banner16

banner15

banner153

09.03.2022, 07:56 758

OLMAZ OLMAZ DEME …

“Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir…”

Bertnard Russell

Dünyada yaşanan gelişim ve değişimler, zaman ve mekan tanımaksızın her şeyin bir efsaneden çok daha ön planda olduğunu gösteriyor. Aslında bugünkü problemlerin kaynağı ikinci dünya savaşına ve sonrasında oluşturulan yeni dünya düzenine dayanmaktadır. Çünkü dünyanın ekonomik olarak evrimi her zaman bir kriz ya da savaşla olmuştur. Örneğin ikinci dünya savaşının ardından mağlup ülkelerden Almanya, İtalya ve Japonya’nın yönetim anlayışları çökmüştür. Birinci dünya savaşı sonrası kurulan Milletler Cemiyetinin adı bile değişmiş ve NATO kurulmuştur. İkinci dünya savaşının ardından sermaye birikiminin zenginliğine ulaşan ABD, kurmuş olduğu yeni para sistemi ile dünya ekonomisinin anahtar gücü haline gelmiş; Rusya ile arasındaki rekabet artmış ve dünya iki kutuplu bir yapıya bürünürken, ekonomi anlayışları savaşlara yansımış ve ülkeler arasında “Soğuk Savaş” başlamıştır. Bu yapı öyle bir noktaya gelmiştir ki insanlar arasındaki kutuplaşmayı ve geçişkenliği önlemek amacıyla 1961’de 50 km’ye yakın bir mesafeye sahip olan Berlin Duvarı yapılmıştır. Ancak her geçen gün iletişimin hız kazandığı dünyada duvarlarla ya da engellerle dünyanın koordine edilemeyeceğinin hala anlaşılamaması da ilginçtir. Savaş sonrası ise dolaylı olarak altına dayalı bir para sisteminin oluşumu, ABD dolarını daha güçlü hale getirirken, doların dünya rezerv para olmasının da habercisiydi. Bu dönemde 1 ons = 35 $ sabitlenmiş ve 1973 yılına kadar kısmen sabit bir kur sistemi uygulanmıştır. Bu sistemin anahtar kuruluşları ise IMF, Dünya Bankası ve Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasıydı. 1973 sonrası ABD Başkanı Nixon tarafından uygulamasına son verilen sistem, dünya ülkelerinin para birimlerinin belirlenmesi risklerini getirirken, enflasyona ve ülkelerin ödemeler bilançolarında bozukluklara neden olmuştur. Özellikle 1980 sonrası gelişmeler dünya ekonomisinin her geçen gün daha da küreselleştiğini gösterirken, 1990’lı yılların başında yıkılan “Berlin Duvarı” dünya da soğuk savaşın sona ermesine; iki kutuplu dünyadan kapitalist gücün hakim olabileceği tek kutuplu bir dünyanın önünü açmıştır. Özellikle bu yapıda e-posta, anlık mesajlaşma ve bloglar gibi sosyal medyanın ilk yansımalarının görüldüğü internet dünyasının egemenliği ön plana çıkacak ve ülke insanlarının algı yönetimlerinden devlet yapılarının da şekil değiştirebileceği küresel bir dünya sistemi oluşacaktı. 1990’lı yıllar ise kriz yılları olacak; 1992 ERM, 1994 Türkiye, 1995 Meksika, 1996-97 Asya ülkeleri, 1998 Rusya, 1999 Brezilya, 2001 Arjantin ve de 2000-2001 Türkiye krizleri küreselleşmenin hız kazandığı dünya da küresel ekonominin sancılarını anlamamıza yetecekti. İş dünyasının iletişimi için 2002 yılında linkedin, insanların iletişimi için 2004 yılında facebook; fikirlerin paylaşımı için 2006 yılında twitter ve daha çok gençlerin paylaşım ağı 2011 yılında instagram gibi sosyal medya hesapları ön plana çıkacaktı. Bu uygulamalar, küresel dünyanın merkezini küresel eylemlere; sosyal medya ise doğru bilginin yerini algılanan bilgiye bırakıyordu. 2007 son küresel finans krizi ise dünyanın türev ürünlerle tanışmasını, sosyal medya okuryazarlığını ve finansal okuryazarlığı ön plana çıkarmıştır. Bu krizin ardından dünya “Kripto Paralarla” tanışmaya başlarken; bir kriz daha kendisini para sisteminin dönüşümüyle gösterecektir. Bu süreçte Bitcoin, yeni finans devriminin başlangıcını oluştururken onu altcoinler izleyecek ve merkezi olmayan bir finansal devrim başlayacaktı. Aslında bu uygulamalar internet teknolojisinin yarattığı finansal bir devrimdi ve hızla finans dünyasını da içine almaktaydı. 