GÜNDEM

Saadet Partisi'nden okullardaki şiddete dair rapor: "Travma ve dışlanma birikimi krize dönüşüyor"

Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı Sosyal İşler Başkanlığı'nın hazırladığı raporuna göre, okullardaki cinayet ve intihar vakaları ani gelişmiyor; travma, akran zorbalığı ve psikolojik birikim krize dönüşüyor. Faillerin çoğunluğu erkek ve okulun mevcut ya da eski öğrencilerinden oluşuyor.

Abone Ol

Raporda, okullarda yaşanan şiddet olaylarının travma, dışlanma, akran zorbalığı ve psikolojik sorunların zamanla birikmesiyle belirli bir eşik aşıldığında krize dönüştüğü ifade ediliyor.

Faillerin Çoğunluğu Erkek, Okulun Mevcut veya Eski Öğrencileri

Saldırgan profiline ilişkin raporda, faillerin büyük çoğunluğunun erkek olduğu, genellikle okulun mevcut ya da eski öğrencilerinden oluştuğu tespitine yer verilirken, asıl belirleyici alanın okul içindeki sosyal ilişkiler ve psikolojik atmosfer olduğu vurgulandı.

En Yaygın Araç Ateşli Silahlar

Şiddet olaylarında kullanılan araçlara da dikkat çekilen raporda, en yaygın aracın ateşli silahlar olduğu belirtilerek, silaha erişim kolaylığının şiddet olaylarının boyutunu doğrudan artırdığı ifade edildi.

Dijital İzler ve Radikalleşme Riski

Sosyal medya ve dijital platformların etkisinin ele alındığı raporda, paylaşımlardaki ani değişimler, nefret söylemleri ve depresif içeriklerin önemli birer risk göstergesi olduğu belirtildi. Bu dijital izlerin potansiyel saldırgan davranışların önceden tespitinde kritik rol oynayabileceği vurgulandı.

Güvene Dayalı Okul Modeli Önerisi

Raporda çözüm önerisi olarak, psikologlar, rehber öğretmenler ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan kriz müdahale ekiplerinin kurulması, öğrencilerin riskli durumları çekinmeden bildirebileceği anonim sistemlerin oluşturulması ve okullarda rekabet yerine güvene dayalı, kapsayıcı bir eğitim ortamının tesis edilmesi gerektiği kaydedildi.

Karataş: Sızdırma Davranışı Bir Yardım Çağrısıdır

Raporu değerlendiren Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Beytullah Karataş, saldırganların niyetlerini doğrudan ya da dolaylı biçimde çevrelerine yansıtmasını "sızdırma davranışı" olarak tanımlayarak, "Sızdırma davranışı çoğu zaman bir yardım çağrısıdır. Bu işaretler doğru okunabilirse birçok trajedi başlamadan önlenebilir. Erken fark edilen her işaret aslında önlenmiş bir trajedi anlamına gelir" dedi.