Karadeniz, Köksal’ın parti değişikliği kararını beklemediklerini belirterek, “İnanın biz Cumhuriyet Halk Partilileri olarak böyle bir şeyi tahmin bile edemiyorduk. Burcu Başkan’ın Atatürkçü kimliği konusunda hiç kimsede bir tereddüt yoktu. Rahmetli babası çok iyi bir sosyal demokrattır. O aileden yetişen birinin AKP gibi bir partiye geçmesini hayal bile edemiyorduk. Neden geçti inanın tahmin bile edemiyorum.” dedi.
“Burcu Köksal’ın genel başkan ile abi-kardeş ilişkisi vardı”
Burcu Köksal’ın zaman zaman “Genel merkez beni yalnız bıraktı” yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatan Karadeniz, bu gerekçeye katılmadığını söyledi.
Karadeniz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Köksal arasında sıcak bir ilişki olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Genel başkanımız Özgür Özel ile çok sıcak bir ilişki içerisindeydi. Aralarındaki ilişki bir genel başkan, milletvekili ya da belediye başkanı ilişkisinden daha öte, abi-kardeş ilişkisi gibiydi. İstediği zaman genel başkana ulaşabiliyor, taleplerini iletebiliyordu. Hatta genel başkanımız, annesinin rahatsızlığı nedeniyle evine kadar geçmiş olsun ziyaretine geldi. Bu nedenle genel merkezle bir sorunu yüzünden AKP’ye geçtiği fikrine kesinlikle inanmıyorum. Burcu Başkan adaylığı sürecinde çok para gerektiren bir taahhütleri yoktu. Köprüler yollar yapacağım dediği bir şey yoktu. İktidar partisine geçersem taahhütlerimi yerine getireceğim gibi bir durum da yok. ”
“Korkmuş olabilir ama elimde bir tespit yok”
Karadeniz, Köksal’ın AK Parti’ye geçiş nedeni konusunda net bir tespitinin olmadığını belirtti.
CHP’li belediyeler üzerinde siyasi baskı olduğunu savunan Karadeniz, “Soruşturmalar, müfettişler, siyasi iktidarın baskısı vardı. Bunu hepimiz hissediyorduk. Korkmuş olabilir mi? Olabilir. Ancak bu konuda elimde bir tespit yok, sadece yorum yapabilirim” ifadelerini kullandı.
“O gece kendisine ulaşamadık”
Geçiş haberlerinin çıktığı gece Burcu Köksal’a ulaşamadıklarını söyleyen Karadeniz, sürecin kendileri açısından büyük bir kırılma yarattığını belirtti.
Karadeniz, “Haberlerin çıktığı çarşamba akşamına kadar Afyon’da ne bir dedikodu ne bir fısıltı ne de bir duyum vardı. O gece defalarca aradım, mesaj bıraktım, eşini aradım, özel kalemini aradım. Maalesef sabaha kadar ulaşamadık. Genel başkanımız da ulaşamadı. Sabah ise olay netleşmiş oldu” dedi.
“Hala kabullenemedik, geçiş normal değil”
Karadeniz, bu durumun kendilerini derinden üzdüğünü belirterek, “Bu süreç bizim için çok büyük bir yıkım oldu. Üzüntü kaynağı oldu. Ancak bir süre sonra bu üzüntü, örgütümüzü daha da kenetledi. Hala kabullenemedik. Ama bizim görüştüğümüz üyelerimiz CHP’ye oy veren ya da vermeyen AKP’ye oy verenler bile bu geçişi normal karşılamadıklarını söylüyorlar. Sahada bunu hissediyoruz.” diye konuştu.
“68 bin kişinin oyuyla seçilip bir gece yarısı AKP’ye geçmek kabul edilemez”
CHP tabanının geçişe büyük tepki gösterdiğini ifade eden Karadeniz, 74 yıl sonra Afyonkarahisar Belediyesi’nin CHP tarafından kazanıldığını hatırlattı.
Karadeniz şöyle konuştu:
“Bu başarıyı tek bir kişinin başarısı olarak görmek yanlış olur. Gençlik kolları, kadın kolları, üyelerimiz, yönetimlerimiz canla başla çalıştı. CHP’ye gönül veren ya da vermeyen pek çok Afyonlu destek verdi. 68 bin kişinin oyuyla belediye başkanı seçiliyorsunuz ve hiç kimsenin bilgisi olmadan bir gece yarısı, onca ağır söz söylediğiniz AKP’ye geçiyorsunuz. Belki başka bir partiye geçse bu kadar tepki olmayabilirdi. Bağımsız kalsa bazı insanlar bunu normal karşılayabilirdi. Ama AKP gibi tamamen zıt bir partiye geçiyorsanız, bunu kimsenin kabullenmesi mümkün değil. ”
“Çok mutlu olduğunu düşünmüyorum”
Köksal’ın AK Parti rozeti takıldığı anları izlediğinde şahsen çok üzüldüğünü belirten Karadeniz, “Kendi adına da üzüldüm. Bir insanın bu kadar eleştirdiği bir partiye 180 derece dönmesinin ezikliğini yüz ifadelerinde gördüm. Çok mutlu olduğunu düşünmüyorum” dedi.
“Belediye meclis üyelerimiz duygusal bir duruş gösterdi”
Köksal’ın geçişinden sonra CHP’li belediye meclis üyeleriyle toplantılar yaptıklarını anlatan Karadeniz, ilk etapta meclis üyelerinden de ayrılıklar olabileceği endişesi yaşadıklarını söyledi.