2009 yılının diğer ilginç bir tarafı “daha iyi bir dünya arayışının” başlangıcı olmasıdır. Çünkü 2010 yılı ile birlikte orta doğuda hareketlilik başlamış ve “Arap Baharı” ülkeleri etkilerken; 2011 yılıyla birlikte Suriye olayları, insan göçlerini başlatmıştır. Bu süreçte hem ülkemiz hem de Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünya, yeni bir insani krizle karşı karşıya gelmiştir. 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı İlhakı ise, yeniden kutuplu bir dünyanın ve soğuk savaşın habercisiydi. 2019 yılındaki “Pandemik Atak” ile birlikteyse dünyanın değişim hızı artarken, ülkeler her zamankinden çok daha zorlu bir süreçle mücadele etmek zorundaydılar. Çünkü bu kriz “yaşam, eğitim ve iletişim” anlayışlarını tamamen değiştirecek ve yeni bir dünya düzeninin habercisi olacaktı. Bu süreçte küresel ve özel sektör hedefli gelişen dünya ülkeleri, ulus devlet anlayışını sorgulayacak ve her ülke kendi kendine yeterlilik anlayışını nasıl ihmal ettiğini düşünmeye başlayacaktı. Enerji her zamanki gibi anahtar konuların başında gelirken, gıda ve stratejik adımlar ülkelerdeki “Popülist” anlayışların sosyal medyadaki bilgi paylaşımlarının hızıyla sorgulanmasına ve değişmesine neden olacaktı. Bunun en iyi örneklerinden birisi 2019 yılı Ukrayna Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşanacak ve 2015 yılında “Halkın Hizmetkarı” filmiyle politik çıkmazların ve bozukluğun eleştirildiği medya dünyası, sanal bir dizi karakteri olan Zelenski’nin Cumhurbaşkanı olmasını sağlayacaktı. 2022 yılıyla birlikte başlayan “Ukrayna – Rusya Savaşı” yüzyılımız için hiç de beklenmeyen ve “olmaz olmaz deme” olarak ifade edebileceğimiz bir savaşla yeni bir dünya krizinin belki de savaşının habercisidir. Bu noktada Rusya gibi ülkelerin anlayamadığı, sadece fiziki bir güçle istediklerini gerçekleştirebileceği düşüncesidir. Artık dünya eski dünya değil, çünkü paralarda, ticarette ve iletişimde her zamankinden daha fazla kaygan ve tüm dünya sosyal medya kanallarıyla birbiriyle iletişim halinde. Yeni dünya düzeninde savaş, haklılığınızın perçinleneceği yer değil ve olmamalı. İnsanlar, bu dünyanın en değerli varlıklarıdır ve öyle kalmalıdırlar. Savaşın yapılacağı yerler ülke sınırları değil; ticaret, sanat, kültür, spor ve çok uluslu politik arenalardır. Aksine inat, haklıyken haksız duruma düşmenize; güçlüyken tüm gücünüzü kaybetmenize neden olabilir. Bunun en iyi göstergesi başlangıçta zayıf bir figür olarak eleştirilen ve hor görülen Zelenski’nin bu süreçten güçlenerek çıkması ve sosyal medya algılamasında desteğini her geçen gün artırmasıdır. Sosyal medya güçlünün haklı olduğu değil; bu süreci yönetebilenlerin güçlü olduğu ve olacağı bir yerdir. Bu algı, kitlelerin yönetimini meydanlardan akıllı telefonlara kaydırırken, insanların ölümleri ve yeni bir göç dalgasıyla dünyanın dengeleri değişmektedir. Sonuç olarak geçmişten bugüne yapılan değerlendirmelerimizde ön plana çıkan unsur; insan sermayesinin parasal bir güç değil bilgi gücü olduğunun görülebilmesidir. Çalışkan liyakat sahibi insanlar yerine güç merkezli liyakatsiz insanların seçildiği bir dünyada krizler ya da başarısızlıklar “gelişmekte olan ülkelerin çıkmazıdır” unutmayalım …

Yorumlar (2)
köşe yazarı eleştirmeni 2 ay önce
şu adamın yazıları çok sıkıcı gelmekte ya bana size de öyle gelmiyor mu.
Ahmet Yiğiter 2 ay önce
Rusya, burnunun dibinde AB ve NATO'ya bağımlı ülkeler silsilesini istemez, ülkesinin geleceği için kendince gerekli önlemleri alacaktır. ABD ve NATO'ya güvenmemekle haklıdır. ABD'nin Irak 'ta yaptığı ortadadır. İran'a da yapmak istediği belkidir. Afganistan'ı ne hale getirdiği açıjtır. En büyük emperyalist güç dünyada ABD'dir.
Namaz Vakti 16 Mayıs 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 36 52
10. Kasımpaşa 37 50
11. Hatayspor 37 50
12. Sivasspor 36 48
13. Galatasaray 36 48
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 36 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 36 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Crystal Palace 36 45
13. Aston Villa 36 44
14. Newcastle 36 43
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü
banner136