banner16

banner15

06.03.2020, 08:51 267

SANATIN VE SANATÇININ DESTEKLENMESİ III

Geçen hafta Sultan Abdülhamid dönemi sanat hamiliğine, o dönemde yenilikçi sanat hareketlerine değinmiştim. Sultan Abdülhamid dönemi 19.yüzyılın içinde yer almaktadır. 19.yüzyıl, 16.yüzyıl’da başlayan Rönesans ve Reform hareketlerinin tamamlandığı dönüşüm çağıdır. Bu yüzyıl; parçalanmanın ve yeniden inşa etmenin dünya genelinde, coğrafi, toplumsal ve teknolojik olarak yaşandığı bir yüzyıldır. Şimdi yaşadığımız modern toplumun temelleri bu yüzyılda atılmış, gelenekçi toplumdan sanayi toplumuna geçiş bu yüzyılda olmuştur.  Dönemin ruhundan Osmanlı İmparatorluğu da etkilenmiş, Sultan Abdülhamit 19.yüzyılın yenilikçi ruhunu sanat ortamına yansıtmıştır.

19. yüzyılda değişen coğrafi sınırlar, sosyal yaşantı ve gerçekleştirilen teknolojik buluşlar özgürlük ve bağımsızlık kavramlarını pekiştirmiştir. 20.yüzyıla bu kavramların ışığında girilmiş, bu yüzyılın başları geleneğin yerini değişimin ve dönüşümün aldığı bir dönem olmuştur. 20. Yüzyılın başında kurtuluş mücadelesinden zaferle çıkan yeni Türkiye Cumhuriyeti kendini gerçekleştirme yolunda, uyguladığı sanat politikasıyla güç bulmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında savaştan yeni çıkmış bir ülke olmasına rağmen sanata destek verildiği görülmektedir.

Cumhuriyetin ilanıyla kültür-sanat ve fikir hayatına yön verecek kurumlar kurulmuş, uzun yıllar sürecek etkinliklere girişilmiştir. Atatürk, Cumhuriyet'in ilanından bir yıl önce, "Milletimizin dehasının gelişmesi ve bu sayede layık olduğu medeniyet seviyesine ulaşması şüphesiz ki yüksek meslek erbabını yetiştirmek ve milli kültürümüzü yükseltmekle mümkündür" diyerek, yeni kurulan devletin temellerinin kültüre dayalı olacağını işaret etmiştir. Bu noktada yeni kurulan cumhuriyetin sanat destekleri devlet politikası olarak uygulanmış, ilk yıllardan itibaren, toplumu etkileyecek bütünlükçü kültür-sanat çalışmaları yapılmıştır.   

1924'ten itibaren Sanayi-i Nefise Mektebi mezunları Avrupa'ya gönderilmiş, döndüklerinde Sanayi-i Nefise Mektebinde ve Türkiye’deki diğer okullarda öğrendiklerini aktarmışlardır. Cevat Dereli, Mahmut Cuda, Refik Epikman, Muhittin Sebati, Şeref Akdik ve Ali Karsan ilk gönderilen sanatçılardandır. Sanayi-i Nefise Mektebi 1928'de Güzel Sanatlar Akademisi adını almış, 1932-1933 öğretim yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü açılmıştır. Atatürk, güzel sanatların diğer alanlarında olduğu gibi heykel sanatına da önem vermiş, Cumhuriyetin heykeltıraş kuşağının yetiştirilmesini de desteklemiştir.

Yine sanatın devletçe desteklenmesine örnek olarak cumhuriyetin kuruluşunun onuncu yılında ülkenin dört bir yanına “yurt gezileri” adı altında ressamlar gönderilerek, bu ressamların yaptıkları tablolar, 1933 yılında Ankara’da “Türk İnkılap Sergisi” adı ile sergilenmiş, serginin açılışını Atatürk yapmıştır. Sergideki resimlerde Millî Mücadele’yi konu alan büyük tablolar ve Atatürk’ün portreleri dikkat çekmiştir. Buraya kadar incelediğimizde Atatürk dönemi Türkiye'sinde plastik sanatlarda büyük gelişmelerin tespit edildiği, 1924 yılından itibaren resim ve heykel sergileri açılmaya başlandığı görülmektedir. Halkevleri Resim ve Heykel Sergileri (1936-1938), Ankara Halkevleri Birleşik Resim Heykel Sergileri (1937-1938) önemli sergilerdir. Atatürk tarafından 20 Eylül 1937'de açılan Resim ve Heykel Müzesi bu alandaki çalışmalara verilen önemin son halkası olmuştur.

Cumhuriyet Türkiye’sinde sanata verilen destekler sanatın her alanını kapsamaktadır. Sanatçıların bireysel anlamda desteklenmesi, bilgilerinin arttırılması için yurt dışına gönderilmeleri sağlanmakla beraber, desteklenen sanatçıların döndüklerinde yurdun dört bir yanına dağılarak eğitim kurumlarında yeni nesli eğitmeleri en önemli amaçlardan birini oluşturmaktadır. Sanat eğitimi veren kurumların oluşturulmasına önem verilmiş, 1924 yılı Eylülünde Ankara'da Musiki Muallim Mektebi (Müzik Öğretmen Okulu) açılmıştır. 1936 yılında Ankara Devlet Konservatuarı'nın açılmasıyla bu okul Gazi Eğitim Enstitüsü müzik bölümüne dönüştürülmüş, Ankara Devlet Konservatuarı, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu müzik, tiyatro, opera, bale sanatçılarını yetiştirmeye başlamıştır. "Türk Beşleri" olarak tanınan sanatçılar (Necil Kâzım Akses, Hasan Ferit Alnar, Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey ve Ahmet Adnan Saygun) ilk sonat, senfoni, konçerto ve operalarını yazmışlardır. 1934 yılında ilk Türk operası olan Ahmet Adnan Saygun'un Öz Soy ve Taşbebek operaları, Ankara Halkevi'nde temsil edilmiş, İstanbul Belediye Konservatuarı (Darülelhan)’nın öğretim programı yeniden düzenlenmiş, Türk müziği derslerinin yanında Batı müziği derslerine de yer verilmiştir.

