banner16

banner15

07.12.2020, 01:38 275

EĞİTİM GÖNÜL İŞİDİR

“Lider, şartların yarattığı ortamda başkalarının göremediğini gören,

başkalarının yapamadığını gerçekleştiren kişidir”. Suna Kıraç

Eğitim veya eğitim gönüllüsü olmak, bu işe olan karşılıksız sadakati, iyiliği, paylaşımcılığı ve sevgiyi gerektirir. Eğitimin taraflarına baktığımızda eğitimciler ve öğrenciler anahtar oyuncular olmakla birlikte bu süreci aileler, okul idarecileri, bürokratik yapı, siyasi karar vericiler ve toplum da etkilemektedir. Eğitim öncelikle bir hayal işidir. Bu hayal hem sistemsel hem de bireysel olarak gelişir ve çeşitlenir. Özellikle iyi bir eğitimcinin hayalci olması ve hayallerini öğrencileriyle paylaşması gerekir. Öğrenciler, sistem için de en önemli yere sahip oyuncular olup, varlık nedenlerini iyi idrak edebilmelidirler. Bunun için de öğrenciler, aşırı kural ve yönetmeliklere maruz bırakılmamalı, çocukluklarını ve öğrenciliklerini daha iyi hatırlayabilecekleri tarzda uygulamalarla mevcut müfredat bütünleştirilmelidir. Çünkü ait oldukları toplumun geleceği onlardır ve bugünkü eğitim süreçlerini çok iyi geçirmek zorundadırlar. Eğitim süreci içerisinde okul idarecilerinin ve bürokrasinin yeri ise, ben yaptım oldu mantığından ziyade, eğitimcilerin ve öğrencilerin maruz kalabilecekleri eğitim engellerini kaldırılmak ve onların hayal dünyalarına katkı yapmak olmalıdır. Bu noktada öğretmenlerin talepleri çok dikkatle irdelenmeli ve incelenmeli, kaygıya yer bırakmadan gerçekleştirilebilmelidir. 

Eğitimdeki model arayışlarını her zaman gereksiz ve yersiz bulurum. Çünkü eğitimin süreci ve içeriği çok nettir. Bunu karmaşıklaştırmanın ya da başka yerlerden transfer etmenin anlamlı bir yanı olmayacaktır. Çünkü eğitim, o toplumla ilgilidir ve ilgili toplum, kendi eğitim modelini kurabilecek kapasiteye sahip olmalıdır. Buna karşın, ben kendi eğitim sistemimi kuracağım çabasıyla yap-boz uygulamalar ve karmaşık sistemlerle eğitim yapısı, deneme-yanılma tahtasına da dönüştürülmemelidir. Gerçekte eğitimin kalitesi, eğitimcinin niteliği ile çok yakın ilişkilidir. Bunun yanında eğitim modelinin araştırmaya odaklılığı, öğrencinin kendini gerçekleştirebileceği eğitim mantığı uygulamaları sistem kalitesini bütünleştirir. Eğitimli bir toplum, belli bir kesimin değil, tüm ülkeye yayılmış eşit ve ulaşılabilir bilginin paylaşımıyla sağlanabilir. Herkesin doktor ya da öğretmen olduğu bir dünya emin olun, hiç de yaşanabilir bir yer olmayacaktır. Özellikle siyasi otorite ya da tepe bürokrasi, eğitim sürecinde bir saatin planlamasını bile iyi yapabilmeli ve katılımcılığı etkin kılmaya çalışmalıdır. Yoksa ben yaptım oldu mantığı, eğitim sitemimize “bir ileri bir geri vites” attırmak dışında her hangi bir katkı yapmayacaktır. 

