…
Bakın tekrar altını çiziyorum.
Bu maaş alma konusu etiktir ya da değildir bunu tartışmıyorum.
Şunu demek istiyorum.
Eğer etik değil, ahlaki değil diyorsanız, bu durum bundan önceki valiler içinde geçerlidir.
Burada, benim itirazım sanki bu olay Vali Kübra Hanım döneminde başlamış gibi lanse edilmesinedir.
Bugün bunu ortaya atanlar, kalem oynatanlar o gün neden sessiz kalmıştır?
Sorulması gereken soru işte tamda budur.
**
Buna ortak olanlar, bir validen önce bir annenin, bir kadınının hakkına ve hukukuna saldırmaya yeltenmiştir.
Burada zulüm vardır.
Burada haksızlık vardır.
Burada Vali Yiğitbaşı’nı siyasi hedef ve gayeler uğruna vurmak isteyenler devletimizin valilik makamına olan güveni ve inancı tarumar etmektedir.
Sadece bu değildir, bugün bu hamleleri ile birilerinin kişisel hırslarına, egolarına hizmet edeyim derken başörtüsü gibi toplumun büyük bir kesiminin hassas olduğu meselenin yıpratılmasına, incitilmesine ve itibarsızlaştırılmasına aracılık etmişlerdir.
Ve en kötüsü de bunu yapanlar sözde başörtüsünü serbest bıraktık diyenlerle bir olanlardır.
Bu vaziyet çok net ortadadır.
Kişisel hırslar uğruna şu yapılanlar vicdanımı kanatmaktadır…
Bu yüzden benim safım nettir.
Allah bu memlekete kişisel hırslarını, kendi menfaatlerini kenara bırakan vekiller nasip etsin. Ötesini def etsin!