Ancak meclis üyelerinin önemli bir bölümünün CHP’de kalma iradesi gösterdiğini belirten Karadeniz, “O toplantıda çok duygusal anlar yaşadık. CHP geçmişi olmayan bazı meclis üyelerimiz bile, CHP’den seçildikleri için görev sürelerinin sonuna kadar CHP’den ayrılmayacaklarını söyledi” ifadelerini kullandı.
“Mecliste Kemal Bey’e söz verilmedi”
Geçişten sonraki ilk belediye meclis toplantısını da değerlendiren Karadeniz, gündem maddesiyle ilgili CHP’li meclis üyesi Kemal Demirkırkan’ın konuşmak istediğini ancak söz verilmediğini söyledi.
Karadeniz, “Gündemin ikinci maddesi belediye meclis üyelerinin parti değiştirmesi nedeniyle komisyon seçimleriyle ilgiliydi. Bu madde üzerine görüş bildirilmesi en doğal haktı. Kemal Bey söz istedi, ancak bizim partimizden seçilmiş Gökhan Günal tarafından kendisine söz verilmedi” dedi.
Toplantı arasında yaşanan tartışmaya da değinen Karadeniz, kendisine yönelik sözlü sataşma ve hakaret olduğunu, bu konuda avukatlarının suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.
“İşten çıkarmalar vicdana sığmaz”
Belediyedeki işten çıkarmalarla ilgili de konuşan Karadeniz, CHP yönetiminde bulunan bazı kişilerin ve yakınlarının işten çıkarıldığını söyledi.
Karadeniz şu ifadeleri kullandı:
“Bizim yönetimimizde olan iki arkadaşımız belediye çalışanıydı. İkisine de tazminatsız şekilde çıkış verildi. Yönetimdeki bazı arkadaşlarımızın oğlu ya da kızı işten çıkarıldı. Belediye meclis üyelerimizin çocukları işten çıkarıldı. Eğer bir çalışanın suçu varsa, işiyle ilgili kusuru varsa elbette iş hukuku ne diyorsa yapılabilir. Ama sırf AKP’ye geçişte arkasından gelmedi, destek mesajı vermedi diye insanları cezalandırmanın hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Bunu hiçbir vicdan kabul etmez.”
“Akrabalar üzerinden siyaset yapılmasın”
Kendi kardeşinin Burcu Köksal’ı ziyaret etmesiyle ilgili kamuoyunda yapılan yorumlara da cevap veren Karadeniz, bu ziyaretin işten çıkarılan yeğeniyle ilgili olduğunu söyledi.
Karadeniz, “Kardeşimin oğlu belediyede şoför olarak çalışıyordu. Geçişten sonra ilk işine son verilenlerden biri de o oldu. Kardeşim bu konuyu görüşmek için belediyeye çağrılmış. Daha sonra bu görüşmenin farklı şekilde kullanıldığını gördük. İnsanları akrabaları üzerinden, yakınları üzerinden, iş ihtiyacı üzerinden zorlamayın. Bu ne insanlığa ne de vicdana sığar” dedi.
“Genel başkanımız Özgür Özel’in arkasındayız”
CHP’deki “mutlak butlan” tartışmaları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Karadeniz, Afyonkarahisar örgütünün Özgür Özel’in yanında olduğunu söyledi.
Karadeniz, “Biz mutlak butlana sonuna kadar karşıyız. Genel başkanımız Özgür Özel’in sonuna kadar arkasındayız. Afyon örgütünde şu ana kadar bu konuda farklı düşünen bir kişiyle karşılaşmadım” dedi.
Karadeniz, olası bir görevden alma ya da parti binasına müdahale ihtimaline karşı da mücadeleyi sürdüreceklerini ifade ederek, “Bizi görevden alabilirler. Ama biz mücadelemizi sokakta, çarşıda, pazarda, gerekirse çadırda sürdüreceğiz. Bu geçici bir süreçtir. Er ya da geç kurultaya gidilecek ve Özgür Özel başkanlığında yeni yönetim oluşacaktır” diye konuştu.
“Afyon’daki 12 kurultay delegesi imza verdi”
Olağanüstü kurultay süreciyle ilgili bilgi veren Karadeniz, 38. dönem kurultay delegelerinden 875 imzanın hazır olduğunu söyledi.
Afyonkarahisar’daki 12 kurultay delegesinin tamamının imza verdiğini belirten Karadeniz, “Afyon kurultay delegelerinin tamamı olağanüstü kurultay dilekçelerini noterden verdi. Çarşamba günü tüm il başkanları olarak Ankara’da bu dilekçelerle olağanüstü kurultay başvurusunu yapacağız” dedi.
“Bu süreç CHP’yi daha da kenetledi”
Son olarak CHP örgütüne mesaj veren Karadeniz, zor bir süreçten geçtiklerini ancak bu sürecin partilileri daha da kenetlediğini söyledi.
Karadeniz açıklamasını şöyle tamamladı:
“Evet, zor bir süreçten geçiyoruz. Ama bu süreç tüm üyelerimizi, Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy veren ve gönül veren insanları kenetledi. Genel başkanımız da söylüyor; bize gül bahçesi vaat etmiyor. İktidara yürümek dikenli bir yoldur. Üyelerimiz de bize inanan insanlar da bu dikenli yolda yürümeye hazır. Genel başkanımız Özgür Özel’in arkasında, onun çizdiği yolda iktidara kavuşacağımıza inanıyorum.”