CHP’deki kepazelik

Gazeteci Nail Azbay, yaşanılan olaylarla Türkiye gündemine taşınan CHP'nin Afyonkarahisar Merkez İlçe Kongresini kaleme aldı...

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Afyonkarahisar Merkez İlçe kongresini başından sonuna kadar takip eden bir gazeteci olarak bu satırları yazıyorum.

Kongreyi hangi kelime ile özetleyebilirim diyerek dün çok düşündüm.

O kelimeyi buldum.

Kepazelik…

CHP’nin Merkez İlçe Kongresi kelimenin tam anlamıyla bir kepazelikti. 

Kongrede kim ne söyledi, kim kimle kavga etti hepsini dün Afyon Postası’ndan dakika dakika aktarmaya çalıştık. 

Ancak haber ahlakımız ve ilkelerimiz doğrultusunda aktaramadığımız duygu ve düşüncelerimiz, gözlemlerimiz oldu. 

O yüzden bugün o duygularımızı ve düşüncelerimizi bununla beraber gözlemlerimizi kaleme almak istedim. 

Başlayalım. 

**

3 ADAY VE ARKALARINDAKİ İSİMLER…

CHP’nin Merkez İlçe Başkanlığına 3 isim talip oldu. 

İş İnsanı Mehmet Dereağzı… (Milletvekili Burcu Köksal’ın desteklediği isim)

Avukat Büşra Dişçioğlu Çetinöz… (Yalçın Görgöz, Kemal Demirkırkan ve Mevcut Merkez İlçe Başkanı Ömer Akyıldız’ın desteklediği isim)

Mali Müşavir Bülent Güleniş… (Mevcut İl Başkanı Yusuf Onur Seçme’nin desteklediği aday)

Yani buradan da anlaşılacağı üzere parti üçe bölünmüş bir şekilde kongreye gitti. 

Bunda bir şey görmüyorum.

Herkes kendine yakın, bu görevi yürütebilecek bir isme destek verebilir. 

Kongrenin başlama saati basın mensuplarına 10.00 olarak duyuruldu. 

Saat 11’i geçtiği vakitlerde kongrenin başlayacağı anons edildi. 

Salonda basın mensupları için ayrılan yere geçmiştim ki, arkadan bir bağırış sesi yükselmeye başladı. 

Bağıran isim CHP’nin Grup Başkanvekili ve Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal…

“Nerede o” diyerek bir milletvekiline yakışmayan üslup ve tarzla, adeta koğuş ağası edasıyla salona dalıp soluğu Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı’nın yanında aldı. 

Köksal, burada da bağırmaya devam etti. 

“Sen beni tehdit edemezsin. Telefonda söylediklerini burada da söyleyeceksin. Beni Afyon’dan kazıyacağını söyledin burada da söyle”

O esnada Burcu Köksal’ın eşi Yasin Köksal’da “Konuşsana!” diyerek masaya vurmaya başladı. 

Buna benzer pek çok söz havada uçuştu. 

Bu esnada Burcu Köksal taraftarları, Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı ve Kastamonu İl Başkanı Hikmet Erbilgin için “Hırsızlar dışarı” diyerek sloganlar atmaya başladı.

Tansiyon yükselmeye devam etti.

Bu sloganlara karşı salon içinde bir başka grup ise “Burcu dışarı” sloganları atmaya başladı. 

Burcu Hanım bu sloganlara çok öfkelendi. 

Bir anda baygınlık geçirip hastaneye kaldırıldı. 

**

BUNLAR KEPAZELİK DEĞİL Mİ?

Şu hale bakar mısınız?

Tam bir komedi. 

-CHP’liler CHP’lilere hırsız diyor. 

-CHP’li vekil CHP’li bir başka vekilin üzerine yürüyüp, “Telefonda söylediğini burada da söyle” diyerek racon kesiyor. 

-CHP’de siyaset yapan emekli öğretmenler masalardan topladığı bardak ve şişeleri CHP’li divan üyelerine fırlatıyor.

-Koca koca adamlar, kadınlar, okumuş sözde tahsilliler bıraksan birbirinin boğazını sıkacak bir ruh haline bürünüyor.

Bütün bunlar kepazelik değil de nedir? 

Yalçın Görgöz’e göre Türkiye’ye demokrasi dersi veriliyormuş

Yerseniz…

Bu sözde ayrı bir kepazelik…

**

CHP’NİN BİZE İLAN ETTİKLERİ…

İnanın bana bu manzarayı gördüğümde ben utandım. 

CHP gibi iyi eğitimli bireylerin yer aldığı bir partide, entelektüel birikimi yüksek bireylerin olduğu bir partide tartışma kültürü bu kadar ayaklar altına düşüyorsa ve bütün bunları yapanlar partinin en tepesindeki isimler ise gerçekten çok yazık…

Bu manzarayı gördükten sonra çok net bir şekilde içimden şunu geçirdim.

-İyi ki bu CHP bu kafayla iktidar olmamış.

-İyi ki bu millet bu kafa yapısına bizi yönetme yetkisi vermemiş.

Bu rezil tartışma kültürü ile CHP tüm topluma karşı şunu ilan etti: 

“Sakın ha bizi iktidar falan yapayım demeyin… Biz halimizden çok ama çok memnunuz.”

Ne yazık ki bu ülkenin sadece iktidar sorunu yok. 

Gördüklerim çok acı ama iktidardan çok muhalefet sorunu olduğuna artık bende kanaat getirdim. 

Çok acı ve çok yazık…

**

ATATÜRK BU KONGRE SALONUNA GELSEYDİ NE DERDİ?

İnsanların umutlarını, ümitlerini bağladığı şu partinin vekillerine ve onların etrafındakilere bakar mısınız? 

Rezil kongrelerini “Türkiye’ye buradan demokrasi dersi veriyoruz” diyerek aklımızla resmen alay ediyorlar.

Bu partiyi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk hayatta olsaydı ve dün o kongreye misafir olsaydı, kurduğu partideki seviyesizlik karşısında eminim derin bir hicap duyardı. 

Ama onlar tüm kepazeliklerini “demokrasi” kılıfı ile yutturmaya çalışıyorlar.

**

BU İŞE EN ÇOK SEVİNENLER NE YAPTI?

Ben şuna kesin kanat getirdim.

CHP’de bu kafa(sızlık) olduktan sonra Recep Tayyip Erdoğan’ın işi hiç zor değil.

Her zamankinden daha kolay. 

Peki ya bu görüntüleri izleyen AK Partililer sizce ne yaptı ne hissetti? 

Şu kesin…

Bu işe en çok AK Partililer sevindi. 

Muhtemelen dün ellerine çekirdek alıp, nargilelerini yaktılar ve keyifle CHP’lilerin birbirlerini nasıl yediklerini gösteren videoları keyifle izlediler. 

Ayılanlar… Bayılanlar… Bağıranlar… Bardak fırlatanlar… Kongre sonrasında göbek atanlar…

AK Partililer için bu en keyifli diziden bile daha keyifli olsa gerek. 

Bunu telefonda söylediğim bir arkadaşım, “Onlar çekirdek değil bu manzara karşısında kaju yiyordur, puro yakanlarda olabilir” diyerek olaya başka bir ironi kattı. 

Ne yediler ne içtiler bilmem ama bu işten müthiş keyif aldıkları kesin.

İşin özeti…

CHP bu kafa(sızlığı) ile daha çok seçimi AK Parti’ye hediye eder. 

Çok hayal ve ümit kurmayın.

Yolda kalırsınız.

Bunu gördüm.