Taylan, kamu yatırımlarına karşı olmadıklarını ancak söz konusu planlamanın Dazkırı’nın şehir merkezi, esnafı ve kamu hizmetlerine erişim açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Mesele yalnızca bina yapmak değil”
İsmail Taylan, açıklamasında planlamanın sadece yeni kamu binaları inşa edilmesi anlamına gelmediğini belirterek, kararın şehir merkezinin geleceğini, esnafın ekonomik durumunu, vatandaşların hizmetlere ulaşımını ve ilçenin uzun vadeli gelişimini doğrudan etkileyeceğini ifade etti.
Taylan, görevde olduğu dönemde hazırlanan proje ve imzalanan protokolün bağımsız bir adliye binasını öngördüğünü belirtti. Bu modelle şehir merkezindeki hareketliliğin korunacağını, adliye hizmetlerinin kalıcı hale geleceğini ve yapılacak iş hanıyla ticari alan ihtiyacının karşılanacağını dile getirdi.
“Şehir merkezindeki hareketlilik azalır”
Kamu kurumlarının şehir merkezinden uzaklaştırılmasının esnafı olumsuz etkileyeceğini savunan Taylan, resmi işlemler için ilçe merkezine gelen vatandaşların alışveriş, yemek, kırtasiye, çay ocağı ve benzeri işletmelere katkı sunduğunu belirtti.
Taylan, Hükümet Konağı, Adliye ve Emniyet birimlerinin tek bir noktada toplanmasının, şehir merkezindeki ekonomik ve sosyal canlılığı azaltabileceğini ileri sürdü.
Otopark ve ticari altyapı vurgusu
Planlanan bölgede vatandaşların günlük ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli ticari altyapının bulunmadığını belirten Taylan; banka, avukatlık, yemek, kırtasiye ve benzeri ihtiyaçlar açısından zorluk yaşanabileceğini ifade etti.
Bölgede otopark yetersizliği yaşanabileceğini de dile getiren Taylan, kamu çalışanları ile vatandaşların bu konuda sorunla karşılaşabileceğini savundu.
Çardak örneğini hatırlattı
Komşu ilçe Çardak’ta Hükümet Konağı, Adliye ve Emniyet birimlerinin aynı yapı içerisinde hizmet vermesinden kaynaklanan sorunlar bulunduğunu iddia eden Taylan, benzer bir planlamanın Dazkırı’da uygulanmaması gerektiğini söyledi.
Taylan, ilgili bakanlıklar ve projede görev alan yetkililere çağrıda bulunarak, planlamanın yeniden değerlendirilmesini istedi.
İsmail Taylan’ın açıklamasından dikkat çeken bölüm
“Biz yatırımlara karşı değiliz. Biz, Dazkırı’nın geleceğini etkileyecek yanlış planlamaya karşıyız. Bu çağrı herhangi bir siyasi düşüncenin değil; Dazkırı’nın ortak geleceğinin çağrısıdır.”
Taylan'ın Facebook hesabından yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:
Biz yatırımlara karşı değiliz.
Biz, Dazkırı’nın geleceğini etkileyecek yanlış planlamaya karşıyız.
İlçemizde yapılması planlanan Hükümet Konağı, Adliye ve Emniyet binalarının tek bir bina içerisinde toplanarak Esentepe Mahallesi’nde, eski cezaevinin yanında bulunan parsellerin birleştirilmesiyle inşa edilmesinin planlandığını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.
Bir şehir yalnızca yolları, binaları ve meydanlarıyla değil; doğru planlama anlayışıyla büyür. Bugün alınan kararlar, yarının Dazkırı’sını şekillendirecektir. Bu nedenle söz konusu planlamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Çünkü bu mesele yalnızca yeni bir bina yapılması meselesi değildir.
Bu mesele; şehir merkezimizin geleceği, esnafımızın kazancı, vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine kolay ulaşımı, kamu çalışanlarımızın çalışma şartları ve Dazkırı’nın yarınlarının nasıl şekilleneceği meselesidir.
