Ufukta CHP iktidarı mı görülüyor?

Gazeteci Nail Azbay, "Ufukta bir CHP iktidarı mı görülüyor?" başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...

Abone Ol

MAK Danışmanlık tarafından yapılan seçim anketi birkaç gündür gündemde.

Ankette kararsızlar dağıtıldığında dağılım şöyle: 

“CHP yüzde 31.2, AKP yüzde 30, MHP yüzde 8.6, DEM yüzde 8.6, YRP yüzde 7.5, İYİ Parti yüzde 6.4, Zafer Partisi yüzde 2.2, TİP yüzde 1.1, Saadet yüzde 1.1, Deva yüzde 1.1, diğerleri 2.2…”

CHP ilk defa bir ankette birinci parti.

Bunu seçimlere kadar sürdürebilir mi zaman gösterecek. 

Bu ankete göre AK Parti’de tam anlamıyla bir çözülme olduğunu söylemek çok zor. 

22 yıllık iktidardan bahsediyoruz. 

Varlığını AK Parti’ye bağlayan ciddi bir kesim var.

Bu yüzden çözülmenin bu kadar kolay olmayacağı gerçeğini muhalefet göz önünde bulundurmalı. 

**

Halk Muhalefetten Umutlu Mu?

Tüm bunların dışında ben farklı bir noktaya değinmek istiyorum. 

Ankette “Muhalefetin şu an ki durumu size siyaseten yarınlar adına umut veriyor mu?” sorusu halka yöneltilmiş. 

Ankete katılanların büyük bir kısmı bu soruya, “Kesinlikle hayır” ve “Hayır” yanıtı vermiş. 

Yine ankette halkın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in politikalarına güvenmediği, 15 Temmuz süreci ile ilgili mücadeleye büyük bir kesimin inanmadığı saptanmış.

Yine bu ankette, “Yeni bir siyasi partiye ihtiyaç var mı?”  sorusu halka yönetilmiş. Çok ciddi bir kesim bu soruya “hayır” yanıtını vermiş.

**

Özgür Özel’in Kendisine Sorması Gereken Soru

Tüm veriler ışığında kısa bir toparlama yapalım.

Kitabın ortasından konuşalım.

Ufukta bir CHP iktidarı görünüyor.

Fakat bu iktidar CHP’nin çok başarılı olduğundan dolayı görülmüyor.  

CHP’nin bunu iyi okuması lazım. 

Bu oylar Özgür Özel’e verilmiyor.

Bu çok net…

Halk kızgın…

Bu kızgınlığından gidiyor iktidarın karşısında olan kim varsa ona oy veriyor. 

İktidarın karşısında taş olsa ona oy verecek ciddi bir kitle var şu anda. 

Türkiye Futbol Federasyonu seçimlerinde bile hükümetin istediği kişi seçilmesin diye insanlar gidip İbrahim Hacıosmanoğlu’na oy verdi. 

Özgür Özel şu soruyu kendisine sormalı, “Ben ne yaptım da bu oyu alıyorum?”

AK Parti’nin Kendisine Sorması Gereken Soru

Ancak şu da önemli.

Bir yıl içinde iktidardan muhalefete geçen bir rüzgar var. 

Bir sene de ne değişti? 

İktidarın da kendisine sorması gereken soru bu…

Bu durum derinleşmeye devam ederse -ki gidişat öyle görülüyor- az öncede ifade ettiğim gibi ufukta bir CHP iktidarı görülüyor. 

Tabi zaman her şeyi gösterecek. 

**

İktidarın Düzeltmesi Gereken ‘Hastalığı’

Eskiden AK Parti’de marka isimler vardı. 

Bülent Arınç… Ahmet Davutoğlu… Binali Yıldırım… Ali Babacan… Ve daha fazlası…

Tayyip Erdoğan’ın balkon konuşmalarında bu isimler balkona sıralanırdı.

Şimdilerde Tayyip Bey giderek yalnızlaşmaya başladı. 

Balkonda sadece eşi Emine Hanım’ı görmeye başladık. 

Bu yalnızlaşma partiyi giderek olumsuz bir noktaya sürüklüyor. 

Bunun en net örneğini geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’da gördük. 

İktidarın gücü ile İstanbul’da seçime girmiş, seçimi kaybetmiş, daha sonra Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak yeniden atanmış Murat Kurum, Şanlıurfa gibi bir ilde AK Parti’ye karşı arkasına halkı alarak seçim kazanmış Yeniden Refah Partili belediye başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’a sabır gösteremiyor. 

Ben bunu “kibir hastalığının dışa vurması” olarak yorumladım. 

Halka rağmen kaybeden adam halkla gelen adamı kabul edemiyor. 

İktidarın toparlanmak için bu görüntülere son vermesi, 2002’deki gibi herkesi kucaklayan bir görüntü vermesi elzem. 

Bundan dolayı önce “hastalığın” teşhisini doğru yapmalı ve “doğru bir tedavi” ile bu sorunun üstesinden gelmeli…