Aladağ, yaptığı yazılı açıklamada, sosyal medya üzerinden açılan sahte hesaplarla yapılan hakaretler, tehditler, iftiralar ve organize karalama kampanyalarının da toplumsal barışı zedelediğini belirterek, "Kim tarafından yapılırsa yapılsın, hangi siyasi görüşe hizmet ederse etsin, trol hesaplar üzerinden yürütülen bu kirli dil ve baskı ortamı kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
"Tehdit, hakaret ve sindirme yöntemleri demokrasi kapsamında değerlendirilemez"
Aladağ, "Eleştiri haktır, fikir ayrılıkları demokrasinin zenginliğidir. Ancak tehdit, hakaret, baskı ve sindirme yöntemleri ne ifade özgürlüğü ne de demokratik siyaset kapsamında değerlendirilebilir. Basını korkutmaya, susturmaya veya yönlendirmeye yönelik her türlü girişimin karşısındayız" dedi.
"Failler kim olursa olsun adalet önünde hesap vermeli"
Yetkili makamları tehdit olayını ve sosyal medya üzerinden yürütülen baskı faaliyetlerini titizlikle araştırmaya davet eden Aladağ, "Hukuk devletinin gereği olarak, suç teşkil eden eylemlerin failleri kim olursa olsun ortaya çıkarılmalı ve adalet önünde hesap vermelidir" ifadelerini kullandı.
Anahtar Parti olarak basın özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün ve hukukun üstünlüğünün yanında olduklarını vurgulayan Aladağ, görevini fedakârca yerine getiren tüm basın mensuplarına yönelik tehdit ve baskıları en güçlü şekilde kınadığını belirtti.