banner16

banner15

18.07.2021, 12:51 185

KÜLTÜRLERARASI SANAT

Şehrimiz için iki önemli festivali, 21.Uluslararası Afyonkarahisar Caz ve 20.Klasik Müzik Festivallerini geride bıraktık. Festivaller, sürekli takipçilerini ve festivalleri yeni keşfeden izleyicilerini memnun etti. Festivalleri izleyenlerle yaptığımız görüşmelerde izleyiciler, duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Şehrimizde 20 yıldır düzenlenen caz ve klasik müzik festivalleri de dahil olmak üzere, ülkemizde çok sayıda festival düzenleniyor. Festival kelimesinin tanımına bakalım önce. Festival, Fransızca’ dan Türkçe'ye geçmiştir ve TDK'ye göre anlamı şu şekildedir:

- Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi

- Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi, şenlik

- Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri, şenlik

Tanımla beraber yeni tamamladığımız Caz ve Klasik Müzik Festivallerimizin etkisindeyken, genel anlamda müzik festivallerine değinmek istiyorum. Birçok insanı bir araya getiren müzik festivalleri kısa süreli olarak düzenlenmektedir. Müzik festivalleri yapıldığı bölgeye hem ekonomik hem de kültürel katkı sağlar ve yanı sıra pek çok kültürel ve sanatsal etkinliklere kapı açar. Müzik festivali nedeniyle bir araya gelen topluluklar arasında “birlikte” bir paylaşım “kişisel” olarak deneyimlenir. Bu birlikte paylaşımın kişisel deneyimlenmesi aslında, sanatın bireyselliğe vurgusu olarak da değerlendirilebilir. Sanatın büyüsü burada da kendisini gösterir. Bir eserden, izleyici, dinleyici benzer duygularla etkilenebilir. Aynı duygunun farklı tonlarını hissedebilir. Aynı romanı okuyan kişiler romanın farklı kısımlarından etkilenebilirler, aynı resme bakan kişiler resmin farklı unsurlarını önemseyebilirler, aynı müziği dinleyen kişiler benzer ya da farklı duygularla beğenebilir ya da beğenmezler. 

Tam da bu noktada sormak istiyorum: Caz ve klasik müzik bizim kültürümüzde var mı? Evet var, neden derseniz; 80’ler döneminde merhum Hikmet Şimşek’in Pazar Konserleri programını bizim kuşağımız büyükler, küçükler izlerdik ve Hikmet Şimşek repertuvarı çok güzel düzenlerdi. O programları izlediğimizden beri, Klasik müzik o dönemin kültüründe var. Yıldız İbrahimova’yı çok severim, öyle ki bebekken oğlumla birlikte dinlerdik, o da bizim kültürümüzde var. Daha geriye gidelim 1924 yılı Eylül’ünde Ankara'da Musiki Muallim Mektebi (Müzik Öğretmen Okulu) açılır. 1936 yılında Ankara Devlet Konservatuarı'nın açılmasıyla bu okul Gazi Eğitim Enstitüsü müzik bölümüne dönüştürülür ve Ankara Devlet Konservatuarı, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu müzik, tiyatro, opera, bale sanatçılarını yetiştirmeye başlamıştır. "Türk Beşleri" olarak tanınan sanatçılar (Necil Kâzım Akses, Hasan Ferit Alnar, Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey ve Ahmet Adnan Saygun) ilk sonat, senfoni, konçerto ve operalarını yazmışlardır. 1934 yılında ilk Türk operası olan Ahmet Adnan Saygun'un Öz Soy ve Taşbebek operaları, Ankara Halkevi'nde temsil edilir. Klasik Müzik ve opera Türk bestecilerin eserleriyle 1934’ten beri var. Daha da geriye gidelim ve Klasik müzik ve operanın dolayısıyla batı müziğinin aslında Osmanlı ecdadımızın meşrebine, zevkine uygun olduğunu görelim:

 Sarayından çıkıp ilk kez Avrupa ülkelerini görmeye giden tek padişah olan Sultan Abdülaziz’in oğlu Şehzade Abdülmecid Efendi, ünlü besteci Franz Liszt’den ders almış, müziği sadece dinlemekle yetinmeyip öğrenmeye de çalışmış biriydi. Sultan Abdülaziz’in Avrupa seyahatinde ona eşlik eden bir başka şehzade olan 2. Abdülhamit hobi olarak marangozluk yaparken Şehzade Abdülmecid Efendi, resim ve müzikle ilgilenmiş, nü bile çalışmıştı. “Sarayda Beethoven” tablosu Şehzade Abdülmecid Efendi’nin yaptığı bir tablodur. 

Biraz daha geriye gidersek Sarayda opera izleyen ilk padişahın, III. Selim olduğu bilinir. Yani Osmanlı sarayı 18. yüzyıldan itibaren opera denen müzik türüne yabancı değildi. Sultan Abdülmecit, Türk gençlerine opera öğretilmesi için Donizetti Paşa’yı görevlendirdi. II. Abdülhamit, Yıldız Sarayı’na İtalyan kumpanyaları davet ediyordu. Donizetti Paşa ise 1820’de bestelediği ve İtalyanca olarak yazılan üç bölümlük tragedya nitelikli Belisario operasını 1836’da Türkçe olarak sundu. 

Buraya kadar olan kısım sanatın kültürlerarası olduğunun kısa, özet bir göstergesi. Sadece benim kişisel tarihimde Caz ve Klasik müziğin yeri varsa, benim dönemimde de yeri var demektir. Bugün dinlediğimiz reklam cıngıllarında, film müziklerinde caz, klasik müzik, blues, hip hop, rap vb. müzik türlerini duymakta, dinlemekteyiz ve herhangi biri için bizim kültürümüzde yok diyemiyoruz çünkü bizim sanatçılarımız seslendiriyor. 

Sanat, bireyin yaşamının hemen hemen her anında onun ayrılmaz bir parçasıdır. Çünkü nereye bakarsak bakalım sanat ve tasarım çalışmalarını görebiliriz. Sanat biçimleri ve tasarım ürünlerini hemen her gün kullandığımız bir tabakta, giysilerimizde, mobilyalarımızda,  görürüz. Dinlediğimiz müziklerde, gündüz ya da gece karşımıza çıkan şekiller ve renklerde görürüz. 

Sanat, insana estetik haz verip, insanı eğlendirerek onun oyalanmasını ve haz aldığı konudan yaşam dersi edinmesini sağlar. Bize bunu sağlıyorsa kültürümüzde olması gerekli midir? Elijah Wood’un Selda Bağcan hayranlığını nasıl ki “kültüründe yok” diyerek önleyemezsek, kişisel beğenilerimizi, estetik tutumlarımızı da topluluklara, gruplara, kültürlere mal edemeyiz. Geçmişten günümüze baktığımızda, ister ecdadımıza, kültürümüze uygun yaşayalım, istersek kişisel beğenilerimizi önemseyelim her iki durumda da sanat, çoklu yaşanan bireysel deneyimlerden oluşur ve aslında bizim neyi sevip sevmediğimiz sadece bizi ilgilendirir. Sanatın çok yönlü ve büyülü dünyasında, kendimizi bulduğumuz eserlerde sanat dolu günler dileklerimle,

Sanatla kalın.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 25 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11
Günün Karikatürü Tümü
banner136