Bugünkü konumuz olan “eğitim gönüllülüğü” sevgiye dayalıdır. Eğitim sisteminde sevgi, hem öğretmen hem öğrenci hem de sistem içerisindeki diğer oyuncular için olmazsa olmazlardandır. “Sevgi olmadan hiçbir şey olmaz” sloganı, lafta değil anlayışta ve uygulamada yerleştirilebilmelidir. Günümüzde “eğitim, devlette mi ya da özel sektör de mi daha başarılıdır? sorusu, aslında yıllardır sorgulanmakta ve değerlendirilmektedir. Eğitim ilkelerinizi oluşturduğunuzda, kamu ve özel sektör farklılığı kalmayacağı gibi, kamunun eğitim sistemindeki yeri ve önemini çok daha iyi anlaşılabilecektir. Sınav sisteminin olduğu ve öğrencinin tüm geleceğinin 2 saatlik bir sınav sonucuna dayalı olduğu bir eğitim sistemde, sevginin yerini mantık, eğitim felsefesinin yerini puan kaygısı almaktadır. Bu sistemde öğrenciye bir şeyin anlamı sorulduğunda “şıkları alabilir miyim” cevabı ile karşılaşırsınız. Çünkü öğrencinin yorum gücünü yok ettiğiniz gibi, tercihlerinde de karmaşaya neden olursunuz. Öğrenci için başarı, para kazanmak, değişik markalarla çevresini oluşturmak ve sosyal medya beğenisinden geçmektedir. Peki, diyebilirsiniz ki hocam bu sistem nasıl revize edilecektir. Eğitimcilerimizin başarı katsayıları, KPSS alan bilgisi ortalamalarına göre zayıf; öğrencilerin başarı ortalamaları da hem LGS ve hem de TYT-AYT ortalamaları açısından çok gerilerdedir. Bana göre yeni eğitime geçiş modelinde, eğitim sistemimizde başarı için “öğretici öğrenci” odaklı bir gönüllülük sistemi oluşturmalıyız. Öğretici öğrenciler, gönüllü çalışan ve kendisinden önceki sınıflara konuları anlatmakla ya da rehberlikle yapmak ile ilgili öğrencilerden oluşturulmalıdır. Onlarla öğrencilerimize ulaşmak, onları anlamak ve ihtiyaçlarına göre bir eğitim planı oluşturmak çok daha etkin olacaktır. Peki böyle bir örgütlenme nasıl yapılabilir? Böyle bir yapılanma, şehir merkezlerinde oluşturulacak yaşam alanları ya da eğitim merkezleri ile başarılabilir. Bu alanlarda eğitim dökümanlarına ulaşım ücretsiz olmalı, akıllı telefon gibi teknolojik aletlerin kullanımı yasak ve doğrudan fizik etkileşimle eğitim araçlarına ulaşılabilmelidir. İçinde bulunduğumuz Pandemi sürecinde, Afyonkarahisar ilimiz ve ilçelerimizde birçok başarılı öğrenci, kendi üniversitelerine gidemediği için evlerinde vakitlerini geçiriyor. Hâlbuki onların enerjilerini, tecrübelerini ve bilgilerini hali hazırdaki öğrencilerimizle buluşturabilmeliydik. Ya da onlarla bir şekilde diyalog kurarak, süreçler ve gelecek konusunda fikirlerini alabilmeliydik. Böylece onlara sorumluluklar yükleyerek, geleceği ve bugünü sorgulatabilir ve onları kazanmak istediğimizi ve de onlara ülkenin her zaman ihtiyacı olduğunu kavratabilirdik. Unutmayalım ki, gençliğe odaklanmak yerine onları yok sayarsak, emin olun gün gelir onlarda bizleri yok sayarlar.

KİTAP TAVSİYESİ

Bu hafta sizlere Türkiye’nin öncü ve sanayici ailelerinden Suna Kıraç’ın “Ömrümden Uzun İdeallerim Var!” kitabını tavsiye edeceğim. Uzun süre almak için beklediğim, bir ara baskısı tükendiği için alamadığım ve bir türlü okuma önceliklerime girmeyen bir kitaptı. Geldiğinde ise 48 saat içinde okumasını tamamladığım, bir romandan ziyade yaşamları ve süreçleri gördüğüm. Sonrasını merak ettiğim, yazarın tecrübelerinden fazlasıyla haz duyduğum bir kitap gördüm. Hatta bu haftaki yazımın ana başlığına bile etki edebilen bir kitap. Bize insan olduğumuzu hatırlatan, yaşamın kader çizgisinin bizleri nerelere götürebileceğini anlayabileceğimiz ve eğitim gönüllüğü kapsamındaki aktiviteleri fazlasıyla hissedebileceğimiz bir kitap. Bilhassa kurum içi eleştirel mektuplardan etkilenmemek ve müzecilik açısından ülkemize yapılan katkıları görmemek mümkün değil. Koç Üniversitesinin kuruluş süreci ve bugünkü konumunu düşündüğümüzde, doğru adımların atılmasının bir kurumu nereye getirebileceğini görebilmek açısından çok önemli diye düşünüyorum. Aksi takdirde aynı tarihte kurulan birçok yerin günübirlik ve liyakatsiz kadrolarla ne hale gelebildiği de bugün çok daha iyi anlaşılabiliyor. İlave olarak Vehbi Koç’u, İnan Kıraç’ı, Yılmaz Büyükerşen’i daha iyi tanıyabileceğiniz; yönetici adayı ya da bir aile şirketinin parçası aday adaylarının mutlaka okumaları gereken, yaşamı, tecrübeleri ve eğitimi sorgulayabileceğiniz ve de sorumluluk alabilen insanlarımıza sahip çıkmamız gerektiğini gösteren bir eser… Kitaptan önemli satır başları:

“İtibar 30 yılda kazanılır, bir gecede kaybedilebilir”

“Memleketim varsa biz varız.”

“Ülkemizin tüm sorunlarının altında yatan gerçek, EĞİTİM EKSİKLİĞİDİR.”

“Eleştirenlerden değil, eleştirilenlerden olmak arzusundayım.”

“Ekonomik zorluklar aşılır, siyasi krizler çözümlenir. Ancak, çocukları harcanmış bir toplumu yeniden onarmak mümkün değildir.”

   

Yorumlar (3)
Abdulkadir Gülşen 8 ay önce
Cantürk hoca her zamanki gibi azmini ve ufkunu ortaya koymuş ve katmadeğer ihdas etmiştir. GSMH hesapları içinde görünmüyor olsa da biz görüyor ve alkışlıyoruz. Slm
Sebahat demircigediği 8 ay önce
Sizin öğrenciniz olmaktan gurur duyuyorum hocam. Kaleminize sağlık
toprak03 8 ay önce
Sonuna kadar katılıyorum ancak sınav vakti gelip çatınca iş değişiyor ne yazık ki hocam kaleminize sağlık
26°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 26 Temmuz 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30