Görev yaptığım dönemde hazırladığımız proje ve imzaladığımız protokol, ilçemizin ihtiyaçları doğrultusunda bağımsız bir Adliye binasının yapılmasını öngörüyordu. Bu planlama ile hem şehir merkezindeki mevcut hareketlilik korunacak, hem adliye hizmetleri kalıcı hale gelecek, hem de yapılacak iş hanı sayesinde vatandaşlarımızın ve esnafımızın ihtiyaç duyduğu ticari alan eksikliği giderilecekti. Üstelik bu modelle belediyemizin bütçesine ilave bir yük getirilmeden kamu yararı gözetilmiş olacaktı.
Bugün ise Hükümet Konağı, Adliye ve Emniyet’in tek çatı altında toplanarak şehir merkezinden uzaklaştırılması planlanmaktadır. Oysa bu anlayışın kamu hizmetlerini kolaylaştırmak yerine daha karmaşık hale getireceği açıktır.
Bugün resmi işlemleri için şehir merkezine gelen yüzlerce vatandaşımız; alışveriş yapmakta, lokantalarımızdan faydalanmakta, çay ocaklarımızı, kırtasiyelerimizi ve diğer işletmelerimizi kullanarak ilçe ekonomisine canlılık kazandırmaktadır.
Kamu kurumlarının şehir merkezinden taşınmasıyla birlikte bu hareketlilik de büyük ölçüde ortadan kalkacaktır. Bunun bedelini ise en çok yıllardır emek vererek ayakta kalmaya çalışan merkez esnafımız ödeyecektir.
Kamu kurumları şehirlerin kalbidir. Doğru planlama yapılarak, yoğunluğu dağıtmak amacıyla kamu kurumlarından farklı yerlerde fayda sağlanabilir. Fakat şehir merkezinden plansız uzaklaştırılan her kamu kurumu, zamanla o merkezin ekonomik ve sosyal canlılığını da beraberinde götürür.
Diğer taraftan yapılması planlanan bölgede vatandaşlarımızın günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeterli ticari altyapı bulunmamaktadır. Kamu hizmeti almaya gelen hemşehrilerimiz; banka işlemlerinden avukatlık hizmetlerine, yemek ihtiyacından kırtasiye ve diğer günlük ihtiyaçlarına kadar birçok konuda zorluk yaşayacaktır. Bunun yanında hem kamu çalışanlarımız hem de vatandaşlarımız otopark yetersizliği gibi önemli bir sorunla da karşı karşıya kalacaktır.
Komşu ilçemiz Çardak’ta Hükümet Konağı, Adliye ve Emniyet’in aynı yapı içerisinde hizmet vermesinden kaynaklanan sorunlar kamuoyunca bilinmektedir. Yaşanan tecrübeler ortadayken, aynı planlamanın Dazkırı’da da uygulanmak istenmesi doğru bir yaklaşım değildir.
Şehir planlaması yalnızca uygun görülen bir arsaya bina yapmak değildir.
Şehir planlaması; ulaşımı, ekonomik hareketliliği, sosyal hayatı, vatandaş memnuniyetini ve gelecekte ortaya çıkacak ihtiyaçları birlikte değerlendirmektir.
Bugün şehir merkezini zayıflatacak her karar, yarın telafisi çok daha zor sonuçlar doğuracaktır.
Elbette Dazkırı yeni ve modern kamu binalarını hak etmektedir. Ancak bu yatırımlar ilçemizin gelişimini destekleyecek, şehir merkezini güçlendirecek ve vatandaşlarımızın yaşamını kolaylaştıracak şekilde planlanmalıdır.
Bugün yapılacak doğru bir planlama, onlarca yıl boyunca Dazkırı’ya hizmet edecektir.
Bu nedenle başta ilgili bakanlıklarımız olmak üzere projede emeği bulunan tüm yetkilileri bu kararı yeniden değerlendirmeye davet ediyorum.
Bu çağrı herhangi bir siyasi düşüncenin değil; Dazkırı’nın ortak geleceğinin çağrısıdır.
Çünkü makamlar geçicidir…
Yapılan eserler kalıcıdır…
Ancak yanlış şehir planlamalarının bedelini, o kararı verenler değil; yıllarca o şehirde yaşayacak insanlar öder.
Bugün alınacak yanlış bir kararın telafisi yarın çok daha zor olacaktır.
Temennim odur ki, yıllar sonra “Keşke dinleseydik.” denilecek bir kararın altına imza atılmasın.
Ben demiştim dememek dileğiyle…
Dazkırı’mızın geleceği için bu yanlıştan dönülmelidir.