Türkiye'de ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940’da kurulan Köy Enstitüleri tamamen Türkiye'ye özgü olan bir eğitim modelidir. 28 Aralık 1938 tarihinde milli eğitim bakanı olan Hasan Âli Yücel Köy Enstitüleri projesini kendisi yönetmiştir. Köy Enstitüleri’nde sanatın her dalında, müzik, tiyatro, halk oyunları, resim-iş, şiir, yazma ve okuma, yazın kitaplarını okuyup özetleme, güzel ve etkili konuşma, el işleri, yontuculuk, çeşitli spor etkinliklerinin, daha ilk yıllardan başlayarak özenle ve ısrarla teşvik edildiği görülmektedir. Her öğrencinin yeteneği ve ilgi alanı dikkatle izlenerek gelişmeleri sağlanmış, Köy Enstitüleri’nde okuyan öğrencilerin arasında yeteneklerini ortaya koyanlar, Yüksek Köy Enstitüleri’nde yeteneklerini daha da geliştirme olanaklarına erişmişlerdir. Yüksek Köy Enstitüleri’nin eğitim programına konan “Güzel Sanatlar”, “Yapı ve El Sanatları” kolları ise doğrudan doğruya sanatla ilgilidir. Açık hava tiyatrosunda öğrenciler kendi oyunları ile dünya klasiklerini köylüye ve Enstitü toplumuna sunarlar.

Amacı; yerli ve yabancı eserlerle, Türk Toplumu’nun genel eğitimini, yurt ve güzellik sevgisini, dil ve kültürünü yükseltmek, Türk Tiyatrosu’nun yurt içinde gelişmesini ve yaygınlaşmasını, yurt dışında tanıtılmasını sağlamak, Türkçeyi en güzel şekilde seslendirmek, Türk kültürünü besleyerek temel değerler üzerinde doğru yargılara varmasını sağlamak, sanat ve estetik duygusunu geliştirmek olan Devlet Tiyatrosu’ 1949 yılında kurulmuştur. Aynı yıl kurulan Devlet Opera ve Balesi, önce Devlet Tiyatroları teşkilatında bir bölüm olarak yer almış, daha sonra 1958 yılında yönetimi ayrılmıştır. Devlet Opera ve Balesi’nin de kuruluş amacı, opera, bale ve müzik sanatlarını halka tanıtmak ve yaymak gayesiyle opera, operet, bale temsilleri ile konserler vermek, yurt içi ve yurt dışı turneler ile milli ve milletler arası festivaller düzenlemek olarak belirtilmiştir.

Bu noktada Cumhuriyet dönemi kültür ve sanat hayatını etkileyen kurum ve kavramların, inkılâplar yanı sıra ilk çeyrek yüzyılda temellendirildiğini, yüzyılın yarısında ise sağlamlaştırılıp, çeşitlendirildiğini görmekteyiz. Tarihsel gelişimi ile gözlemlediğimizde, kendini yoktan var ettiği savaştan yeni çıkmış cumhuriyetin olumsuz ekonomik şartlarına, yetersiz kaynaklarına rağmen, ilk yıllardan itibaren sanatı desteklediğini; sanatçı teşviki, sanatçıların yurt dışına gönderilmesi, sergilerin düzenlenmesi, tiyatro oyunları, opera temsilleri ile sanat desteğinin devlet politikası haline getirildiği anlaşılmaktadır. Yeni kurulan cumhuriyetin ilk işlerinden biri, kültür-sanat politikası oluşturarak sanat desteğini, sanatçı teşvikini kurumlaştırmak, sanatı, eğitim kurumları kurarak yaygınlaştırmak olmuştur. Haftaya 20.yüzyılın ikici yarısından itibaren ülkemizde ve dünyada sanat hamiliğine değinmek üzere, güzel bir hafta sonu diliyorum. 

Sanatla kalın

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 19 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 50
2. Konyaspor 21 42
3. Beşiktaş 22 35
4. Hatayspor 21 35
5. Başakşehir 20 34
6. Adana Demirspor 22 34
7. Fenerbahçe 21 33
8. Alanyaspor 21 32
9. Gaziantep FK 21 31
10. Sivasspor 21 30
11. Karagümrük 22 30
12. Kayserispor 21 28
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 21 25
15. Antalyaspor 21 23
16. Göztepe 21 21
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 21 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Adanaspor 20 32
8. Samsunspor 19 30
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. West Ham United 22 37
5. Arsenal 20 35
6. Tottenham 18 33
7. M. United 20 32
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 21 29
10. Leicester City 18 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 21 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 20 44
3. Real Betis 21 37
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Athletic Bilbao 21 28
10. Valencia 20 28
11. Espanyol 21 27
12. Osasuna 20 25
13. Granada 20 24
14. Celta Vigo 20 23
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 21 17
19. Cadiz 21 15
20. Levante 20 11
Günün Karikatürü Tümü
banner136